Erol Sunat
  • 668 Yazı
  • 0 Yorum

Erol Sunat - Tüm Yazıları

Çift kılıçlının hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde oldukça kalabalık bir şehir varmış. Bu şehrin idaresi de zormuş,...

Kim küstürdü emekliyi?

Çok seviyoruz emeklimizi diyorlar. Emekli başımızın tacı. Bizim emeklimiz demeye bile başladılar. Yeminle bu kadar sevildiğimizi...

Mumlar mumları tutuşturmalı

Mumlar mumları tutuşturduğu içindir ki, geceler gündüze dönmeye başladı ve ülkenin her tarafından görülüyor artık…Bu görülme...

Ramazan hürmetine….

Ramazan yazılarına, “Ramazan geldi Hoş geldi, baklava tepsisi boş geldi” diye başlamak adettendi ancak bu adet,...

Adil sultanın hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde ağalarını, beylerini seçimle iş başına getiren bir şehir varmış. Bu...

Mart güneşi!

Elimi taşın altına koyduğumda elime bir şey olur mu, paralanır mı, zedelenir mi diye düşünenler neye...

Sabır taşı!

Sabır taşı olsa dayanmaz, çatlar derlerdi. O laf bayağı bir eskidendi. Sabırda taş da hatta laf...

İhtimal…

İhtimal; mazlumun, çaresizin, kimsesizin görmeyi beklediği, dilinden düşürmediği, tünelin ucundaki o ışıktır. Her daim var olandır...

Barışamayanların hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde kendi aralarından birlik ve beraberlik sağlayamayan, kendine Bey diyen, Ağa...

Yiğit muhtaç olmuş yeşil soğana!

Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, bilmem söylesem mi, söylemesem mi diyordu ya o güzel türkünün sözleri....

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!