DOLAR 13,71940.4%
EURO 15,56840.18%
STERLIN 18,2262-0.32%
ALTIN 786,210,93
BIST 1.910,411,61%
BITCOIN 673175-7,21%
Ankara
11°

KAPALI

06 35

İMSAK'A KALAN SÜRE

Gençler Türkiye’yi Terk Etmek İstiyor

Gençler Türkiye’yi Terk Etmek İstiyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Avrupa Birliği İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) 2020 için göçle ilgili raporuna göre, 2015’ten 2020’ye kadar Avrupa’daki Türk vatandaşlarının sığınma taleplerinin sayısı%506 arttı. Ayrıca, çoğu genç fırsat doğar doğmaz yurt dışına çıkmaya hazır olduklarını beyan ediyor.

 Sığınma, geçici koruma ve Avrupa ülkelerine göçmenlik başvuruları açısından Türkiye; Suriye, Venezuela, Afganistan ve Irak’tan sonra beşinci sırada yer alıyor. Aynı istatistiksel çalışmada Türkiye’yi Somali, Eritre, İran, Nijerya ve Pakistan izliyor. Eylül 2020’de yayınlanan bir araştırmaya göre, 18-29 yaş arası gençlerin%64’ü, kendilerine başka bir ülke vatandaşlığı verilirse Türkiye’den ayrılmaya istekli.

Cumhurbaşkanının bile “En kötü ihtimalle Türkiye’deyim” dediği bir ülkede, Tayyip Erdoğan gibi düşünen milyonlarca Türk genci iyi ihtimali hayal edip, ülkeden ayrılmak için çantalarını topluyor.

Türk gençliğinin ülkeyi terk etme arzusunun temelinde kirli referandum sonrası ifade özgürlüğünün sistematik olarak bastırılması, adalet mekanizmasına güvenin kalmaması ve ekonomik zorluklar yatıyor. Çünkü gençler biliyor ki iyi bir eğitim almış bile olsa o eğitimine layık bir konumda iş bulamıyor; öte yandan eğitimsiz genç bir AKP yandaşı lüks arabalarda pudra şekeri partisi yapabilecek kadar para kazanıp ceza almadan ortalarda dolaşmaya devam edebiliyor.

Hükümete muhalif birisi attığı tweet için yıllarca hapis yatıyorken, AKP yandaşı biri cinayet gibi ağır suçlar işleyip çok az bir ceza ile kurtulabiliyor. Bu nedenle, en azından işini iyi yaptığı takdirde yükselebileceği inancıyla Türk gençliği temel hakların devlet tarafından etkin bir şekilde korunduğu Avrupa ülkelerinde veya Amerika’da düşük maaşlı pozisyonlarda bile çalışmayı bir kurtuluş olarak görüyor.

Saray yönetimi iktidarda kalmanın yöntemi olarak milli ve manevi değerleri kullandığından, gençler arasında manevi değerler de erozyona uğruyor. 18 yıllık muhafazakâr AKP iktidarının sonucunda geldiğimiz nokta, Ateizm Derneğinin AKP yöneticilerine “Ateizme yaptıkları katkı” için teşekkür etmesi oldu.

Devamını Oku

Ümit Özdağ: Cengiz İnşaat’a Cengiz Yasası

Ümit Özdağ: Cengiz İnşaat’a Cengiz Yasası
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Eskiden televizyonlarda orman köylülerinin ağaçları kaçak kesmemesi için hazırlanan kamu spotları olurdu. TRT haberlerinde jandarma tarafından kaçak kesim yaparken yakalanan köylülerin pişmanlığı haberleştirilirdi ki toplumsal bilinç oluşturulsun. Canı sıkılan eline balta alıp memleketin ağaçlarına doğasına saldırmasın. Yeni ve Güçlü Türkiye’de ise; ağaçlarını, doğasını iktidarın 5’li çetesinden olan Cengiz İnşaat’tan korumaya çalışan İkizdereli köylülerin giriştikleri mücadeleyi izliyoruz.

Dünyadaki korunması gereken 254 vadiden biri olan bu bölge Rize’nin İyidere ilçesindeki lojistik merkez ve liman projesinin taş ihtiyacının karşılanması için Eylül ayında, 1 milyar 370 milyon TL bedel ile Cengiz İnşaat ile Yapı ve Yapı İnşaat İş Ortaklığı’na verilmiş. Uzmanlar ise projenin hem bölgedeki köylülerin yaşam alanlarına hem de vadinin ekolojik sistemine zarar vereceğini belirtiliyor.

Haksız da sayılmazlar arı seslerinin yerini kepçe sesleri, mis gibi çiçek kokularının yerini gaz bombalarının kokusu almış vaziyette. Gürül gürül akan derenin seslerini kamyon sesleri bastırmış… üstelik bunlar daha başlangıç.

Her şey için çok geç olmadan bu yanlıştan geri dönülmesi için uğraşıyor İkizdere sakinleri.  Köylü; toprağına, ormanına kısacası vatanına sahip çıkmaya çalışıyor. İkizdere’de Yeşil griye, doğa betona, millet haksızlığa karşı mücadele veriyor.

