Bu çiftler, çevrelerine de hem mutluluk yayar hem de ilham kaynağı olur. Ama böyle aşklar yaşayanlar göz önündeki ünlüler olunca durum değişir. Onların öykülerini herkes bilir…
Milyonlar tanık olur yaşadıklarına.

EN BÜYÜK DİLEĞİ KARISINDAN ÖNCE ÖLMEKTİ
Türk sinemasının bir değil birkaç dönemine damgasını vuran Cüneyt Arkın ile karısı Betül Hanım’ın aşkı da bunlardan biriydi işte.
1972 yılında başlayan evlilikleri, 2022 yılında Cüneyt Arkın’ın ölümüne kadar sürdü. Bir başka deyişle ünlü oyuncunun bu dünyadaki en büyük isteği gerçek oldu.
Arkın hep “Betül’den önce ölmek isterim” derdi ve bu duası kabul edildi.
Karısı Betül ile tam 50 yıl boyunca evli kaldı Arkın. Bu süre içinde iki tane erkek evlatları dünyaya geldi. Hatta Cüneyt Arkın hayata veda etmeden önce gelinlerini görme mutluluğunu da yaşadı.
İster misiniz sadece filmleriyle değil yaşadığı evlilikle de hafızalarda yer eden Cüneyt Arkın ile karısının dillere destan öyküsünü bir hatırlayalım.

Ama bu kısma geçmeden önce Cüneyt Arkın’ın gerçek adının Fahrettin Cüreklibatur olduğunu ve karısının da onu gerçek adıyla çağırdığını hatırlatalım. Bu tercihi de onun, milyonların kamera karşısındaki halini tanıyıp bildiği o ünlü yıldızı değil o yakışıklı, güven ve aşk dolu Fahrettin’i sevdiğini gösteriyor.
Başka bir parantez daha açıp Arkın’ın aradığı aşkı, huzuru, mutluluğu ikinci karısı Betül Hanım’da bulduğunu da belirtelim. İlk evliliğini 1964 yılında Güler Mocan ile yaptı Arkın. Biraz da gençliğin etkisiyle o evlilik sadece dört yılda bitti.

HERKES ETRAFINDA PERVANE OLURKEN O HİÇ YÜZ VERMEDİ
Şimdi de geçelim Cüneyt Arkın ile Betül Hanım’ın aşk hikayesine.
Çift, bir arkadaş toplantısında tanıştı. O sırada Betül Hanım 20, Cüneyt Arkın ise 29 yaşındaydı.
Betül Hanım o anları birlikte verdikleri bir röportajda şöyle anlatmıştı: “Fahrettin çok hoş bir adamdı. Etrafında da bir sürü kadın vardı. Ben çok da oralı olmadım. Zaten benim bu sessiz duruşum onun dikkatini çekmiş.”
Gerçekten de o dönemdeki adıyla Betül Işın da Cüneyt Arkın’ın dikkatini çekti. Çünkü çevresini saran kadınların hiçbirine benzemiyordu.

‘BENDEN KAÇAN BİR KADINA BENİMLE EVLENMESİ İÇİN YALVARMAK İSTEDİM’
Bu ayrıntıyı da Arkın bir röportajında anlatmıştı. Herkes onun peşindeyken, o genç kızın kendisine hiç dikkat göstermemesi egosunu da biraz yaralamış doğrusu.
Tanıştıklarında da Betül Hanım’ın tanıdığı kadınlardan ne kadar farklı olduğunu kendi gözleriyle görmüş zaten. Tanışmalarından kısa bir süre sonra iki genç birbirlerine aşık oldu ve bir yıl sonra da evlendiler.
Tabii bu tanışma ve evlilik öyküsünün başka ayrıntıları da var. Arkın şöhret olduktan sonra bir dönem gerçekten de bunaldığını hissetti.
Gördüğü ilgiden öylesine yılgın düştü ki aklından “Bana sırtını dönüp giden bir kadının arkasından koşayım. Ona benimle evlenmesi için yalvarayım” düşüncesi bile geçiyordu.

KARISI ONUN CENNETİ OLDU
İşte tam da bu duyguların doruğundayken Betül Hanım ile tanıştı. Söylediğine göre ona kendini tanıtırken Cüneyt Arkın olarak değil “Ben Doktor Fahrettin” diye tanıttı.
Sonrasını da ünlü oyuncu bir röportajında şöyle özetlemişti: “Bebeğim Betül benim cennetim oldu.”
O ilk tanışma anında Cüneyt Arkın’ı çok etkileyen ayrıntı ise Betül Hanım’ın mavi gözlerindeki sıcak ve biraz da hüzünlü bakışlar olmuş.
Elbette evlendikten sonra Cüneyt Arkın ve Betül Hanım öyle kesintisiz bir mutluluk yaşamadı. Kimi zaman zor günleri de oldu. Ama hepsini birlikte atlatmayı bildiler.

KISKANDI AMA HİÇ BELLİ ETMEDİ
Bu arada Betül Hanım için de zorlukları vardı böylesine yakışıklı ve ünlü biriyle evli olmanın. Bunu da bir röportajında itiraf etmişti zaten.
“İnsanın bakmaya kıyamadığı, dünya yakışıklısı bir adam” diye tanımladığı kocasını kıskandığını ama ona hiç belli etmediğini söyledi Betül Hanım.
Bütün bu ilgi sayesinde söylediğine göre Arkın karısını hiç aldatmadı. Bunu da “Senin için ölmeye hazır bir kadın varken onu aldatmaya insan utanır” diye özetledi bir röportajda.
İşte böylesine büyük bir aşk yaşadı Betül Hanım ile Cüneyt Arkın.. Ya da karısının çağırdığı adıyla Fahrettin Bey.

‘BİR GÜN GÖRMESEM ÖZLÜYORUM’
Arkın 84 yaşına geldiğinde hayata veda etti. Ama işin doğrusu çok şanslı bir insanmış ki bu hayattaki en büyük dileği de gerçek oldu.
Cüneyt Arkın bir keresinde bu dileğini şöyle anlatmıştı:” Ölümden korkmuyorum. Sadece Betül’den önce ölmek isterim. Allah göstermesin onun yokluğunu. Yalnız kalmak istemem. Bir günlüğüne bir yere gittiğinde bile onu çok özlüyorum. Onsuz bir gün bile düşünemiyorum.”
Gerçekten de son nefesini verdiğinde bu en büyük dileği gerçek oldu. Elbette Betül Hanım da yarım asırlık eşini kaybettiğinde kolu kanadı kırıldı. Ama sevdiği ve onu seven adam karısının yanında olduğunu hissederek huzur içinde göçüp gitti bu dünyadan.