DOLAR 12,48430.47%
EURO 14,08310.07%
STERLIN 16,64340.3%
ALTIN 715,940,43
BIST 1.776,41-2,35%
BITCOIN 7109185,36%
Ankara
13°

PARÇALI BULUTLU

12 56

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Bayrak kirizi Türkmen Aşiretler Meclisinde ele alındı

0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Haftalık toplantısını Türkmen toplumunun önde gelen şahsiyetlerinin ciddi katkısıyla gerçekleştiren Türkmen Aşiretler Meclisinin bu haftaki buluşmasına ilgi büyüktü.

Bugünkü toplantıya kerkük ve etrafındaki kasaba ve köylerden birçok aşiret reis ve temsilcilerinin yanısıra Türkmen Sivil Toplum Örgütlerinin Başkan ve Temsilcileri, Tisin İstişare Meclisi Başkanı ve onlarca büyük Türkmen şahsiyeti katıldı.

Konuklara hoşgeldiniz de bulunan Meclis Başkanı Feyzullah Sarikahya, Kerkük İlinde baş gösteren bayrak krizine göndermelerde bulundu ve Kürdistan bayrağını boykot eden Türkmen Sivil Toplum Örgütlerinin düzenlediği Türkmen gösterisine övgüler yağdırdı.

Toplantıya katılan Türkmenşanı Medya ve Araştırma Merkezi Genel Yönetmeni Ümit Köprülü ise, yaptığı konuşmasında Türkmen gösterisinin uzun yıllardan beri Irak’taki dikta rejimlere Türkmenlerin başlattığı milli direnişin barışçı bir etkinliği olduğunun altını çizdi ve bu gibi etkinliklerin devam edeceğini söyledi.

Irak Türkleri İnsan Hakları Derneği adına Aygül Oğuz, Tisin İstişare Meclisi Başkanı Hidayet Kehye, Nevzat Avcı, Dr.Ümit Al mühendis, Azzam Kümbetli gibi bir çok şahsiyet te konuyla ilgili konuşma yaptıktan sonra basın toplantısına geçildi.

Haber Ajanlarına sundulduğu bir bildiri de Kerkük Valisi bayrak kararından geri adım atmaya davet edildi.

Öte yandan bir az öncesi Irak Parlamentosu da Kerkük’te Irak bayrağından başka hiç bir bayrağın asılmamasına karar aldı.

Devamını Oku

Irak Ayaklanması 1991

0

BEĞENDİM

ABONE OL

İkinci Körfez Savaşı sonrası büyük hüsrana uğrayan Irak Ordusu ile Irak Güvenlik ve İstihbarat birimleri, yurt genelinde de kontrolü kaçırdı.

Güvenlik boşluğu, siyasi istikrarsızlık , zulüm, baskı, açlık ve sefaletin kol gezdiği ülkenin kuzeyinden güneyine kadar uzanan coğrafyadeki halk isyana geldi.

Irak Rejimi 18 ilden 14’ünü birer birer kaybetmeye başladı. Yalnızca Başkent Bağdat’ın yanısıra, Musul, Tikrit ve Rumadi illerini elinde tutan rejim, en ağır silahlarla halka saldırarak ayaklanmayı bastırdı.

Ayaklanma ateşinin kimlerin tarafından yakıldığı ve kos koca ülkeyi hızlıca nasıl sardığı hiç zor olmadı.

Ayaklanmanın zil sesleri zaten savaşın yenilgiyle sona ermesinden haftalar öncsi duyulmaktaydı. Saddam Rejimine bağlı Halk Ordusu birlikleriyle istihbarat ve güvenlik birimleri elemanları, her gece belirli yerleşim semtlerini hedef seçerek, evleri basıp asker kaçaklarını arayıp çatışmaların ön saflarına sevk etmek için topluyorlardı. Karşı gelenleri ise, halk meydanlarında ailelerinin gözü önünde kurşuna dizmektelerdi.

Zulümbatlı ve zifirli karanlık sokak ve caddeler ölüm kokuyordu ve halkın bu anormal olan duruma daha uzun bir süre dayanmayacaklarının belirtilerini göstermekteydi. Halk intifadanın bir yerlerden doğacağını ümitle bekliyrlardı.

Söylentilere göre ilk kıvılcım güneyin Basra ilinde tutuştu. Savaşı büyük bir yenilgiyle kaybeden askerler, yurtlarına dönmek için günlerce aç susuz yürümek zorunda kalmışlardır. Bu nedenle, 1 Mart 1991’de büyük bir hayal kırgınlığı yaşayan askerlerin birisi, Saad Meydanındaki Saddam heykeline kurşunlar yağdırarak küfür savurmaya başlayınca halk da ona destek verip devlet kurumlarını birer birer ele geçirmeye başlarlar. Saatlar içinde Irak’ın ikinci büyük kenti olan Basra Saddam karşıtı halkın ve gizli siyasi teşkilat mensuplarının eline geçer.

Basra’dan sonra, Misan, Kerbela illeri 2 Mart günü ve Necef’ de 3 Mart günü ayaklananlar eline geçer.

Kuzey bölgesinde ise, ilk kıvılcım 1 Mart 1991 günü Süleymaniye kentinde tutuştu ve ardından Erbil, Duhok, Kerkük ve Tuzhurmatu’ya sıçradı.

