MV Hondious isimli kruvaziyer gemisinde ortaya çıkan hantavirüs vakaları, Covid-19 pandemisinin ardından dünya kamuoyunda yeni bir sağlık krizi korkusunu tetikledi. Sosyal medyada hızla yayılan iddialar ve komplo teorileri, “yeni pandemi mi geliyor?” sorusunu gündeme taşırken uzmanlar mevcut durumun kontrol altında olduğunu belirtiyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre gemide şimdiye kadar 7 doğrulanmış vaka ve 2 şüpheli vaka tespit edildi. Hollandalı bir çift ile Alman bir kadın yaşamını yitirirken, son olarak bir ABD vatandaşı ve bir Fransız yolcunun testinin pozitif çıktığı açıklandı. Fransa Sağlık Bakanı Stephanie Rist, Paris’te karantinaya alınan Fransız hastanın sağlık durumunun kötüleştiğini ve 22 kişinin temaslı olarak izlendiğini duyurdu.
Gemide bulunan üç Türk vatandaşının ise Türkiye’de yapılan testlerinin negatif çıktığı bildirildi. Yetkililer, virüsün insandan insana bulaşmasının oldukça düşük ihtimal olduğunu belirtse de olası temas zincirleri yakından takip ediliyor.
“YENİ BİR PANDEMİ BAŞLIYOR” İDDİASI
Sosyal medyada en çok dolaşıma giren iddiaların başında hantavirüsün yeni bir küresel salgına dönüşeceği geliyor. Ancak uzmanlara göre bu ihtimali destekleyen herhangi bir bilimsel veri bulunmuyor.
DSÖ ve bilim insanları, hantavirüsün insanlar arasında kolay bulaşmadığını vurguluyor. Virüsün temel taşıyıcısının belirli bir kemirgen türü olduğu, en büyük riskin ise bu hayvanların dışkısıyla temas sonucu ortaya çıktığı belirtiliyor. Gemide tespit edilen Andes varyantının geçmişte sınırlı insan bulaşına neden olduğu bilinse de uzmanlar mevcut tabloyu “kontrol edilebilir” olarak değerlendiriyor.
“GİZEMLİ VE BİLİNMEYEN BİR VİRÜS” SÖYLEMİ
Uzmanlar, Covid-19 döneminde olduğu gibi hantavirüsün de “yeni keşfedilmiş gizemli bir virüs” olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtiyor.
Hantavirüsün 1950’li yıllardan bu yana bilindiği, 1970’lerde izole edildiği ve dünyanın çeşitli bölgelerinde her yıl vakaların görüldüğü ifade ediliyor. DSÖ’ye göre yılda 10 bin ila 100 bin arasında enfeksiyon meydana geliyor. Vakaların büyük bölümü Doğu Asya ile Kuzey ve Orta Avrupa’da hafif seyirli şekilde görülürken, Amerika kıtasındaki Andes varyantı daha ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.
“BU BİR LABORATUVAR DENEYİ” KOMPLOSU
Salgınla birlikte sosyal medyada yeniden gündeme gelen bir diğer iddia ise hantavirüsün laboratuvar ortamında üretildiği ve ilaç şirketlerinin aşı üzerinden kazanç sağlamayı hedeflediği yönünde oldu.
Ancak mevcut durumda hantavirüse karşı onaylanmış bir aşı ya da kesin tedavi bulunmuyor. Bazı şirketlerin araştırmalar yürüttüğü bilinse de virüsün laboratuvar kaynaklı olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt bulunmadığı belirtiliyor. DSÖ’nün temel değerlendirmesine göre enfekte olan Hollandalı çiftin, geminin uğradığı limanlardan birinde virüsü kaptığı düşünülüyor.
“YOLCULAR VİRÜSÜ ADALARA TAŞIDI” İDDİASI
Kruvaziyerin Atlantik’te bazı adalarda durduğu ve yaklaşık 30 yolcunun Saint Helena Adası’nda karaya çıktığı doğrulandı. Ancak uzmanlar, bu kişilerin virüsü bölge halkına bulaştırdığına dair herhangi bir bulgu olmadığını ifade ediyor.
Virüsün kuluçka süresinin 1 ila 8 hafta arasında değiştiği, semptom göstermeyen kişilerde bulaş riskinin oldukça düşük olduğu aktarılıyor. DSÖ şu ana kadar yalnızca bir yolcunun gemiden ayrıldıktan sonra hantavirüs nedeniyle tedavi altına alındığını doğruladı. İsviçreli yolcunun Zürih Üniversitesi Hastanesi’nde tedavisinin sürdüğü açıklandı.
“HANTAVİRÜS COVID-19’DAN DAHA ÖLÜMCÜL” TARTIŞMASI
Uzmanlara göre hantavirüsün ölüm oranı Covid-19’a kıyasla daha yüksek olsa da bulaşıcılığı çok daha düşük seviyede bulunuyor. Özellikle Andes varyantının rezervuarı olan uzun kuyruklu farelerin dünyanın her bölgesinde yaşamaması, virüsün yayılımını sınırlayan temel faktörlerden biri olarak gösteriliyor.
2018 yılında Arjantin’de yaşanan bir salgında 34 kişi enfekte olmuş, 11 kişi hayatını kaybetmişti. Ancak araştırmalar, bulaşmanın çoğunlukla uzun süreli yakın temas ve kapalı ortamlarda gerçekleştiğini ortaya koymuştu. Bilim insanları, hantavirüsün yayılım zincirinin kısa sürede kırıldığını ve genellikle üç bulaş halkasından sonra durduğunu ifade ediyor.
Avrupa’daki sağlık otoriteleri ise mevcut risk seviyesini “çok düşük” olarak değerlendiriyor. İspanya Sağlık Bakanlığı da yaptığı açıklamada Andes varyantının yalnızca yakın ve sürekli temas durumlarında bulaşabildiğini duyurdu.
“D VİTAMİNİ VE ÇİNKO TEDAVİ EDİYOR” PAYLAŞIMLARI
Sosyal medyada yayılan bir başka yanlış bilgi ise D vitamini, çinko veya ivermektin gibi ilaçların hantavirüse karşı etkili olduğu iddiası oldu.
Uzmanlar, bu iddiaları destekleyen herhangi bir bilimsel çalışma bulunmadığını vurguluyor. Covid-19 döneminde de tartışma konusu olan ivermektin için Avrupa İlaç Ajansı (EMA) ve ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) geçmişte uyarı yayınlamıştı.
Şu anda hantavirüs için spesifik bir tedavi bulunmuyor. Uygulanan tıbbi müdahaleler, hastanın solunumunu desteklemek, oksijen seviyesini korumak ve yoğun bakım desteği sağlamak üzerine kuruluyor.