Giresun’da sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve muhtarlarla bir araya gelen Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik açmazı ve siyasi gelişmeleri mercek altına aldı. Türkiye’nin son yedi yıldır kronikleşen bir finansal krizle boğuştuğunu ifade eden Özdağ, iktidarın makro düzeyde uygulanabilir ve sürdürülebilir herhangi bir kurtarma programına sahip olmadığını belirtti. Yanlış kararların faturasının doğrudan dar gelirli kesimlere kesildiğini vurguladı.
EKONOMİK BUHRAN VE PLANSIZ YAKLAŞIMLAR
Hükümetin enflasyonu düşürmek amacıyla yürüttüğü iç talebi kısma stratejisini sert dille eleştiren Özdağ, bu yaklaşımın sadece halkın lokmasını küçültmeye yaradığını dile getirdi. Üç yıl önce de benzer enflasyon oranlarının konuşulduğunu, bugün ise gelinen noktada hiçbir yapısal iyileşme sağlanamadığını belirtti. Kamunun nakit ihtiyacını karşılamak adına esnafa ve sürücülere kesilen fahiş cezaların birer kaynak yaratma aracına dönüştüğünü savunan Özdağ, sanayicinin de kredi musluklarının kısılması nedeniyle can çekiştiğini, finansmana erişim maliyetinin yüzde 60’ları bulduğunu ifade etti.
Özdağ ayrıca, “Yüksek faizle borçlanıp seçim öncesinde asgari ücretliye ve emekliye geçici zamlar yapmak, sadece günü kurtarma hamlesidir. Bu yapay rahatlamanın hemen ardından kriz, çok daha yıkıcı bir buhran olarak geri dönecektir” uyarısında bulundu.
“CUMHUR İTTİFAKI ARTIK DAM İTTİFAKIDIR”
Siyasi arenadaki yeni denklemleri de yorumlayan Ümit Özdağ, Cumhur İttifakı’nın son dönemdeki adımlarıyla eksen değiştirdiğini ileri sürdü. İktidar blokunun DEM Parti ile kurduğu temasları eleştiren Özdağ, bu yeni yapıyı “DAM İttifakı” (DEM, AK Parti, MHP) olarak nitelendirdi. Bu ittifak modelinin Türk devlet yapısı ve milleti üzerinde taşınması imkansız bir yüke dönüştüğünü savundu.
SEÇMEN İTHALİ VE YENİ ANAYASA TEHLİKESİ
Seçim dönemi yaklaştıkça sığınmacılara vatandaşlık verilerek yapay bir seçmen kitlesi oluşturulmaya çalışıldığını iddia eden Özdağ, bu adımı “Türk milli kimliğine yöneltilmiş açık bir suikast” olarak tanımladı. Yeni anayasa arayışlarının da toplumu etnik temelde ayrıştırma amacı taşıdığını öne süren Zafer Partisi Lideri, partisinin üniter, laik ve milli devlet yapısından asla taviz vermeyeceğini yineledi.
İMRALI’YA STATÜ DEĞİŞİKLİĞİ İDDİASI
Meclis gündemine getirilmesi planlanan “çerçeve yasa” tasarılarına değinen Özdağ, bu düzenlemelerin terör örgütü elebaşının hukuki konumunu tamamen değiştirmeyi hedeflediğini savundu. Düzenlemeyle İmralı’daki cezaevi sürecinin sonlandırılarak ev hapsi formülünün devreye sokulacağını iddia eden Özdağ, örgüt üyelerine yönelik dolaylı bir genel affın da bu planın bir parçası olduğunu ileri sürdü. Kamuoyunun dikkatinin belediyelere yönelik operasyonlarla başka yönlere çekilmek istendiğini de sözlerine ekledi.
KARADENİZ ÜRETİCİSİ VE FINDIKTAKİ SÖMÜRÜ
Bölgenin en önemli geçim kaynağı olan fındık üretimine de değinen Özdağ, Karadenizli çiftçinin küresel tekeller karşısında savunmasız bırakıldığını belirtti. Dünyanın en kaliteli fındığının bu topraklarda yetişmesine rağmen hak edilen gelirin elde edilemediğini, ithalat lobilerinin ise üretici emeğini sömürdüğünü söyledi. Kahverengi kokarca gibi tarım zararlılarıyla mücadelenin de tamamen yetersiz kaldığına dikkat çeken Özdağ, Devlet Planlama Teşkilatı’nın kapatılmasının tarım ve sanayi politikalarında büyük bir vizyonsuzluğa yol açtığını savundu.
ERKEN SEÇİMİN TARİHİNİ KİMSE BİLMİYOR
Kamuoyundaki erken seçim beklentilerini değerlendiren Özdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ancak kendi lehine rüzgar estiği bir dönemde sandığı getirmek isteyeceğini, fakat mevcut ekonomik tablo içinde bu şartların oluşmasının imkansıza yakın olduğunu belirtti. AK Parti’nin anketlerde ciddi oranda gerileyerek yüzde 26-27 bandına yerleştiğini iddia eden Özdağ, özellikle emekliler, esnaf ve orta yaş grubunun iktidardan desteğini çektiğini söyledi. Ticaret odalarında artık iktidarın ne yapacağının değil, Zafer Partisi’nin çözüm reçetelerinin sorulduğunu belirterek konuşmasını sonlandırdı.
