1. Haberler
  2. Gündem
  3. Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu’ndan Bin 500 terörist tahliyesi ve İmralı ziyaretlerine sert tepki

Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu’ndan Bin 500 terörist tahliyesi ve İmralı ziyaretlerine sert tepki

Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, düzenlediği basın açıklamasında hem 19 Mayıs programını duyurdu hem de Balkan Türkleri, Suriyeli sığınmacılar ve PKK ile yürütülen süreç üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti. Karamahmutoğlu, bebek katili Abdullah Öcalan ve PKK ile ilgili tartışmalar üzerinden Cumhur İttifakı’na yüklendi.

featured
0
Paylaş

Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında partinin Samsun’da olacağını açıkladı.

Karamahmutoğlu, Zafer Partisi heyetinin Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı noktadaki Onur Anıtı’na çelenk bırakacağını, gün içerisinde ise Genel Başkan Ümit Özdağ’ın gençlerle buluşacağını duyurdu.

BALKAN TÜRKLERİNE VATANDAŞLIK ÇAĞRISI

Açıklamasında geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen Makedonya ve Kosova ziyaretlerine de değinen Karamahmutoğlu, Ümit Özdağ başkanlığındaki parti heyetinin çeşitli temaslarda bulunduğunu söyledi.

Üsküp’teki 1884 yılında kurulan Tefeyyüz İlkokulu’nu ziyaret ettiklerini anlatan Karamahmutoğlu, burada Türk kimliğinin korunmaya çalışıldığını savundu. Kosova’daki Mamuşa Belediyesi ziyaretini de aktaran Karamahmutoğlu, Balkan Türklerinin kimliklerini koruma mücadelesi verdiğini ifade etti.

Zafer Partisi Sözcüsü, Kosova ve Makedonya’daki Türklerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı talebini de gündeme taşıyarak bu çağrıyı devlet yetkililerine iletti.

“ÜMMETÇİ POLİTİKALARI REDDEDİN” ÇIKIŞI

Karamahmutoğlu, Balkan kökenli vatandaşlara seslenerek sert siyasi mesajlar verdi.

Balkan Türklerinin asimilasyon tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu öne süren Karamahmutoğlu, Türk kimliğini savunan siyasi çizgide birleşme çağrısı yaptı.

SURİYELİLER ÜZERİNDEN HÜKÜMETE ELEŞTİRİ

Suriye Dışişleri Bakanlığı’nın geri dönüşlerle ilgili açıklamalarını değerlendiren Karamahmutoğlu, Suriyeli sığınmacılar konusunda hükümeti hedef aldı.

Şam yönetiminin Suriyelilerin geri dönüşüne ilişkin herhangi bir takvim ya da taahhüt vermediğini belirten Karamahmutoğlu, Türkiye’de milyonlarca Suriyelinin kalmasının sosyal ve ekonomik kriz yarattığını savundu.

Karamahmutoğlu, hükümetin bu konuda kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını öne sürdü.

PKK SÜRECİNE SERT TEPKİ

Zafer Partisi Sözcüsü, PKK ile yürütüldüğünü öne sürdüğü sürece ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Yaklaşık 18 aydır süren bir pazarlık sürecinden söz eden Karamahmutoğlu, PKK’nın tamamen silah bırakmadığını savundu. Murat Karayılan’ın açıklamalarına işaret eden Karamahmutoğlu, örgütün yasal güvence talep ettiğini öne sürdü.

Bu süreçte kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini savunan Karamahmutoğlu, “terörsüz Türkiye” söylemini eleştirdi.

“1500 PKK’LI SERBEST Mİ BIRAKILDI?”

Karamahmutoğlu, son dönemde kamuoyunda tartışılan bir başka iddiayı da gündeme taşıdı.

Bin 500 PKK hükümlüsünün çeşitli gerekçelerle serbest bırakıldığına ilişkin iddiaların hükümet tarafından açıklığa kavuşturulması gerektiğini savunan Karamahmutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan bu konuda açıklama beklediklerini ifade etti.

DEVLET BAHÇELİ’YE ‘TERMINOLOJİ’ ELEŞTİRİSİ

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son açıklamalarını da hedef alan Karamahmutoğlu, özellikle kullanılan ifadeleri eleştirdi.

Bahçeli’nin Abdullah Öcalan için kullandığı ifadeler ile PKK mensuplarına yönelik söylemlerine tepki gösteren Karamahmutoğlu, bu dilin kabul edilemez olduğunu savundu.

İMRALI İDDİASIYLA BAKANLIKLARA SORU

Karamahmutoğlu, konuşmasının sonunda dikkat çeken sorular yöneltti.

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) içerisinde yer aldığını belirttiği bazı isimlerin Türkiye’ye gelip gelmediğini soran Karamahmutoğlu, bu kişilerin Abdullah Öcalan ile görüşüp görüşmediğine ilişkin kamuoyuna açıklama yapılmasını istedi.

Karamahmutoğlu şu ifadeleri kullandı:

Şimdi gerçek adı Ferhat Abdi Şahin olan, Suriye PKK’sı SDG’nin başındaki Mazlum Abdi kod adlı, Türk askerlerinin katili olan teröristi ve yine Suriye PKK’sı olan SDG’nin yöneticilerinden İlham Ahmet’i tanıyor musunuz?

Bu ikili hangi ülkelerin vatandaşıdır?

Geçtiğimiz günler içerisinde Türkiye’ye giriş yapmışlar mıdır? Yapmışlarsa hangi sınır kapısını yahut havalimanını kullanmışlardır? Pasaport ve giriş kayıtları var mıdır?

Gelmedilerse böyle bir ziyaret planlaması mevcut mudur?

Geldilerse İmralı’ya gidip baş terörist Abdullah Öcalan ile görüşmeleri olmuş mudur?

Gelmedilerse İmralı’ya götürülüp Apo ile görüşmeleri planlanmakta mıdır?

Hangi sıfatla böyle bir görüşme yapılmıştır ya da yapılacaktır?

Bu sorularımızın cevabını, cevap alıncaya kadar havada asılı tutacağız değerli arkadaşlar.

Bitirirken Cumhur İttifakı içerisinde görev dağılımı gereği farklı seslerinde çıkabildiğini kayda geçirerek sonlandırmak istiyorum. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Sarayında yeni anayasa yapmak göreviyle istihdam edilmiş bulunan Sayın Mehmet Uçum’un bugüne kadar yeni Anayasa ile ilgili yapmış olduğu açıklamaları burada çokça eleştirmiştim. Fakat şimdi Sayın Uçum’un yapmış olduğu açıklamalar adeta Sayın Devlet Bahçeli’nin yapmış olduğu terminolojik kazalara ilişkin düzeltme isteyen mahiyetteydi. Görevler değişmişti. Halbuki bu terminolojik hataları yapması gereken Mehmet Uçum ve itiraz eden Bahçeli olması lazımken, tam olarak bunun tersi yapılmış. Bahçeli’nin kullanmış olduğu kurucu önder lafı ve PKK’lı teröristler için militan demesi lafı ve yine Bahçeli’nin Ahmet Ağa diye ödüllendirdiği, payelendirdiği Ahmet Türk’ün Güneydoğu’daki bir ilimiz için Kürdistan kavramını kullanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığındaki Danışman Sayın Mehmet Uçum şu ifadeyi kullanmış: Dil konusunda elbette herkesin üzerine düşen bir sorumluluk vardır. Mehmet Uçum’un bu uyarısını Sayın Bahçeli’nin en azından dikkate alacağını bekliyoruz.”

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!