DOLAR 12,49380.73%
EURO 14,09970.38%
STERLIN 16,67350.61%
ALTIN 716,890,56
BIST 1.776,41-2,35%
BITCOIN 7155235,93%
Ankara
13°

PARÇALI BULUTLU

12 56

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Uygurlar Terörist değildir!

Uygurlar Terörist değildir!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Geçen haftanın gündeminde neler olmuş onlara bakalım.

 

Litvanya Parlamentosu emperyalist Çin’in bütün baskılarına rağmen Uygur Soykırımı’nı tanıma yönünde harekete geçti. Hollanda’nın ardından soykırımı tanıyan ikinci Avrupa Birliği ülkesi olmak için parlamentoda çalışmalara başladı.

Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Avrupa Birliği Çinli şirketlere yaptırım uygularken daha bu konuda herhangi bir aksiyonda bulunmaya Japonya hükümeti ve Japon şirketlere Tokyo merkezli insan hakları örgütü Human Rights Now’dan Uygur Türkleri çağrısı yapıldı. Örgüt, yaptığı çağrıda içlerinde Sony ve Toshiba’nın da bulunduğu şirketlere Uygur Türklerini zorla çalıştıran fabrikalar ile irtibatlarını soruşturmalarını, bulunması dahilinde de derhal ticari ilişkilerini sonlandırmalarını söyledi.

Mansur Yavaş ve Meral Akşener’in Barın Katliamını anma mesajı yayınlamasından sonra Çin Büyükelçiliğinin twitter hesabından paylaştığı mesajlar Türk kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu. Konu hakkında sessizliğini koruyan Dışişleri Bakanlığı büyükelçiyi bakanlığa çağırmakla yetindi.

Konu hakkında açıklamalarda bulunan Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise büyükelçinin açıklamalarının arkasında olduklarını dile getirirken, Türkiye’deki muhalefet liderlerini Çin içerisinde ayrılığı ve terörizmi desteklemekle suçladı.

Büyükelçinin açıklamalarından sonra çirkin bir karalama kampanyasına başlayan Çin, uluslararası mecrada yayın yapan kanalları ile Uygur Türklerini Pkklı teröristlerle bir göstermeye çalışarak Türkiye’yi daha dikkatli olmaya davet etti.

Uygur Türkleri terörist değildir!

Uygur Türkleri terörist değildir. Uygur Türkleri, insanca yaşama hakları katil Çin tarafından gasp edilen, özgürlükleri ellerinden alınmış, 21.yy’da Dünya’nın gözü önünde türlü işkencelere maruz bırakılan, etnik temizliğe uğrayan bir millettir. Kendi topraklarında esir edilmiş, ailelerinden koparılmış, kültürü yok edilmeye çalışılan bir millettir.

Tarih sahnesinde asla ve asla terörist olarak anılmamıştır. Nasıl ki Türkiye batıdaki Türklerin anayurdu ise Doğu Türkistan da Türklerin ata yurdudur.

Birkaç kendini bilmez gazeteci müsveddesinin Çin’e yaranmak için karaladığı gibi kürtçü teröristlerle bir benzerliği bulunmamaktadır. 1.Dünya Savaşı’nda Türkiye’de savaşmış, kardeşleri için canından vazgeçmiş Mersin’de şehitliklerinde yatmaktadırlar. Yine Uygurlar tarafından Kurtuluş Savaşı zamanında Anadolu’daki milli mücadele için Kaşgar’da camilerde dualar edilmiş paralar toplanmış, on binlerce franklık yardımlar Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına ulaştırılmıştır.

Uygurlar konusunda yazıp çizenlere önerim tarihe bakmalarıdır. Bilerek veya bilmeyerek Çin’in kalleşçe yürüttüğü propagandalara alet olmamalı, kan kardeşlerini, soydaşlarını üzmemelilerdir.

Devamını Oku

Uygur Meselesine Bakış

Uygur Meselesine Bakış
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu köşeyi yazmaya başlamamın 3. haftasındayız. Uygur Sorunu hakkında Dünya’da ve Türkiye’de öne çıkan en önemli gelişmeleri aktaracağım.

Hazırsanız başlayalım.

Birleşmiş Milletler (BM) yayınladığı açıklamada, Doğu Türkistan’da bulunan, varlığı Çin tarafından reddedilen toplama kamplarında özgürlükleri ellerinden alınan insanların çeşitli zulümlere maruz bırakıldığını bunun yanı sıra bu insanların bölgede bulunan fabrikalarda zorla çalıştırıldığını belirtti.

Yine BM uzmanlarına göre 150’den fazla Çinli ve yabancı şirket Uygurların maruz bırakıldığı zorla çalıştırılma koşullarıyla doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı olduğunu açıkladı.

