Ayşe Sayın
Partili belediyelere yönelik operasyonların yeniden hız kazandığı Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) Genel Başkan Özgür Özel, iktidarı erken seçime zorlamak için gündeme getirdiği iki aşamalı “ara seçim” planını gündemde tutuyor.
Urla’da 2 Nisan’da konuşan Özel, “CHP’li belediyeler dimdik ayaktadır. İktidar değişimi, seçim bekleyen, an meselesidir” dedi.
Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınması sonrası “genel seçim sandığını getirmek için her yolu deneyeceklerini” söylemişti.
Parti yönetiminin, milletvekili istifa ettirerek ara seçimini zorlayabileceği belirtiliyor.
CHP’nin bu stratejisi, AKP tarafından “parti içindeki sorunları örtme ve belediyelerle ilgili yolsuzluk gündemini değiştirme” hamlesi olarak görülürken, muhalefet cephesinde görüş ayrılığına yol açtı.
“Türkiye iyi yönetilmiyor” diyen İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Türkiye’nin seçime ihtiyacı var” diyerek Özel’e destek verdi, “Türkiye artık bu hükümeti, bu hükümetin dayattığı sistemi kaldıracak durumda değildir” dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Özel’e “Geniş bir milli ittifak paydasında bir araya gelelim” çağrısı yaptı.
DEM Parti ise önceliğini çözüm sürecinden yana koydu ve bir ara seçimi doğru bulmadığını açıkladı.
Ara seçim konusundaki görüş ayrılığının, daha önce “İmralı ziyareti” tartışması nedeniyle karşı karşıya gelen DEM Parti-CHP ilişkilerine nasıl yansıyacağı ve yeni bir kırılma yaratıp yaratmayacağı sorularını da beraberinde getirdi.
DEM Parti – CHP hattında kırılma olur mu?
DEM Parti sözcüsü Ayşegül Doğan, 2 Nisan’da yaptığı açıklamada parti merkez yönetim kurulunun gündeminde böyle bir konu olmadığını söyledi.
Doğan, “Bir seçim atmosferi tartışması bazı konuların üstünü örten bir etki de yaratıyor” ifadelerini kullandı.
Gündemlerinin “demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü” olduğunu söyledi.
Ancak DEM Parti ara seçim tartışmasının muhalefet içinde ayrışma yaratacak bir zemine çekilmemesi gerektiği görüşünde.
Ara seçim tartışması nedeniyle “DEM Parti, AKP ve MHP ile aynı yerde durdu” yorumlarının yapılabileceğini belirten parti yöneticileri, bu tür manipülasyonları önlemek için “son derece dikkatli bir dil kullanmaya özen gösterildiğini” belirtiyor ve CHP’nin de benzer tutumu alması gerektiğini savunuyorlar.
CHP’nin bugün yaşadığı sıkıntıları, DEM Parti’nin geçmişte ve halen yaşadığına işaret edilerek, şu değerlendirmeler yapılıyor:
“CHP ile müzakere denkleminde birlikte yer almamız gerekiyor ve CHP’nin de buna öncülük etmesi gerekiyor. Demokratik muhalefetin güçlenmesini istiyoruz. Cumhuriyetin kurucu partisi olması nedeniyle de cumhuriyeti demokratik hukuk devleti ile buluşturacak parti de CHP olmalı. Onun için yan yana olmalıyız diyoruz.”
Partili kaynaklar, PKK’nın fesih ve silah bırakma kararı doğrultusunda süreçte yasal düzenleme aşamasına gelindiğine işaret edilerek, “Sürecin tam göbeğindeyiz. Böyle bir süreçte iktidara ‘adım at’ demek yerine ‘sandığı getir’ demek ne kadar gerçekçi? Bu sadece süreci değil, ülkenin bir çok sorununu seçim sonrasına ertele anlamına gelir” değerlendirmesi yapılıyor.
Bu nedenle hem iktidar hem de CHP’nin süreci seçim ajandasına sıkıştırmaması gerektiği savunuluyor.
DEM Parti sözcüsü Ayşegül Doğan
CHP: DEM kendi içinde istişare etmeli
CHP lideri Özel, kayyum atanan ya da görevden uzaklaştırılan belediye seçimlerinin de yenilenmesini isteyerek, DEM Parti’ye de ara seçime destek vermesi çağrısında bulunmuştu.
DEM Parti’den gelen açıklamalar henüz CHP kurullarında değerlendirilmedi.
Ancak BBC Türkçe’ye konuşan kaynaklar, bu konunun DEM Parti ile aralarında bir krize yol açmayacağını ifade ediyor.
Çözüm sürecinde yasal düzenleme aşamasına gelinmişken, DEM Parti’nin böyle bir tutum almasını “makul” karşılayabileceklerini belirten bir parti yöneticisi, “Ancak DEM Parti bunu kendi içinde istişare etmeli. Onların da partilerine kayyum atandı, belediye başkanları görevden uzaklaştırıldı. Eski Eş Başkanları tutuklu. Demokratikleşme en önemli sorunların başında geliyor. O nedenle değerlendirmeliler” yorumunu yaptı.
Aynı parti yöneticisi, bu konunun DEM Parti ile CHP arasında bir krize dönüşmesini öngörmediklerini, iki parti arasında bir iletişim hattının olduğunu belirterek, “Bu bir kırılmaya neden olmaz. Oturup konuşuruz, kendi aramızda bir çözüm noktasına varırız” görüşünü dile getirdi.
