ABD, İsrail ve İran arasında tansiyonu yükselten süreç 28 Şubat 2026 gecesi yeni bir aşamaya geçti.
ABD ve İsrail, İran’ın Tahran, İsfahan, Natanz ve Kirmanşah çevresindeki askeri ve nükleer tesislerine geniş kapsamlı hava saldırıları düzenledi.
Washington yönetimi operasyonu “önleyici güvenlik hamlesi” olarak tanımlarken, İsrail yönetimi saldırıların “varoluşsal tehdit” nedeniyle gerçekleştirildiğini savundu.
ABD Başkanı Donald Trump, “İran’ın nükleer silaha ulaşmasına izin vermeyeceğiz” açıklamasını yaparken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu operasyonların süreceğini duyurdu.
İran ise saldırıları doğrudan savaş ilanı olarak değerlendirdi.
HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİN MERKEZİNE OTURDU
Savaşın ekonomik anlamdaki en kritik başlığı Hürmüz Boğazı oldu.
Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği stratejik enerji hattına ilişkin İran’dan gelen tehditler, piyasalarda büyük tedirginlik yarattı.
Bu gelişmelerin ardından:
- Brent petrolde sert yükseliş yaşandı
- Altın güvenli liman talebiyle tarihi zirveleri test etti
- Gümüşte yüksek oynaklık görüldü
- Küresel borsalarda sert satış dalgası oluştu
Piyasalarda ana endişe, Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapanması halinde küresel enerji krizinin kaçınılmaz hale gelmesi oldu.
MARTTA ENERJİ KRİZİ DERİNLEŞTİ
Mart ayının ilk haftasında İran’ın Hürmüz çevresindeki tanker trafiğini yavaşlatması enerji piyasalarında paniği büyüttü.
Sigorta maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte petrol fiyatları 120 doların üzerine çıktı.
Analistler bu süreci, 1970’lerden bu yana yaşanan en sert enerji şoklarından biri olarak değerlendirdi.
Altın güçlü seyrini sürdürürken, gümüş hem sanayi metali hem güvenli liman özelliği nedeniyle çok daha sert dalgalanmalar yaşadı.
TRUMP’IN AÇIKLAMALARI PİYASAYI OYNATTI
Savaş boyunca ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları piyasaların yönünü belirleyen ana unsurlardan biri oldu.
Trump’ın sert askeri söylemleri petrol fiyatlarını yukarı iterken, diplomasi mesajları fiyatlarda geri çekilmeye neden oldu.
Özellikle 2 Nisan sonrası yapılan açıklamaların ardından gümüşte yüzde 5’i aşan günlük hareketler dikkat çekti.
İRAN VE İSRAİL FARKLI STRATEJİLER İZLEDİ
İsrail, İran’ın nükleer kapasitesini, füze altyapısını ve bölgesel etkisini hedef alan daha doğrudan askeri strateji izledi.
İran ise doğrudan topyekûn savaş yerine asimetrik baskı modeline yöneldi.
Bu kapsamda:
- Körfez enerji yollarında baskı oluşturdu
- ABD üslerini tehdit etti
- İsrail’e füze saldırıları gerçekleştirdi
- Deniz taşımacılığı üzerinde baskı kurdu
Bu stratejide Hürmüz Boğazı, İran’ın en önemli ekonomik kozlarından biri haline geldi.
NİSANDA KÜRESEL EKONOMİ SARSILDI
Nisan ayında savaşın ekonomik etkileri daha görünür hale geldi.
Avrupa’da enerji maliyetleri yükselirken, enflasyon beklentileri bozuldu.
ABD’de ise artan akaryakıt fiyatları iç siyasette baskı unsuru oluşturdu.
Petrol yüksek seviyelerde dengelenirken altın güçlü kalmaya devam etti. Gümüş ise sert fiyat hareketlerini sürdürdü.
KÖRFEZ ÜLKELERİ DEVREYE GİRDİ
Nisan sonuna doğru diplomatik girişimler hız kazandı.
Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri arabuluculuk temaslarını artırdı.
İran tarafı yaptırımların kaldırılması ve dondurulan fonların serbest bırakılmasını talep ederken, ABD yönetimi bu taleplerin büyük bölümüne mesafeli yaklaştı.
MAYISTA ATEŞKES UMUDU DOĞDU
Mayıs ayında savaşın tonu kısmen değişti.
Diplomatik mesajlar artarken askeri tehditler de devam etti.
Trump, 17 Mayıs’ta “Saat işliyor, İran hızlı davranmalı” açıklamasını yaparken, 19 Mayıs’ta “İran’a yeniden büyük bir darbe vurabiliriz” ifadelerini kullandı.
Bu süreçte saldırı planlarının ertelendiği yönündeki haberler piyasaları anlık olarak rahatlattı.
Petrol fiyatları geri çekilirken altın toparlandı, gümüş yeniden yükselişe geçti.
ALTIN VE GÜMÜŞTE NEDEN SERT HAREKETLER YAŞANDI?
Altının güçlü kalmasının arkasında üç temel unsur öne çıktı:
- Güvenli liman talebi
- Enflasyon ve resesyon korkusu
- Enerji krizi endişesi
Ancak ABD tahvil faizlerindeki yükseliş zaman zaman altını baskıladı.
Gümüş ise hem yatırım aracı hem sanayi metali olması nedeniyle çok daha sert fiyatlandı.
20 MAYIS İTİBARIYLA SON DURUM
Savaş tam anlamıyla sona ermiş değil ancak ilk haftalardaki yüksek tansiyon kısmen gerilemiş durumda.
Buna rağmen riskler tamamen ortadan kalkmış değil.
Hürmüz Boğazı hâlâ kritik risk noktası olarak görülüyor.
Mevcut tabloda:
- Petrol piyasasında yüksek risk primi sürüyor
- ABD ve İsrail sert söylemlerini koruyor
- İran yaptırımlar kalkmadan geri adım atmıyor
Yaşanan süreç, klasik bir askeri çatışmadan çok küresel piyasaları yönlendiren yeni bir jeopolitik ekonomik kriz olarak değerlendiriliyor.