DOLAR 12,48430.47%
EURO 14,08310.07%
STERLIN 16,64340.3%
ALTIN 715,940,43
BIST 1.776,41-2,35%
BITCOIN 7109185,36%
Ankara
13°

PARÇALI BULUTLU

12 56

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

İşleri Gerginlik

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tayyip Bey bu işi biliyor.

Gerginlik politikaları ile geldikleri ve sallanmaya başlayan iktidarlarını yine gerginlikle sürdürmeyi hedefliyor.

En azından bir dönem daha.

Bir dönem daha.

 Çünkü, hedefinde kapağı Cumhurbaşkanlığı Köşküne atmak var.

Bu ülkenin geldiği duruma bakın?

Çarşı iznine çıkmış askerin postalı.

Ünimorg homurtusu.

Palet gıcırtısı darbe yaygarasına yetiyor.

Islağı, kurusu havada darbe planları  uçuşuyor.

Meclis’te milletvekilleri yumruklaşıyor.

Çocuklar organ mafyaları tarafından kaçırılıyor.

Binlerce insan işsiz, aşsız sokaklarda.

Başbakan Yardımcısı Meclis Başkan vekilinin odasına girerek bağırıp-çağırabiliyor.

Allah’ım ne günlere kaldık?

Yeni istihdam sahaları açmak için çaba sarf etmek dururken.

Ülkeyi muasır milletler seviyesine ulaştırma  hedefi önümüzde dururken.

Niye bunca yaygara?

Tayyip Bey bu işi biliyor.

Gerginlik, mağduriyet ana sermayeleri.

Gerecekler, kıracaklar ki gündem oluşsun.

Bu arada gerçek gündem gözlerden uzak kalsın.

AKP demokrat bir parti imiş.

Ve AKP demokratikleşme yapmak istiyormuş.

Sevsinler sizin demokratlığınızı.

Demokratlar ancak demokratikleşmeyi yapar.

AKP’nin ülkeyi yönettiği  7 yıl boyunca hangi demokrat tavrını gördük de, demokratlığına inanalım.

Kendisine bile demokrat olamayanların sermayesidir gerginlik.

Onun için ülkede gerginlik.

Bir dönem daha.

Suikast iddiaları.

Darbe planları.

Mağdurluk oyunları.

Ve, yine yeniden başörtüsü mağduriyeti ile bir dönem daha.

Adalet terazisini tutan eli rahat bırakalım gerçek ortaya çıksın diyen yok.

Kim ki bu asil millete ihanete yeltenmiş  hesabı elbet sorulsun.

Yetimin hakkını yiyenden, ihaleye fesat karıştıran, evrakta sahtecilik yapan, inancı ve görevi kötüye kullanandan da hesap sorulsun.

Ayrım yapmadan.

Sıfat gözetmeden.

Ve dokunulmazlıklardan sıyrılarak. 

Devamını Oku

İmama Uyalım mı?

0

BEĞENDİM

ABONE OL

İkisi de okyanus ötesinin hizmetinde.

Bunu bilmeyen kalmadı gibi.

Sahiplerinin sesi ikisi de diğerleri gibi.

Öyle iletkenler ki, iletkenlikleri ihanetle üretkenliğe çevrilmiş.

Ağlayan adamınki, okyanus ötesininkine sahip çıkıyor.

Biri Allah.

Öbürü yallahla manşetlerini süslüyorlar.

Müslüman zulmeder mi?

Allaha inanan haksızlık eder mi?

İslâm’ı yaşadığını iddia eden iftira eder mi?

Dini, kitabı, Müslümanlığı kimseye bırakmayanlar saldırılara çanak tutuyor, ön açıyor.

Açın bakın.

Çarşaf-çarşaf, köşe-bucak, santim-sütun iftira, iddia, çamur.

Şöyle bakınca insan aklının ucundan geçirmeden edemiyor;

Ya bizim dinimiz, haşa Allah’ımız ayrı, ya da yani yada.

Nerede olursa olsun.

