Prof. Dr. Vahit Türk, toplumsal vurdumduymazlık ve siyasi yozlaşma karşısında halkın sergilediği tepkisizliği sert bir dille eleştirmektedir. Yazar, devlet yapısı içerisindeki ajanlık faaliyetlerine ve milli değerlerin aşındırılmasına yönelik girişimlere sessiz kalınmasını bir ihanet ve bilinçsizlik göstergesi olarak tanımlar. Özellikle dini ve milli sembollerin tasfiyesine karşı gösterilen dirençsizlik, toplumun gerçek bir aidiyet duygusundan yoksun olduğu şeklinde yorumlanır. Metinde, halkın ve siyasetçilerin risk almaktan kaçınarak sadece boş söylemlerle yetinmesi temel bir ahlaki sorun olarak sunulur. Sonuç olarak yazar, hem devlet hem de din konusundaki samimiyetsizliğin toplumu büyük bir karakter aşınmasına sürüklediğini vurgular.
T 705 kimin numarası? Bu numarayı kim vermiş?
Bir devlet, bu numarayı vereni bile bile; bir parti, bu numaralanmışı bilerek buna nasıl tahammül edebilir? Numaraları bilinmeyen kaç T.C. yurttaşı var? Bir milletin buna tahammülünden, hiçbir şey yokmuş gibi davranmasından, ajanlığı doğal görmesinden ne anlamak gerekir?
Biz, ne zaman bu denli genişledik?
Partiler, ülkeyi yönetme iddiasında olanlar bu durumu niçin dillendirmezler? Kendi içlerindekilerden mi çekinirler?
Bütün Türk tarihinde böyle durumlarda yapılması gereken bellidir. Böyle bir durumu affetmek, hiç kimsenin yetkisinde değildir.
Ceza verilmemesi bir yana ödüllendirilmesini nasıl anlamak ya da izah etmek gerekir?
Velhasıl kişiliksizliğin, ahlaksızlığın, bilinçsizliğin ve ihanetin normalleştiği bir çağa kaldık…
***

İki şeyi anlamakta güçlük çektim, halen de çekiyorum.
Biri, hutbelerden “Allah indinde din İslam’dır” ayeti çıkarıldığında birkaç cılız ses dışında herkesin sessiz kalması; öteki ise devlet kurumlarındaki T.C.’nin kaldırılmasında aynı durumun yaşanması idi.
Vardığım sonuç ise ne din ne devlet… İkisine de yeterince bağlılığımız yoktur ancak bolca lafını ediyoruz.
Pek çok konuda olduğu gibi bedel ödemeyi göze alamıyor, itiraz etmeyi ve sorgulamayı bilmiyor, karşı çıkmaya korkuyoruz.
Bolca gevezelik ediyoruz, çünkü bir bedeli yok…