Kadim Türkler, Büyük Çöl ve Bozkır kültürü temelinde şekillenerek Altaylara kadar uzanan geniş bir coğrafyada yerleşmişlerdir. Tarihî-coğrafi sınıflandırmalara göre, Hristiyanlığın yayıldığı bölgeler çoğunlukla dağlık ve deniz kıyısı alanlarını, Slav halkları daha çok ormanlık bölgeleri, diğer dil ve etnik gruplar ise çeşitli doğal-coğrafi ortamları kapsamıştır.
Bunu Azerbaycan Milli İlimler Akademisi’nin (AMEA) Başkanı Prof. Dr. İsa Habibbeyli, “Kadim metinler ve klasik kaynaklar Ermeniciliğin sahtekârlıklarını ve uydurmalarını ifşa ediyor veya Kadim Turan hakkında ve Küçük Asya topraklarında prototürk kabileleri ve onların Kafkasya ile ilişkileri” konulu konferansta dile getirmiştir. O, dünya halklarının büyük çoğunluğunun medeniyetlerin oluşumunda önemli rol oynadığını belirtmiştir: “Ermeniler ise kadimden beri dağınık bir halk oldukları için medeniyete katılmamışlardır. ‘Ermen’ ve ‘hay’ adlandırmaları, kendilerinin uydurduğu sahte mitolojiden başka bir şey değildir. Mevcut jeopolitik şartlarda, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın ‘gerçek Ermenistan’ anlayışını kabul etmesi Ermenistan’ın yararınadır.”
Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in yürüttüğü barış ve güvenlik politikasının Güney Kafkasya’da istikrar ve kalkınma için temel oluşturduğu belirtilmiştir. Bu yaklaşımın, bölge ülkeleri için, Ermenistan dahil olmak üzere, faydalı perspektifler sunduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, Cumhurbaşkanının ileri görüşlü politikası sayesinde Azerbaycan’ın uluslararası itibarının güçlendiği ve küresel süreçlerdeki rolünün arttığı vurgulanmıştır.