Hangi kurumda varsa;

Devletin verdiği imkanları kullanarak millet aleyhinde işler yapanlar cezalandırılsın.

Amenna, amenna.

Kurunun yanında yaş da yakılmasın.

Korku imparatorlukları ile iktidar dayatması yaşanmasın.

“Ilımlı İslâm” idi değimli biçilen rol?

Onca tantana Ortadoğu’da yaratılmak istenen yeni güç dengeleri?

BOP?

“Diyarbakır’dan bop için ne güzel başkent olur” du hani?

Şimdi…

Dönüştürme, bölme, sınırları çizme heveslilerinin korkulu rüyası?

Kim?

TSK.

Durup-durup turkuaz renk başlıklı  gazete neden saldırır?

Ağlayan adamı ve dönüştürücüler de aynı koroya katılır?

“Ilımlı İslâm” .

Okyanus ötesi…

Bir de, bir de…

TSK içindeki çoğunluğu ABD’li NATO irtibat subayları.

Anladık mı?

Uyalım mı hep beraber hazır olan imama?

Uyalım mı?

Devamını Oku

Duy da inanma

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Duydunuz mu?

Başbakan Erdoğan’a göre ; “Ak Parti’nin kitabında otoriterlik, totaliterlik, vesayetçilik, dayatmacılık, baskıcılık, tek seslilik, tahammülsüzlük “ yokmuş.

Cümle yazar-çizerler.

Başbakan’ın tabiri ile “çirkinleşen”ler duydunuz mu?

AKP de baskıcılık yokmuş.

Genel merkeze çağrılıp istifa ettirilen il başkanları şaka yapıyorlar.

AKP de tek seslilik yok.

Sesini yükseltemeye kalkan milletvekili fırça yiyip oturmuyor.

AKP Genel Başkanı o kadar demokrat ki;

Bir milletvekilinin TBMM’de konuşmasına tahammül edemeyip meclis başkanına dönerek “Sen mi susturursun ben mi?” diyerek demokratlığını ortaya koyuyor.

Bunların aksini söyleyen AKP düşmanı. Hatta ve hatta vatan haini.

AKP’nin Tokat İl Başkanı hatırı sorulmak için genel merkeze çağırıldı.

O kadar duygulandı ki adama bu hatır sorma istifa getirdi.

Konya il başkanı Mevlana’yı  anlayamadığı.

Trabzon il Başkanı Dink cinayetini aydınlatamadığı için aflarını istedi.

İlçeleri saymıyoruz bile.

Alem adam şu Tayyip bey.

Baksanıza;

“Ak Parti’nin kitabında otoriterlik, totaliterlik, vesayetçilik, dayatmacılık, baskıcılık, tek seslilik, tahammülsüzlük “ yokmuş.

Duy da inanma derler.

Ne demişti eski yol arkadaşı Başbakan eski yardımcısı Abdüllatif Şener?

“Tayyip bey, var olanı yok gibi söyler.”

Bilmeyen kaldı mı  ki?

Hani ülkede fikir özgürlüğü  vardı?

Başbakanı ve partisini sevmemek fikir özgürlüğüne girmez mi?

Girerse;

Silivri’dekilerin büyük  çoğunluğu neden içeride?

Patronlar neden habire zılgıt yiyor?

Televizyonlar, gazeteler nasıl el değiştiriyor?

Baksanıza;

“Ak Parti’nin kitabında otoriterlik, totaliterlik, vesayetçilik, dayatmacılık, baskıcılık, tek seslilik, tahammülsüzlük “ yokmuş.

Tayyip bey öyle diyo?

Doğru mu diyo?

Duy da inanma, duy da inanma?

Devamını Oku

Ismarlama kanun

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Anlaşıldı.

 

Bu ülkede nefes almak için.

 

Nefes alıp yaşayabilmek için yandaş  olmak lazım.

 

İstedikleri gibi yazıp çizmek, cukkayı kapıp oturmak lazım.

 

Sana ne vatan elden giderse.