İktidarın milleti umursamadığı; rant için, para için her şeyi yapacağının ispatı olan görüntüler İkizdere’den yayılıyor Türkiye’ye. Saray yönetimi %97 oranında oy aldığı kendi seçmenini dahi 5’li çeteye ve ranta feda etmeye çekinmeyen bir gözü dönmüşlükle jandarmaları gönderiyor köylülerin üzerine; şimdilik terörist diyemiyorlar ama başörtülü köylü bacılarını yerlerde sürüklemekten de çekinmiyorlar. Üstelik bütün bunları halihazırda bulunan taş ocakları biraz daha uzakta ve oralardan taş taşınmasının lojistiği daha pahalıya mal olacağı için yapıyorlar.

Genişçe bir muhalif kesim (genelde sol tandans) ise köylülerin oy tercihlerinden ötürü “beter olsunlar”, “az bile yapıyor reisleri” gibi ipe sapa gelmez sözcüklerle köylülere yükleniyorlar. Böyle söylerken Cengiz inşaatın servetine para taşıdıklarının farkında bile değiller; neden AKP’nin bunca yanlışına rağmen hala iktidara gelemediklerinin de…

İşte burada Türk Milliyetçilerinin farkı ortaya çıkıyor. Öteleyen, hor gören, beter olsunlar diye sevinen bir anlayışla değil nerede bir haksızlık varsa karşısında duran Türk’ün derdiyle dertlenen bir anlayışla köylülere desteğe koşuyor Ümit Özdağ ve Ayyıldız hareketi.

İktidar güç sarhoşluğundan henüz farkında değil ama Türk Milliyetçileri görüyor: Cengiz’in Kepçelerinin açtığı çukurlara AKP gömülecek…

Devamını Oku

Türkiye’nin mi yoksa Erdoğan’ın itibarı mı?

Türkiye’nin mi yoksa Erdoğan’ın itibarı mı?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

AKP iktidarı ile beraber her yıl 25 Nisan’da “Ermeni soykırımını Kabul eden ülkelere şu ülke’de eklendi” haberleri rutin hale gelmişti. Bu sene “şu ülke”li alana Joe Biden açıklamalarıyla beraber nihayet ABD’nin adı yazıldı…

Nihayet diyorum çünkü yıllardır tezlerimizin doğruluğu ile değil verilen “taviz, rüşvet“lerle engelleniyordu zaten.

Ermeniler, Birinci Dünya Savaşı’nın en kanlı çarpışmalarının yaşandığı yıllarda mensubu olduğu devlete karşı giriştikleri son isyana ve yüz binlerce Türk’e uyguladıkları vahşete bakmaksızın, bizim tarafımızdan kendilerine yapılmış bir soykırım varmış gibi, tezlerini çeşitli devletlerin meclislerinden geçirtmek için on yıllardır büyük bir çaba içerisine girdiler.

Osmanlı’nın hasta adamının yapmadığı soykırımı, cumhuriyetin çömez devletinin monşerleri(!) 2002 yılına kadar savuşturmuştu. Türk Devleti’nin kadim düşmanları olan; Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan ve Rusya’yı saymazsak 1965 yılında ilk defa parlamentosundan geçirerek bu iddiaları kabul eden Uruguay’dan, 2002 yılına kadar sadece 9 devlet bu yalanları parlamentolarından geçirip tanımıştı. Bu ülkeler de Ermenistan ve Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı Fransa, Lübnan, Kanada, Uruguay, Arjantin gibi ülkelerdi.

AKP iktidarının, ecdadımıza atılan bu yalanlara karşı büyükelçiliklerini birkaç hafta süreyle geri çekmekten başka bir yaptırımı olmadı. Recep Tayyip Erdoğan ise 24 Nisanlarda Ermeni halkına taziyelerini iletmeye başladı. Böyle olunca soykırımı tanıyan ülkeler AKP iktidarıyla beraber neredeyse üç kat artarak 30’a yükseldi. Hatta önceden soykırımı tanıyan ülkelerden, Arjantin 2002 yılından sonra altı kere; Hollanda ve Kanada üç kere ve Rusya, Fransa, Uruguay ikişer defa daha parlamentolarından soykırımı tanıyan kararlar geçirdi.

AKP’li eski siyasetçilerin doldurduğu Dışişleri Bakanlığı’nın büyükelçileri (Mevlüt Çavuşoğlu tarafından en iyi diplomatlar oldukları söyleniyor) bu iddiaları çürütmek için bulundukları ülkelerde neler yaptı?

Mesela; neden Times meydanında yer alan “Stop Erdoğan” reklamına karşı ortalığı ayağa kaldıran, haftalarca “Love Erdoğan” reklamlarıyla Amerika’yı donatan refleks; Ermenilerin ilk başbakanı Hovhannes Kaçaznuni’nin soykırım iddiasının yalan olduğuyla ilgili itiraflarını kamuoylarına anlatmakta gösterilmedi? Anlaşılıyor ki Recep Tayyip Erdoğan’ın itibarı Türk Milletinin itibarından daha önemli.

Joe Biden’ın soykırım açıklamalarına sert tepki göstermiş gibi duran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 128 milyar dolar konulu gündemden kurtulduğu için içten içe sevindi mi bilinmez ama ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sayın Joe Biden çok iyi bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirtmem gerekiyor. Aynı zamanda bir araya gelmeyi de dört gözle bekliyorlar.” Açıklaması yaptığına göre üzülmediği belli.

“Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! …

-Boğamazsın ki!

-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.”

Demişti Mehmet Akif Ersoy… Bizim Cumhurbaşkanı Buluşmayı dört gözle bekliyor! Bakalım ne tavizler pardon ne mutlu haberler duyacağız…

Devamını Oku