Roza Kurban tarafından kaleme alınan bu çalışma, Başkurt atasözleri ve deyimleri ışığında aile yapısını ve çocukların konumunu incelemektedir. Başkurt kültüründe aile, toplumun ve devletin temel taşı olarak görülür. Metinde öne çıkan temel unsurlar şunlardır: Evlilik ve Dünürlük: Eş seçiminde adayın eğitimi, aile terbiyesi ve dünürlerin sosyal uygunluğu kritik önem taşır. Atasözleri, kötüyle malı için dünür olunmamasını öğütler. Kız Çocukları: Zarafet, ahlak ve beceriklilik ön plandadır. “Kız evi, naz evi” olarak görülürken, eğitimli olması çeyizi kadar değerli kabul edilir. Erkek Çocukları: Sülalenin devamcısı ve soyadın temsilcisi olarak daha fazla sorumluluk yüklenir. Erkeğin zenginliği malı değil, varlığı ve kararlılığı ile ölçülür.
Başkurt deyim ve atasözlerinde çocuklar “kız çocuğu” ve “erkek çocuğu” şeklinde ayrı ayrı olarak da değerlendirilmiştir. Çocuklar evlilik yaşına geldiğinde çekirdek aile genişlemeye doğru yol alır. Her ne kadar, Başkurt atasözünde “Oğlun kimi severse, gelinin o olur; kızın kimi severse, damadın o olur” (Nederşina 2006: 206) dense de, anne-baba erkek çocukları için gelin adayı, kız çocukları için damat adayı arayışı içine girerler. Yuva kurarken müstakbel eşin anne-baba sevgisini ve eğitimini almış olmasına dikkat edilir. Bu bağlamda gelin ve damat adaylarının ailesi, yani müstakbel dünürlerin aileye uygun olup olmadığı da gözden geçirilir. Kimlerle dünür olunur sorusunun yanıtını da atasözlerinde saklıdır. Müstakbel dünürlerle ilgili atalarımız şunları söylemiştir:
- Yıllık tayla savaşa girme “yelesi var” diye, kötü ile dünür olma “malı var” diye;
- Yoksul ile dünür olmaktansa, varlıklıya borçlu ol;
- Kaynanaya göre gelini;
- Bozkırına göre koyunu, zamanına göre düğünü;
- Var edeni, çift yapar; (Nederşina 2006: 140, 142, 199, 211)
Kız çocukları, büyüdüklerinde yuvadan uçacakları hayatın bir gerçeğidir. Kızın evleneceği insan ve ailesi detaylı bir şekilde incelenir. Kız isteme sırasında bazen en ufak şeyler de büyütülür, bununla ilgili “kız evi, naz evi” derler. Evlenme çağı geçmiş kızlar için “evde kalma” konusu da yer almıştır atasözlerinde. Kız çocukları başka bir aileye gelin olarak seçilirken hem güzelliğine hem de eğitimine önem verilir. Zira gelin bir ailenin geleceği olacak çocukların anne adayıdır.

- Kızlı ev – nurlu ev;
- Kızlı ev – melekli ev;
- Kızlı insan – nazlı insan, oğullu insan – yollu insan;
- Kızlı insanın kapısına 40 tane at bağlanır;
- Kızı varın nazı var;
- Kızı olanın oğlu var;
- Kızının güzelliğini övme, işini öv;
- Kızıl tilki – dünyanın güzelliği, yakışıklı delikanlı – ilin güzelliği, güzel kızlar – evin güzelliği;
- Kız olursa, kız olsun, yıldızlara eşit olsun;
- Kızın zenginliği – güzel karakter, erkeğin zenginliği – kararlılıktır;
- Kız çocuğunun derdi göğsünde, erkek çocuğun derdi kalbinde;
- Kız gönlünde – çocuklu beşik, erkek gönlünde – eyerlenmiş at;
- Kız – komşu tavuğudur;
- Kız kızlı olmaz, annesinin değerini bilmezse, oğul oğullu olmaz babasının değerini bilmezse;
- Kız doğurursan – sıkışıp yat, oğul doğurursan – rahat yat;
- Kızlara kanat, erkeklere ayak versin;
- Kızı eğitmek – kutsal iş, oğlanı eğitmek en zor iş;
- Kızı – annesi, oğlanı – babası korusun;
- Oğlu olanın – eli var, kızı olanın – nazı var;
- Güzelin elinden su içersen de faydadır;
- On atlıda kız – sultan, on yedide – Çulpan, yirmide – gül bostan, yirmi birde – turna balığıdır;
- Hamarat gelin eriştesinden belli olur;
- Dünyanın güzelliği yâr ile;
