Ekonomik daralmanın vatandaş üzerindeki etkisi bütçe rakamlarına da yansıdı.
Merkezi yönetim bütçesinde “Yoksullukla Mücadele” kaleminden yapılan harcamalar 2026’nın ilk dört ayında 145 milyar 25 milyon 317 bin liraya ulaştı.
Aylık dağılım incelendiğinde harcamaların her ay artış gösterdiği görüldü.
Ocak ayında 28 milyar 141 milyon TL olarak kaydedilen harcama, şubatta 34 milyar 413 milyon TL’ye, martta 39 milyar 901 milyon TL’ye yükseldi.
Nisan ayında ise 42 milyar 568 milyon TL ile şimdiye kadarki en yüksek aylık seviye görüldü.

5 YILDA KATLANAN ARTIŞ
Sosyal yardım bütçesindeki yükseliş son yıllardaki ekonomik bozulmanın boyutunu da ortaya koydu.
2021 yılında yoksullukla mücadele için ayrılan kaynak 50 milyar 781 milyon lira seviyesindeydi.
Bu rakam 2022’de 55,1 milyar liraya, 2023’te 97,1 milyar liraya çıktı.
2024’te ise 166 milyar lirayı aşan harcamalar, 2025’te adeta patladı ve 359 milyar 184 milyon liraya ulaştı.
Yalnızca beş yılda yaşanan bu dramatik artış, ekonomik krizin sosyal maliyetini gözler önüne serdi.
YENİ DETAY: 14,4 MİLYON KİŞİLİK GELİR KRİZİ
Tablonun en dikkat çeken kısmı ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın planlamasında ortaya çıktı.
Bakanlığın Gelir Tamamlayıcı Destek Sistemi çalışmasına göre 2026 yılında 3 milyon 600 bin hanenin destek kapsamına alınması öngörülüyor.
TÜİK’in ortalama hane hesabına göre bu veri yaklaşık 14 milyon 400 bin kişiye karşılık geliyor.
Başka bir ifadeyle milyonlarca vatandaşın yaşadığı hanede asgari ücretin altında gelir bulunduğu kabul edilmiş oluyor.
SOSYAL YARDIM ARTIYOR, REFAH AZALIYOR
İktidar sosyal yardımları sosyal devlet politikası olarak sunarken, artan rakamlar farklı bir tabloya işaret ediyor.
Uzmanlara göre sosyal yardım bütçesindeki sert yükseliş, ekonomik iyileşmeden çok vatandaşın geçim sıkıntısının derinleştiğini gösteriyor.
Sosyal destek mekanizmalarının büyümesi, üretim ve gelir artışından değil yoksulluğun yaygınlaşmasından kaynaklanan alarm verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.