 

Sana dokunmayan yılan bin yaşasın.

 

Şehit kimmiş?

 

Gazi ne ola?

 

Bayrak zaten bez parçası.

 

Tosuncuklardan ol.

 

İktidarın paçasından yapış, okyanus ötesinden talimat al.

 

Yan gel yat.

 

Böyle mi?

 

Bunlar durup dururken nereden mi çıktı?

 

Yandaş gazetelerden birisindeki haberden canım.

 

Haberde;

 

“Hükümet TCK’nın basın özgürlüğüne engel olan yaklaşık 20 maddeyi tarayarak 10 maddelik bir değişiklik paketi üzerinde çalışıyor” diyor.

 

Ve ekliyor;

 

“Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak damgalanmalarını sağlayacak şekilde görüntülerinin yayınlanması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası veriliyor. Bu maddede hapis cezasının kaldırılması öngörülüyor.”

Cinlik burada işte.

 

Dikkatinizi çekmiş olmalı.

 

Ortada dolaşan yalan-yanlış belgeler hedef.

 

İşlerine gelen, o çoğunun düzmece olduğu ortaya çıkan belgeleri yayınlayanlar malum.

 

Biatçılar, yandaşlar.

 

Kurtarılmak istenenler de tabii belli.

 

Yaz çiz.

 

Damgala, savur.

 

Yaz çiz.

 

Damgala, savur.

 

Yalan-yanlış, düzmece haberler üret.

 

Hayali telefon konuşmaları yayınla.

 

Hoop özel kanun.

 

Yürü Şamilim, Tayyarım kim tutar seni ve diğerlerini?

 

Hele bir kanun çıksın.

 

Diimi?

 

Kim tutar sizleri?

Devamını Oku

Nereye?

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bilinen bir gerçektir. Hukuk, gün geliyor hukuksuzluğu gelenek haline getirenlere bile lazım oluyor.

Günlerdir kurgulanmış bir oyunu seyreder gibi gelişmelere bakıyoruz.

Devletin güvenlik birimleri adeta birbirleri ile kavga ettirilmek için özel bir çaba sarf ediliyor.

Askeri araçlar durduruluyor, askerler alınıyor.

Hayra mı yorsak derken?

TBMM de.

Milletin kendi kendini yönettiği iddia edilen o çatı altında.

Milletvekillerinden habersiz, gecenin bir vakti milletvekillerinin odalarına girilip aranıyor.

Ne hale geldik Allah’ım.

Milletin vekilinin odası, TBMM Başkanın talimatı ile gece yarısı aranıyor.

TBMM Başkanı Başbakan’dan üst-üste yediği fırçaların acısını vekillerden mi çıkarmak istiyor diyesi geliyor insanın?

Yargı dinleniyor.

Asker kelepçeleniyor.

Vekillerin meclisteki odaları  gece yarıları aranıyor.

Nereye gidiyoruz?

Hızla ilerlediğimiz ama sonunu bilmediğimiz yolda nelerle karşılaşacağız?

Suçla mücadele tamam.

Suçlu ile mücadeleye eyvallah.

Dağ artıkları  sokakları ateş çemberine çevirirken susanlar;

Molotof kokteylleri ile  gencecik insanlar halk otobüslerinde yakılırlarken uyuyanlar;

İş asker takibine gelince şahin kesiliveriyorlar.

Sahi nereye gidiyoruz?

Kiminle kol-kolayız?

Bizi idare ettiklerini zannedenler idare edildiklerinin farkında değiller mi?

ABD’den edilen telefonlar neyin nesi?

Dahası bunca şey olurken, kim niye çıkım ne oluyor demiyor?

İnsanların kafalarını bulandırmak kimin işine geliyor?

Orduyu sulandırmak, güveni yok etmeye çalışmak neyin nesi oluyor?

Telefonlar dinleniyor.

Hâkimler izleniyor.

Milletvekillerinin odaları  aranıyor.

Nereye gidiyoruz?

Bilen var mı?

Devamını Oku