BM bu açıklamalarını yapmadan önce Amerika Birleşik Devletleri 2020 Aralık ayından bu yana Uygur Özerk Bölgesi’nden pamuk ithalatını durdurmuştu. Amerika’nın ardından aralarında H&M, Nike ve Zara’nın da bulunduğu çeşitli hazır giyim devleri de pamuk tedarikini durdurduklarını açıklamış ve insan hakları ihlallerinden dolayı duydukları endişeyi dile getirmişti.

Çin’in ticari baskısı geri adım attırdı.

Şirketlerin açıklamalarından sonra Çin kamuoyunda bir karşı saldırı hareketi başladı. Sosyal medyada yürütülen boykot çağrıları ve Çinli influencerların sponsorluk anlaşmalarından çekilmesini duyurmasıyla tekstil şirketleri geri adım attı.

Çin ticari baskı politikasıyla istediğini elde ederken, şirketler de ticari kaygılar neticesinde insanlık sınavından sınıfta kalmış oldular.

ABD 2020 İnsan hakları raporunu yayımladı. 

Raporun Çin bölümünde, Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri “soykırım” olarak tanımlanırken, bölgedeki hak ihlallerine geniş yer ayrıldı.

‘1 Nisan şaka değil Soykırım’

Yukarıda okuduğunuz başlık, Türkiye’nin dört bir yanında ve yurtdışında çeşitli şehirlerde düzenlenen protestoların adıydı.

Uygur Türkleri’nin kitleler halinde toplama kamplarına konulmaya başlanmasının 4. yılına girdik. Bu 4 yılda, binlerce insan yakınını kaybetti, anneler çocuklarından, çocuklar ailelerinden ayrıldı. Ölümler yaşandı. Ayrılıklar oldu. Yakınlarının ölüm haberini alan sevindi en azından haberini aldım diye. Habersiz kalanlar ise binlerce kez öldü, yine kimselerin haberi olmadan.

Devamını Oku

Uygur Meselesine Bakış

Uygur Meselesine Bakış
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu hafta Uygurların gündeminde neler vardı?

Öncelikle şanlı Gök bayrağımızı göklerde dalgalandıran 21.yy Türkiye Enstitüsü’ne şükranlarımı sunuyorum.

Küresel politikada Uygur meselesi açısından hareketli bir hafta oldu. Çin’e insan hakları ihlallerini durdurması konusunda rest çeken ülkeler ile Çin arasında karşılıklı yaptırım savaşı yaşandı. Avrupa Birliği, İngiltere, Amerika ve Kanada’da Çinli yetkili ve kurumların yaptırım listesine alınmasına Çin de misilleme ile karşılık verdi. İngiltere’den 5 milletvekili ve 4 kurum Çin tarafından kara listeye alındı. Aynı zamanda Çin aleyhinde açıklamalarda bulunan H&M şirketinin ürünleri Alibaba ve Baidu gibi e-ticaret devletleri tarafından satıştan kaldırıldı. Çin sadece diplomasi silahı ile değil aynı zamanda şirketleri aracılığıyla ticari silahıyla da karşılık veriyor.

Bu restleşmeler şunu gösteriyor ki Çin’in şahin kanadı yaptırımlar karşısında sessiz kalmayacaklarını aksine savaşla karşılık vereceklerini ilan etmiş oluyorlar. Çin emperyalizmi ılımlı politika gütmektense ticari gücünü kullanıp şirketlere ve ülkelere baskı uyguluyor.

Çin, Uygurlara karşı siber dünyada da savaş açmış durumda. Facebook’un son paylaştığı raporda, Çinli hackerların Diaspora içerisinde önde gelen Uygurları hedef aldığını, sahte mesajlarla veya virüslü yazılımlarla telefonlarına ve bilgisayarlarına erişerek bilgilerini ele geçirmeye çalıştıklarını belirtti.

Tekrardan bütün Uygurları bu siber tehlikeye karşı dikkatli olmaları konusunda uyarıyorum.

Uluslararası Af Örgütü hem bütün ülkelere Çin’e karşı harekete geçmeleri konusunda hem de Uygur azınlığa yapılan insan hakları ihlallerine kanıtlar sunan bir rapor hazırladı. Raporun içeriğine bu mesaja tıklayarak erişebilirsiniz. Ülkelere, “Bütün Uygurların, Kazakların ve diğer etnik grupların adil ve etkili bir sığınma sürecine, hukuki desteğe, geri döndüklerinde karşılaşabilecekleri olası insan hakları ihlalleri veya suistimallerinin kapsamlı bir değerlendirmesine ve her türlü ülkeden çıkarma emrine itiraz etme imkânına derhal erişmelerini sağlayın.” önerisini sundu.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Mevlüt Çavuşoğlu ve Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Görüşmeler iyi niyet açıklamaları ile sonlandı. Uygurlar, Ankara’da ve İstanbul’da protesto gösterilerinde bulundu. Milli Meclis Başkanı Seyit Tümtürk’ün evinden dışarı çıkmasına izin verilmemesinden dolayı Uygur Türkleri hayal kırıklığına uğradı.

