Prof. Dr. Bektaş’a göre son yıllarda elde edilen bilimsel veriler, Marmara Denizi’ndeki ana fayın tek seferde kırılarak çok büyük bir deprem üretmesinden ziyade, farklı segmentler halinde kırılabileceğine işaret ediyor.
Bektaş, Marmara’da kabuk yapısının ve sıcaklık dağılımının bazı bölgelerde kırılmayı zorlaştırdığını, bu nedenle enerjinin kademeli olarak boşalabileceğini dile getirdi.
“İSTANBUL’UN KADERİ 7,4 DEĞİL”
Bektaş, kamuoyunda sıkça dile getirilen 7,4 büyüklüğündeki deprem senaryosunun tek olasılık olmadığını belirterek, farklı büyüklüklerde ve farklı segmentlerde meydana gelebilecek depremlerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Uzman isim, bilimsel çalışmaların Marmara’da 7’nin altında iki ayrı depremin meydana gelebileceği ihtimalini de ortaya koyduğunu ifade etti.
“REHAVETE KAPILMAYIN”
Bektaş, büyük deprem olasılığına ilişkin değerlendirmelerinin yanlış anlaşılmaması gerektiğini de vurguladı. Olası senaryolar değişse bile İstanbul’un depreme hazırlıklı olması gerektiğini belirten Bektaş, yapı stokunun güçlendirilmesi ve afet hazırlıklarının sürdürülmesinin hayati önem taşıdığını söyledi.
BİLİM İNSANLARI ARASINDA FARKLI GÖRÜŞLER BULUNUYOR
Marmara’da beklenen depremin büyüklüğü konusunda uzmanlar arasında farklı değerlendirmeler bulunuyor. Bazı araştırmalar depremin 7,4 büyüklüğünü aşmasının düşük ihtimal olduğunu belirtirken, bazı uzmanlar ise Marmara’da 7 ve üzeri büyüklükte tek bir depremin hâlâ olası senaryolar arasında yer aldığını ifade ediyor. Bu nedenle yetkililer, büyüklük tartışmalarından bağımsız olarak deprem hazırlıklarının aksatılmaması gerektiğine dikkat çekiyor.