Prof. Dr. Ata Atun
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Rumların AB Dönem Başkanlığı Rüyası

Rumların AB Dönem Başkanlığı Rüyası

featured
0
Paylaş

Bu makale, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin 2026 yılındaki AB Dönem Başkanlığı sürecini ve bu görevin KKTC ile Türkiye üzerindeki olası etkilerini analiz etmektedir. Yazar, dönem başkanlığının icra yetkisi bulunmayan, sembolik ve koordinasyon odaklı bir görev olduğunu vurgulayarak Rum yönetiminin tek başına bağlayıcı kararlar alamayacağını belirtmektedir. İlgili makamın yetkilerinin gündem belirleme ve arabuluculukla sınırlı olduğu, bütçe veya yasa yapma üzerinde doğrudan kontrolünün bulunmadığı açıklanmaktadır. Kaynak, bu sürecin Türkiye ile ilişkilerde ancak bürokratik yavaşlatma ve diplomatik görünürlük gibi kısıtlı bir etki yaratabileceğini savunmaktadır. Sonuç olarak, AB içindeki karar alma mekanizmaları ve veto haklarına dair tartışmalar ışığında, Rum kesiminin bu pozisyonu Türkiye aleyhine büyük bir tehdide dönüştürmesinin pek mümkün olmadığı ifade edilmektedir.

 

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) 1 Ocak 2026 tarihi ile AB Dönem Başkanlığını devraldı.

Peki bunun KKTC’ye etkileri ne olur? Ya da etkisi olur mu, bir bakalım.

Avrupa Birliği idari yönetim sisteminde iki farklı Konsey bulunmakta.

Birincisi;

Bizim hükümet sistemimizde benzeri olmayan, bir benzetme ile “Siyasi Partilerin Başkanlarından” oluşan “Avrupa Birliği Konseyi”,

Diğeri de;

Bizim hükümet sistemimizdeki “Bakanlar Kurulu” benzeri, AB’ye üye devletlerin Cumhurbaşkanları veya Hükümet Başkanlarından oluşan “Avrupa Konseyi.”

AB Dönem Başkanlığı, her üye devletin 6 ay süreyle dönüşümlü olarak üstlendiği bir görev olup, yürütme yetkisi olmayan, AB’nin liderliğini taşımayan, daha çok koordinasyon, temsil ve arabuluculuk rolü yapan bir başkanlık.

AB Dönem Başkanı sadece “Avrupa Birliği Konseyi”ne başkanlık ediyor ve erk yetkisi bulunmuyor.

Avrupa Konseyi toplantılarına Dönem Başkanı değil, “Avrupa Konseyi Başkanı” başkanlık ediyor ve tüm icraat ve erk yetkisi Avrupa Konseyinde.

AB Dönem Başkanlığının “Siyasi ve Sembolik Önemi” özetle;

Küçük ülkeler için uluslararası görünürlük, diplomaside deneyim ve bürokratik kapasite artışı,

Büyük ülkeler için gündemi dolaylı şekillendirme ve AB içi liderlik sinyali vermektir.

AB Dönem Başkanlığı’nın başlıca yetkileri ve görevleri;

AB Konseyi çalışmalarını yönetmek, gündem belirleme ve öncelikler koymak, üye ülkeler arasında arabuluculuk yapmak, yasama sürecini ilerletmek ve “Üçlü Başkanlık” (Trio Presidency) sistemi içinde yer almaktır.

AB adına bağlayıcı karar almak, Komisyonu yönetmek, tek başına yasa çıkartmak/veto etmek ve AB bütçesini kontrol etmek, AB Dönem Başkanının yetkileri arasında değildir.

Özetle ve kısaca;

AB Dönem Başkanlığı, bağlayıcı karar alma yetkisi olmayan bir koordinasyon görevi ve sembolik bir görev olarak tanımlanmakta.

Bu nedenle de GKRY’nin, KKTC veya Türkiye aleyhine alabileceği bir karar veya uygulatabileceği bir yaptırım yok.

GKRY’nin başkanlığının önemi sadece Türkiye–AB ilişkilerinin tonunu etkileyebilmesi ve bazı dosyaların ele alınma hızını yavaşlatabilme ihtimalinden öteye değil; hiçbir koşulda tek başına karar alması mümkün görülmüyor.

GKRY’nin AB’yi Türkiye’ye karşı kışkırtması durumunda, AB’nin “Oy Birliği” kapsamını daraltarak küçük üye ülkelerin “Veto” haklarını kaldırma yoluna gideceği görülüyor.

GKRY’nin AB Dönem Başkanlığının ilk yarısında “hava atmak” ve “tehdit etmek”ten öteye geçip geçemeyeceğini hep birlikte göreceğiz…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!