- Yiğit olursa kahraman olsun, kız olursa güzel olsun;
- Yiğit cesur, kız güzel olursa iyidir;
- Kart kız erkek seçmez, ölen insan yer seçmez;
- Kızın olursa – evli olsun, evli olmazsa – ölü olsun;
- Kadının peşinden mal gelir, kızın peşinden şan gelir;
- Kızın aklı geç gelir, geç gelse de bol gelir;
- Kız seçerken gözünden önce, kulağına inan;
- Kızın iyisi kılığından bellidir;
- Kızı mutlu eden – erkektir;
- Övülen kız düğünde işi bozar;
- Övülen gelin düğünde rezil olur;
- Güzel – göz için, akıllı – gönül içindir;
- Güzellik düğünde gerek, aşk her gün lazım;
- Güzellik düğünde gerek, hamaratlık her gün lazım;
- Utangaç kız sevimli olur;
- At alırsan – köyünle, kız alırsan, uruğunla danış;
- At alırsan, yakından al, kız alırsan, ıraktan al;
- Babasını gör de – oğluna kız ver;
- Ağzı yamuk olsa da, zenginin kızı damat seçer;
- Acıyan yerden el gitmez, hamarat kızdan göz gitmez (gözünü alamazsın);
- Aş bulmak – bir baht, eş bulmak – bir baht;
- Eğitimli kız – çeyizli kız;
- Tanımadığınız güzeli almaktansa, tanıdığın çirkini al;
- Dulavrat otu arasında yetişen çiçekten korun;
- Kadın alırsan bilerek al, önünü arkasını bakarak al;
- İyi gelin – gelin, kötü gelin – ölüm; (Nederşina 2006: 139, 140, 141, 142, 143, 148, 149, 150, 151, 152, 193, 197, 198, 206).
Erkek çocuklar, her toplumda olduğu gibi ailenin, sülalenin devamcısı, soyadın bayraktarı olarak değerlendirilir. Onun için ailede erkek çocuğa daha fazla önem verilir ve kız çocuklarından farklı görevler yüklenilir. Erkek çocukları ile ilgili atasözlerinde bunun örneklerine rastlamak mümkündür.
- Oğlu olanın fikri vardır;
- Oğlu olmayanın eli yoktur;
- Oğlun kızarsa – başköşeye çık da çayını iç; damadın kızarsa – kapı kolunu tut;
- Oğlun olursa, oğul olsun – boyu bostu tam olsun;
- Oğlunla övünme, oğlunun işi ile övün;
- Babasını gördükten sonra – oğluna kız ver;
- Malı olan değil, oğlu olan zengindir; (Nederşina 2006: 140, 199, 206).
Erkek çocukları ile ilgili “Bir baba dokuz oğlana bakar, dokuz oğlan bir babaya bakamaz” atasözü hayırsız evlatlara uyarı niteliği taşımaktadır. (Nederşina 2006: 175).
Yukarıda Başkurt Türklerinin manevi mirası, zengin halk edebiyatı ürünü olan atasözü ve deyimlerindeki “aile ilişkileri” üzerinde durduk. Ailede anne-baba başta olmak üzere, kız ve erkek çocuklar, gelin-damat adayları, dünürlerle ilgili konuları irdeledik. Aile geleneklerinin devamında atasözü ve deyimlerin büyük bir etkisi vardır. Atasözleri ve deyimler, bize gelenek-görenek, adap-ahlak aşılamaktadır. Onun için geleceğe doğru yol alırken geçmişten gelen aile ile ilgili atasözleri ve deyimler iyi okunmalı ve ders alınmalıdır. Toplumun temel taşı olan aile bir milletin geleciğinin de teminatıdır ki, aile içi ilişkilerin sağlam olması şarttır. Temeli sağlam olan bir bina nasıl hiçbir doğal afet karşısında yıkılmıyorsa, sağlam temellere dayalı olan aile de aynıdır, hiçbir iç-dış etken bu aileyi yıkamaz. Aile temellerinin sağlamlığı bir milletin bekasını belirler. Sağlam bir aile sağlam bir toplumun, sağlam bir toplum sağlam bir milletin, sağlam bir millet sağlam bir devletin temelidir.
Kaynakça:
- Kurban, Roza, Çocuk Ailenin Aynasıdır, Önce Vatan Gazetesi, İstanbul, 27 Ekim 2016 sayısı, s: 11.
- Kurban, Roza, Biz İdil’den, Ural’dan…, İstanbul 2014.
- Nederşina, Fenüze, Başkort Halık İcadı – Mekelder hem Eytemder (Başkurt Folkloru – Atasözleri ve Deyimler), Öfö 2006.
- Türk Dil Kurumu, Türkçe Sözlük, Baskı, Ankara 2005.