Bu makale, Sosyal Devlet kavramını Avukat Mehmet Bacaksız’ın perspektifinden açıklamakta ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. Maddesi’ndeki bu niteliği incelemektedir. Sosyal Devlet, toplumsal refahı artırmak ve dayanışmayı sağlamak amacıyla devletin müdahalesini öngören bir model olarak tanımlanmaktadır. Metin, Sosyal Devlet’in adil gelir dağılımı, tam istihdam, fırsat eşitliği ve sosyal güvenlik gibi temel amaçlarını sıralamaktadır. Ayrıca, bu hedeflere ulaşmak için vergi adaleti, kamulaştırma, devletleştirme ve planlama gibi kullanabileceği araçları ve politikaları detaylıca açıklamaktadır. Son olarak, metin, sosyal hak ve yardımların siyasi çıkarlar yerine gerçekten ihtiyaç sahiplerine yönlendirilmesinin sosyal barış için hayati önem taşıdığına dikkat çekmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasanın 2. Maddesinde belirtilen niteliklerinden birisi de Sosyal Devlet olmasıdır. Sosyal Devlet kavramını, “Sosyal devlet, devletin, toplumun sosyal refahını en üst düzeyde sağlayabilmek amacıyla müdahalelerde bulunmasını öngören bir devlet modelidir.” diye tanımlayabiliriz. Sosyal Devlet, yapacağı müdahalelerle toplumun sosyal refahını artırırken, aynı zamanda toplumsal bütünleşmeyi, dayanışmayı da sağlamış olur. Bu, toplumsal yapının güçlenmesine, bir başka deyişle milli birlik ve bütünlüğün sağlanmasına çok önemli katkı yapar.
Sosyal Devletin amaçları, görevleri, Anayasanın 41-64 maddelerinde düzenlenmiştir.
Sosyal Devletin amaçlarını şu şekilde maddeler halinde sınıflandırabiliriz:
- Gelir dağılımında adaleti sağlamak ve yoksullukla mücadele etmek,
- Tam istihdamı sağlamak ve işsizlikle mücadele etmek,
- Tüm vatandaşlar için fırsat eşitliğini sağlamak,
- Tüm vatandaşları sosyalgüvenlik kapsamına almak,
- Ekonomik büyüme ve kalkınmayı gerçekleştirmek,
- Sosyaldenge ve barışı sağlamak,
Sosyal Devlet, yukarıda belirtilen amaçlarına ulaşabilmek için bazı araçlar kullanır, bazı politikalar uygular. Bunları da şöyle açıklayabiliriz:

1- Vergi Adaletini Sağlamak İçin Alınacak Tedbirler: Sosyal Devlet, vergi adaletini sağlamak için az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi almak ilkesiyle hareket eder. Böylelikle, alt gelir grupları ağır vergiler altında ezilmekten kurtulurlar.
2- Kamulaştırma: Sosyal Devlet, vatandaşlar arasında fırsat eşitliğini sağlamak, sosyal dengeyi kurabilmek için gerektiğinde bazı özel taşınmazları kamu yararı amacıyla kamulaştırabilir. Mesela, toprak reformu yapmak için bir kısım taşınmazların kamulaştırılması vb.
3- Devletleştirme: Sosyal Devlet, kamu yararının zorunlu kıldığı durumlarda kamu hizmeti niteliği taşıyan özel işletmeleri devletleştirebilir. Bu işlem, Cumhuriyet’in kurulduğu yıllarda yoğun biçimde uygulanmış, yabancıların elinde bulunan demiryolu ve deniz yolu işletmeleri devletleştirilmiştir.
4- Planlama: Sosyal Devlet, ekonomik büyüme ve kalkınmayı gerçekleştirmek için ülkenin, toplumun ekonomik ve doğal kaynaklarını bilimsel ve akılcı kullanabilmek amacıyla planlamalar yapar. Devlet Planlama Teşkilatı DPT 1961 yılında bu amaçla kurulmuştur. Ne yazık ki, bu kurum 2011 yılında kapatılmıştır. Bugün çektiğimiz sıkıntıların önemli sebeplerinden birisi DPT’nin kapatılmış olmasıdır.
5- Sosyal Haklar: Sosyal Devlet, Sosyal adaleti sağlamaya yönelik; sosyal eşitsizlikleri gidermek, toplum içinde ekonomik bakımdan zayıf olan sınıf ve grupları koruma/kollamaya yönelik bazı sosyal haklar, sosyal yardımlar verebilir. Burada, çok önemli olan konu, sosyal hakların ve yardımların hiçbir art niyet gütmeden gerçekten zayıf, güçsüz ve yoksul olanlara verilmesidir. Buna dikkat edilmeden, salt siyasi çıkar sağlamak, partizanlık yapmak için kaynaklar çarçur edilirse beklenen amaçlar gerçekleştirilemeyeceği gibi yeni sorunlar, hoşnutsuzluklar, çatışmalar çıkması kuvvetle muhtemeldir. Ne acı ki; son yıllarda sosyal yardımlar çoğunlukla siyasi çıkar sağlamak, yandaşları memnun etmek için dağıtılmaktadır. Bu, sosyal barışı sağlamadığı gibi toplumda gerilimleri, kutuplaşmaları artırmaktadır.