Şubat 2026 verilerine göre Türkiye, enerji fiyatlarında yıllık yüzde 26’lık artışla OECD ülkeleri arasında açık ara en yüksek enerji enflasyonuna sahip ülke oldu. Aynı dönemde OECD ortalaması eksi yüzde 0,6 olarak gerçekleşirken, birçok ülkede enerji fiyatları geriledi veya sınırlı artış gösterdi. Türkiye’nin ardından en yüksek artışın görüldüğü ülkelerde ise oranlar yüzde 7 seviyelerinde kaldı.
ASGARİ ÜCRETLİNİN GELİRİNDEN YÜZDE 10’U ENERJİYE GİDİYOR
Artan enerji maliyetleri vatandaşın bütçesini de doğrudan etkiliyor. Dört kişilik bir ailenin asgari yaşam standardı için aylık elektrik faturasının yaklaşık 745 liraya ulaştığı belirtilirken, kış aylarında doğal gaz faturalarının da en az 2 bin lira seviyesine çıktığı ifade ediliyor. Böylece asgari ücretli bir hane, aylık gelirinin yaklaşık yüzde 10’unu yalnızca elektrik ve doğal gaz giderlerine ayırmak zorunda kalıyor.
“SORUNUN KAYNAĞI DIŞARIDA DEĞİL”
TMMOB Makina Mühendisleri Odası’nın hazırladığı “Türkiye’nin Enerji Görünümü 2026” raporunda, Türkiye’deki enerji fiyatlarındaki yükselişin yalnızca küresel gelişmelerle açıklanamayacağı vurgulandı. Raporda, benzer uluslararası koşullara rağmen birçok ülkede enerji fiyatlarının düştüğü ya da sınırlı arttığına dikkat çekilerek, Türkiye’deki tablonun temel nedeninin iç ekonomik dinamikler olduğu değerlendirmesi yapıldı.
KONUT ABONELERİ EN FAZLA ETKİLENEN KESİM OLDU
Rapora göre 2024 başından 2026 yılına kadar geçen süreçte konut abonelerine yansıyan elektrik faturalarındaki artış yüzde 115’i aştı. Yaklaşık 42,3 milyon mesken abonesinin bu zamlardan en fazla etkilenen grup olduğu belirtilirken, aynı dönemde asgari ücretteki artışın yüzde 65 seviyesinde kalması, enerji maliyetlerinin gelir artışının önüne geçtiğini ortaya koydu.