ABD yönetimi, Orta Doğu’da artan gerilimin etkisiyle yükselen enerji maliyetlerini sınırlamak için stratejik rezervlerin devreye alınmasından yaptırım esnekliklerine kadar çeşitli adımlar atarken, ülkede akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş sürüyor.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı operasyonlar ve Tahran’ın buna verdiği karşılık, küresel petrol arzına ilişkin belirsizlikleri artırdı. Kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar ile İran ve Körfez’deki enerji tesislerinin hedef alınması, petrol fiyatlarında dalgalanmaya neden oldu.
Washington yönetimi, küresel ölçekte yürütülen girişimlerle enerji maliyetlerini düşürmeye çalışsa da, ham petrol fiyatları 100 doların üzerindeki seyrini korudu. Stratejik rezervlerin kullanımı ve yaptırımlarda esneklik gibi adımların etkisi, jeopolitik risklerin baskısı altında sınırlı kaldı. Uzmanlar, fiyatların gerilemesi için en kritik unsurun dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasiteyle işlemesi olduğunu belirtiyor.
Stratejik rezervler devreye alındı
ABD’nin piyasaya doğrudan müdahalesi Stratejik Petrol Rezervi üzerinden gerçekleşti. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi 32 ülkenin koordineli şekilde toplam 400 milyon varil petrol ve rafine ürünü piyasaya sunma kararının parçası olarak, ABD Enerji Bakanlığı 11 Mart’ta 172 milyon varil petrolün rezervlerden bırakılacağını duyurdu. Bu hamle, ülke tarihindeki en büyük tahliye operasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Daha önceki büyük rezerv kullanımı, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası fiyat artışları sırasında, eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde gerçekleştirilmiş ve 2022’de 180 milyon varil petrol piyasaya verilmişti.
ABD Enerji Bakanı Chris Wright, rezervlerden sevkiyatın 20 Mart itibarıyla başladığını belirterek, günlük akışın 1 ila 1,5 milyon varil arasında olmasının beklendiğini, toplam miktarın ise yaklaşık 3 milyon varile ulaşabileceğini ifade etti.
Yaptırımlarda geçici esneklik
Washington yönetimi, arz sıkışıklığını hafifletmek amacıyla yaptırım kapsamındaki bazı petrol işlemlerine geçici kolaylık sağladı. ABD Hazine Bakanlığı, 5 Mart’ta Hint rafinerilerinin Rus petrolü alımına izin veren 30 günlük bir muafiyet yayımladı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, bu adımın yalnızca denizde bekleyen petrolü kapsadığını vurgulayarak, “Bu geçici önlem, İran’ın küresel enerjiyi rehin alma girişiminin yol açtığı baskıyı hafifletecektir.” dedi.
12 Mart’ta denizde mahsur kalan Rus petrolüne yönelik alımlara izin verilirken, Venezuela’nın petrol sektörüne uygulanan bazı kısıtlamalar da gevşetildi. 20 Mart’ta ise denizde bekleyen İran petrolünün satışına sınırlı süreyle izin veren bir genel lisans yayımlandı.
Bessent, bu karara ilişkin değerlendirmesinde, “Esasen, ‘Destansı Öfke Operasyonuna’ devam ederken, fiyatları düşük tutmak için İran’ın petrolünü Tahran’a karşı kullanacağız.” ifadelerini kullandı. Bu iznin yalnızca halihazırda taşınmakta olan petrolü kapsadığını belirten Bessent, yeni üretim veya alımların bu kapsamda olmadığını söyledi.
Ayrıca 18 Mart’ta yayımlanan başka bir genel lisansla, ABD’li şirketlere Venezuela’nın devlet petrol şirketi Petróleos de Venezuela S.A. (PdVSA) ve bağlı kuruluşlarıyla belirli işlemler yapma imkânı tanındı. Bakanlık, bu adımın mevcut arzı artırarak küresel piyasayı destekleyeceğini bildirdi.
Arzı artırmaya yönelik ek adımlar
ABD yönetimi, iç piyasadaki yakıt tedarikini hızlandırmak amacıyla Jones Yasası’na 60 gün süreyle muafiyet getirdi. Bu düzenleme, ABD limanları arasında taşımacılıkta yabancı gemilerin de kullanılabilmesine geçici olarak olanak sağladı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, kararın, “ABD ordusu Destansı Öfke Operasyonu’nun hedeflerini gerçekleştirmeye devam ederken petrol piyasasında yaşanan kısa vadeli aksaklıkları hafifletmeye yönelik” olduğunu söyledi.
Öte yandan, petrol ve enerji ürünlerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçişini güvence altına almak amacıyla 6 Mart’ta Körfez’de savaş riskini de kapsayan 20 milyar dolarlık denizcilik reasürans planı devreye alındı.
Benzin fiyatları yükselişte
Tüm bu adımlara rağmen petrol fiyatları yüksek seviyelerini koruyor. Brent petrol 100 doların üzerinde işlem görürken, Batı Teksas (WTI) türü ham petrol yaklaşık 90 dolar seviyesinde bulunuyor.
Artan jeopolitik riskler ve bahar aylarında yükselen talep, ABD’de benzin fiyatlarını yukarı çekmeye devam ediyor. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, 23 Mart itibarıyla normal benzinin ulusal ortalama fiyatı galon başına 3,96 dolar olarak kaydedildi. Bu rakam, bir ay önce 2,94 dolar seviyesindeydi.
Benzin fiyatları aylık bazda yaklaşık 1 dolar artarken, yıllık artış yüzde 26,6’ya ulaştı. Eyaletler arasında farklılık gösteren fiyatlar, California’da 5,8 dolara kadar yükselirken, Washington ve Hawaii’de de 5 doların üzerine çıktı.
Yükselen akaryakıt maliyetlerinin lojistik giderleri artırarak gıda ve temel tüketim ürünlerinde fiyat baskısı oluşturmasından ve genel enflasyonu yukarı çekmesinden endişe ediliyor.