DEM Parti’nin tutumu neden kritik önemde?
DEM Parti 2023’teki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekledi, 2024 yerel seçimlerinde de “kent uzlaşısı” ile CHP’nin özellikle büyükşehirlerdeki adaylarına destek verdi.
Önümüzdeki süreçte, DEM Parti’nin alacağı siyasi tutum, iktidarın “yeni anayasa” ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yeniden adaylık yolunu açacak “öne alınmış seçim” senaryolarında kritik önemde görülüyor.
Özellikle muhalefet kulislerinde, uzun süredir, iktidarın DEM Parti’yi CHP’den ayrıştırarak, anayasa değişikliği ve Erdoğan’ın adaylık yolunu açacağı, “Terörsüz Türkiye” masasının da bu nedenle kurulduğu yorumları yapılıyor.
Ancak DEM Parti bu iddiaları reddediyor.
İktidar ne diyor?
AKP yönetimi, Özel’in ara seçim hamlesinin siyasi bir sonuç üretmeyeceği yönünde.
AKP Sözcüsü Ömer Çelik 1 Nisan’da yaptığı açıklamada seçim gibi bir gündemleri olmadığını söyleyerek CHP’yi eleştirdi.
Çelik, “Dünyanın içinde bulunduğu tabloya bakın, bunun içerisinde CHP’nin oluşturmaya çalıştığı gündeme bakın. Türkiye ve dünyadaki gerçeklerden kopuk bir CHP var” dedi.
BBC Türkçe’ye konuşan partili kaynaklar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanan Merkez Yürütme Kurulu’nda, Özel’in ara seçim çağrısı veya erken seçim konusunun gündeme gelmediğini belirtiyorlar.
Buna karşın kulislerde, Erdoğan’ın bu tür başlıklarda “ölçüp biçmeden ve siyasi getirisini hesaplamadan adım atmayacağı” vurgulanıyor.
Erdoğan’ın riskli bir seçime girmeyeceği ve ara seçim gibi sonucu belirsiz bir süreci zorlamayacağı ifade ediliyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de daha önceki açıklamalarında erken seçim olasılığını kesin bir dille reddetmişti.
Buna ek olarak iktidar cephesinde, ara seçim çıkışı, “CHP ile ilgili yolsuzluk gündemini değiştirmeye yönelik, gerçekliği olmayan bir hamle” olarak değerlendiriliyor.
Yargıya yansımış bir “yolsuzluk, usulsüzlük” konusu bulunduğunu ve bunun “seçim sandığı ile temizlenemeyeceğini” savunan bazı AKP kurmayları, “CHP elmalarla armutları birbirine karıştırıyor. CHP seçimi kazansa, hakkında soruşturma olan kişi beraat mi etmiş olacak, Bu suç işlenmemiş mi olacak?” sorusunu yöneltiyor.
Ara seçim formülleri
CHP lideri Özel, ara seçim konusunda adım atması için önümüzdeki günlerde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’la görüşecek. Ayrıca, destek için muhalefet partilerini de ziyaret edecek.
Anayasa’ya göre yerel seçimler beş yılda bir yapılıyor ve bu sürenin değiştirilmesi ancak anayasa değişikliğiyle mümkün.
Genel seçim için İYİ Parti dışında mecliste grubu olan siyasi partilerin olumlu bir yanıtı olmadı.
Özel, CHP için ikinci formülün ara seçim olduğunu açıkladı.
TBMM’de üye sayısının %5’i yani 30 milletvekili eksilirse, bu seçim bölgeleri için meclis üç ay içerisinde seçim kararı almak zorunda.
Mecliste sekiz sandalye çeşitli gerekçelerle boş durumda. Bu sebeple CHP 22 milletvekilinin istifasını gündeme getirebilir.
Ancak milletvekili istifasının kabulü Meclis Genel Kurulu kararıyla mümkün olabildiği için, bu hamlede de parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduran iktidar partisinin kararı belirleyici olacak.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının ardından açıklama yapan CHP lideri Özel, boşalan sekiz koltuk için TBMM Başkanı Kurtulmuş’un inisiyatifiyle seçim yapılabileceğini söyledi.
“Onlar sekiz milletvekili için planlamıyorsa boş sandalye sayısı 30’a ulaştığında mecbur yaparlar” dedi.
“Genel seçim sandığının getirilmesi için her şeyi yapacağız” diyen Özel, ara seçim için “önümüzdeki günlerde” Numan Kurtulmuş ile görüşme talep edeceğini söyledi.
CHP için bir başka formül ise belediye meclislerinden istifa olacak.
Özel, “Mesela AKP kabul ediyorsa İstanbul Büyükşehir’de belediye meclis üyelerimizi birlikte istifa ettirip hemen seçim başlatırız. Kayyum atanan bölgelerde bizim gücümüz yok. AKP ile DEM birlikte hareket ederlerse oralarda da seçimler olabilir” dedi.
Mahalli İdareler Seçimi Kanunu’nun 29. maddesi, “Belediye meclisi üyeliklerinin herhangi bir sebeple boşalması ve meclis üye sayısının yedeklerin de getirilmesinden sonra üye tamsayısının yarısından aşağı düşmesi” halinde “seçimlerin yenilenmesini” öngörüyor.