Şimdi sizlere çok daha farklı bir dramdan bahsedeceğim.

Doğu Türkistan’da bulunan Uygurların yurt dışındaki akrabaları ile iletişim kurmaları Çin tarafından yasaklanmış vaziyettedir. İletişim kurmuş Uygurlar da Çin tarafından birer birer toplama kamplarına götürülüyor veya hapis cezasına çarptırılıyor. Böyle bir şiddete maruz kalan Uygurlar fırsatları olsa da bazen iletişime geçmekten kaçınıyorlar.

Bu durum diasporadaki Uygurların ailelerinden çok uzun zamandır habersiz kalmalarına sebep oluyor. Cenazeleri olduğunda bile haberlerini almaları haftalarca gecikebiliyor.

Anlık mesajlaşma uygulaması WeChat üzerinden birbirlerine mesaj atmadan sadece profil fotoğraflarını değiştirerek birbirlerinden haberdar oluyorlar. Belki yıllardır görmedikleri anneleri, babaları, kardeşleri, çocukları ve akrabalarının en azından hayatta olduklarını profil fotoğraflarını değiştirerek anlayabiliyorlar.

 

Uygurlar bu zulme, bu acıya 21.yy’da maruz bırakılıyor. İnsanlık olarak zalim Çin’e dur demeli ve Uygurlara ses olmalıyız.

 

 

Devamını Oku

Uygur Meselesine Bakış

Uygur Meselesine Bakış
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu hafta Uygur Türkleri’nin gündeminde yer alan konuları birlikte inceleyelim.

Haftanın ilk gelişmesi olarak, Amerika Birleşik Devletleri ile Çin’in Alaska’da yapacağı görüşmelerde Uygur Soykırımı’nın ana başlıklardan biri olacağı Beyaz Saray sözcüsü Jen Psaki tarafından belirtildi. Basına yansıyan bilgilerde ikili görüşmelerin çetin geçtiği konuşuldu. Toplantı sonrasında insan hakları ihlallerinden dolayı Çin’e yaptırım uygulanması konuşulmadı.

Haftanın bir diğer konu başlığı ise, Avustralya parlamentosunda Uygurlar’a yönelik insan hakları ihlallerinin ve zulmün ‘soykırım’ olarak tanınmasını isteyen bir önerge oylandı. Oylama sonucu ‘soykırım’ önergesi reddedilirken insan hakları ihlallerinin kaygı verici düzeyde olduğu söylendi. Oylama neticesinde ortaya çıkan sonuç şunu gösterdi ki ekonomik olarak Çin’e bağımlı ülkeler Uygur sorunu karşısında Pekin yönetimine karşı tepki gösterme noktasında yetersiz kalıyorlar. Çin’in uyguladığı ticari baskı politikalarının sosyal politik konularda ülkelerin Çin’e karşı adım atmasında elini kolunu bağlıyor.

Öte yandan İsveç parlamentosunda Çin’in Uygur politikalarının ‘soykırım’ olarak tanınması için İsveç Uygur Maarif Derneği 6 ay sürecek olan eylemlerine başladı. Daha öncesinde İsveçli moda devi H&M, Uygurlar’ın zorla çalıştırılmasından dolayı Çinli tedarikçileri ile iş yapmayı durdurduğunu duyurmuştu.

Uygur Cemiyeti açısından sevindirici bir karar Avrupa Birliği ülkeleri büyükelçileri toplantısında alındı. Toplantıda Çin’in Uygur politikaları sebebi ile Çinli yetkililere ve şirketlere yaptırım alınması kararlaştırıldı. Uygurlar’a karşı politikalarından dolayı Çin’e karşı somut adım atılmasını isteyen Uygur Diasporası’nın mücadelesinin haklılığını ortaya koyan bir hamle oldu.

Uluslararası Af Örgütü, Çin’den kaçmak zorunda kalmış Uygur ebeveynler ile yaptığı görüşmelere dayandırarak Uygur çocuklarının nasıl ailelerinden zorla alıkonulduğunu belirten bir rapor yayımladı. Yayımlanan raporda, yurtdışına çıkmak zorunda kalan Uygurlar’ın çocuklarının Çin Devleti yetimhanelerine alındığı ve sistematik bir asimilasyonun içine sürüklendiği belirtiliyor. Raporun tamamına “Af Örgütü : Çin, Uygur çocukları ailelerinden ayırıyor” adlı haberimizde bulunan linkten ulaşabilirsiniz.

 

Değerli okuyucularımız, bu köşe yazımla birlikte haftalık olarak Dünya’da ve Türkiye’de Uygur Sorunu hakkındaki gelişmeleri ve kişisel yorumlarımı paylaşacağım.

 

İyi okumalar dilerim.

Devamını Oku