Mehmet Özkendirci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Bir Adet AKAPE’li Portresi

Bir Adet AKAPE’li Portresi

featured
0
Paylaş

Bu köşe yazısı, geçmişte ülkücü kimliğiyle tanınan ancak günümüzde AK Parti destekçisine dönüşen bir bireyin eleştirel bir portresini çizmektedir. Yazar, ana karakterin işçi emeklisi olduktan sonra değişen siyasi duruşunu ve sahip olduğu ekonomik ayrıcalıkları sorgulayan bir bakış açısı sunmaktadır. Karakterin, kardeşlerinden aldığı miras destekleri ve devletten aldığı yüksek emekli maaşı sayesinde hayat standartlarını koruduğu vurgulanmaktadır. Kaynak, bu kişinin içinde bulunduğu rahat yaşam koşulları sebebiyle iktidarın ekonomi politikalarını fanatikçe savunduğunu ileri sürmektedir. Sonuç olarak anlatı, kişisel çıkarların ve maddi refahın siyasi görüşler üzerindeki belirleyici etkisini trajikomik bir dille özetlemektedir.

 

O dört kardeşi olan bir evin tek oğluydu. Ataerkil ailenin tek oğlu olmanın avantajlarını altmış yıldır hâlâ tepe tepe kullanıyor.

Ortaokul yıllarında gözünü budaktan sakınmayan ateşli bir ülkücüydü. Gece yarılarına doğru eve dönen bir ülkü sevdalısıydı. Az mı “gominist” dövmüşlerdi Ramazan’da oruç yedi diye. Sonraları o günlerde kendisinin de oruçlu olmadığını itiraf edecek kadar dürüsttü. Sonra okul macerası bitti. Artık MHP’nin bir fedaisi, ülkücüydü. Bir tanıdık aracılığıyla işçi olarak bir devlet kurumuna girdi. Askerlik dönüşü aynı kurumda sendikacılığa soyundu. İşçi haklarını sonuna kadar savunurken dar bir odada dört kişi çalışıyordu. Odada masa ve sandalyelerden başka, çalışmaya çalışan insanlardan başka sığacak pek kimse yoktu. Onlar da yan masadakilerle yeni çıkan cep telefonlarıyla konuşuyorlardı. Derken emekli oldu. Ortaokul mezunu bir işçi emeklisi olarak, üniversite mezunu bir memurdan fazla emekli ikramiyesi ve maaşı almaya başladı.

Sendikacılık bitince AKAPE’nin sadık bir ülkücüsü oldu. Artık işçileri değil, iktidarı savunuyordu. Devlete fazla yük oldukları için emeklilik yaşının yükseltilmesini, verilen maaşların yeterli hatta çok bile olduğunu savunmaya başladı. Babasının eski evine iki daire verilince, kız kardeşleri “İçimizde bir onun evi yok,” diyerek babalarının dairenin birini ona vermesini istediler. Artık beş kuruş vermeden, çok kişilerin yıllarca çalıştığı eve konuverdi. Kira derdi olmayan eski ülkücü yeni türkücünün sesi daha gür çıkıyor; herkese akıl vermeye çalışıyordu, zar zor bitirdiği ortaokul birikimleriyle…

Sonra annesinden sonra babası da vefat edince miras konusu tekrar gündemine geldi. Annesinin evinden de miras hakkı olduğu için, beleş eve konduğunu unutup hissesini almak istedi. Kuruşuna kadar aldı. Şimdilerde iki kişi, kira vermedikleri evde emekliliğin sefasını sürüyor ve Erdoğan Bey’e teşekkür ediyorlar. Acaba bu dünün ülkücü MHP’lisi; maaşına yakın, hatta fazla ev kirası verse hâlâ “Soğan ekmek yeriz, Erdoğan’ı ezdirmeyeceğiz,” diyebilecek mi ucuz et ve ekmek kuyruklarında? Bence der…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!