T-Rupt Teknoloji tarafından gerçekleştirilen bilimsel çalışmada, Marmara Denizi’nde meydana gelebilecek 7 ve üzeri büyüklükteki 4 farklı deprem senaryosu analiz edildi.
- İlk iki senaryoda; tek bir büyük fay segmentinin kırılması esas alındı. Uzmanlar, bu iki senaryonun önümüzdeki 50 yıl içinde gerçekleşme olasılığini yüzde 25-30 olarak hesapladı.
- Diğer iki senaryoda ise; iki büyük fay segmentinin birbirini tetikleyecek şekilde ardı ardına kırılması modellendi. Bu ikili kırılma senaryolarının önümüzdeki 50 yılda gerçekleşme ihtimali ise yaklaşık yüzde 10 olarak öngörüldü.
ARAŞTIRMA HANGİ BİNALARI KAPSIYOR?
Söz konusu hasar analizi, İstanbul’daki tüm yapı stokunu değil, belirli kriterlerdeki konutları kapsıyor. Çalışmada; şehirde 1980 yılından sonra inşa edilmiş, 4 ila 8 katlı (orta katlı) olan ve hem Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) hem de özel konut sigortası poliçesi bulunan yapılar mercek altına alındı. İstanbul’da yer alan yaklaşık 4,1 million konutun 2,5 milyonunun DASK güvencesinde olduğu anımsatıldı.
SİGORTA ŞİRKETLERİNİN ÖDEYECEĞİ HASAR MİKTARI
İncelemeye dahil edilen konutların toplam sigorta teminat büyüklüğünün 188 milyar TL seviyesinde olduğu açıklandı.Bu devasa teminatın 61 milyar lirasını zorunlu olan DASK, 127 milyar lirasını ise özel şirketlerin yaptığı konut sigortaları oluşturuyor.
Sigorta Kulisi
Gerçekleştirilen simülasyonlara göre, olası bir sarsıntıda ortaya çıkacak hasar ödeme oranları şu şekilde tahmin edildi:
- DASK tarafında: Sağlanan toplam teminatın yüzde 12 ila 18’i oranında bir hasar ödemesi (yaklaşık 7,3 milyar TL – 11 milyar TL) gerçekleşebilir.
- Özel konut sigortalarında: Teminatların yüzde 5 ila 9’u oranında bir hasar ödemesinin (yaklaşık 6,4 milyar TL – 11,4 milyar TL) fatura edilmesi bekleniyor.
TEK BAŞINA DASK YETERLİ DEĞİL: KONUT SİGORTASI DA ŞART
Raporda paylaşılan en kritik uyarılardan biri ise sigorta bilincine yönelik oldu. Mevcut sistemde olası bir deprem hasarında öncelikli olarak DASK’ın devreye girdiği ve belirlenen yasal limitler dahilinde ödeme yaptığı hatırlatıldı.Ancak özellikle orta ve ağır hasarlı ya da tamamen yıkılan binalarda, DASK’ın karşıladığı limitin üzerindeki zararların telafi edilebilmesi için ihtiyari konut sigortalarının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Uzmanlar, vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına her iki poliçeyi de eş zamanlı olarak yaptırmaları gerektiğinin altını çizdi.