Ne yazık ki ateşi hızlıca Irak’ın dört bir yanını saran ayaklanma bir sürü yanlışlık ve pilansızlıklar yüzünden hızlıca da rejim tarafından püskürtüldü.

Rejim yanlısı silahlı güçler suçlu suçsuz insanların evlerini parklarını başlarına yıktılar. Kısacası 1991 ayaklanmasının faturasını Irak halkı canlarıyla, mallarıyla çok ağır ödediler. Katliamlar, Arap, Kürt, Türkmen, Şii ve Sünni ayırtmadan her adrese uygulandı. Ancak altını çizmek istedidiğim, Iraklıların ödediği bu ne ilk ve ne de son bir fatura sayılabilir çünkü, bu topraklarda yaşamak kaderi olan insanlar doğuştan bu gibi faturaları ödemeye alışık. Bilmem de kimlerin ahını aldıkta, aleyhimize yapılan her türlü zulüm ve haksızlıktan bir türlü kurtulamadık.

Devamını Oku

Irak’ta Türkmen Partilerinin Tarihçesi

0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

2003 yılı öncesi diktatör Saddam rejimi döneminde ve o rejimin düşmesinden bu yana, Irak’ta kurulmuş olan bir sürü Türkmen siyasi parti ve kuruluşları faaliyet yapmıştır. Bu yazımızda o parti ve örgütleri mercet altına alarak tarihlerine bir göz atmak istedik.

  • Rahmetli Bahattin Kocava 1979 yılında Suriye’de Türkmen Ulusal Demokrat Partisi’ni kurdu. Parti Irak Milliyetçi Ulusal Cephsine katılan tek Türkmen örgütü idi. Rahmetli Mehmet Reşit, Rahmetli Dr. Fazıl Demirci, Hasan Süleyman, Abbas Abdullah Kasap ve Enver İzettin’in adları, örgütü oluşturan üyelerin başında yer almaktaydı. Ayrıca Dr. Mehmet Sait Ketene Libya ve Aydın Beyatlı da örgütün Türkiye Temsilcileri idi. Ancak örgüt Suriye Hükümeti ile ve cephe içi baş gösteren sorunlardan ötürü çalışmalarını dondurup kendini feshetmiştir.
  • 11. Kasım 1988 tarihinde Ankara’da Dr. Muzaffer Arsalan önderliğinde kuruluşu ilan edilen Irak Milli Türkmen Partisi, 1994 yılında kurulan Irak Türkmen Cephesinin çatısı altına girmiştir. Dr. Muzaffer Arsalan 1996’ya kadar partininin başkanlığını sürdürmüştür. Ardından parti başkanlığını üstlenen Kerkük İl Meclisi Üyesi Mustafa Kemal Yayçılı, 15 Mayıs 2004’te Kerkük’ün Tuzhurmatu İlçesi yakınlarında, içinde bulunduğu araca ateş açılması sonucu hayatını kaybetmiştir. Başkanlığı bir zamanlar da Cemal Şan yaptıktan sonra hal hazırda eskisi gibi etkin olmayan partinin başkanı İsam Adil Terzi’dir.
  • 1993 yılında faaliyetini başlatan Türkmen Milliyetçi Haraketi’nin adı 1994’te Demokrat Ulusal Türkmen Haraketi olarak değiştirilmiştir. Genel Merkezi Londra’da bulunan Haraket Başkanı Emekli Albay Aziz Kadir Samancı idi. Etkinlikleri genellikle Türkmen tanıtımı, uğradıkları haksızlık ve gözardılarını devletlerarası mercilere yetiştirmek ve yasal haklarını savunmakla yoğunlaşmakta idi. Haraket 17 Temmuz 1995’te Birleşik Irak Ulusal Kongresi’ndeki üyeliğini dondurmuştur.
  • Irak Türkmenleri İslami Birliği’nin doğumu 2 Mart.1991 rastlamaktadır. Genel Bürosu Şamda olan Birliğin İran İlleri ( Şiraz, Kum, Esfahan )’ da üç bürosu daha varmış. Kurulduğu günden birliğin başkanı Abbas Al Bayati’dir. Birliğin Al Delil adında bir gazetesi yayınlanmıştır. Başkan Al Bayati ve birliğin diğer kurmayları Saddam sonrası Irak’ta kurulan tüm hükümetlerde önemli görevler almış ve söz sahibi olmuşlardır, ancak Türkmen sorunuyla hiç bir dönemde ilgilenmemişlerdir.
  • Türkmeneli Partisi’nin ilanı da 1992 yılında Aydın Abbat Beyazlı, Riyaz Sarıkahya, Ahmet Ali Çadır, Mükerrem Garip Kasap ve Ayhan Bayraktar tarafından Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştirilmiştir. İlk adı Türkmen Birlik Partisi idi. Genel Merkezi Kerkük’te bulunan parti başkanlığını Riyaz Sarıkahya sürdürmektedir. Parti 1994 yılında kurulan Irak Türkmen Cephesini oluşturan partilerin birisidir.
  • 1995 yılında Erbil’de kurulan Türkmen Bağımsızlar Hareketi’nin ilk Başkanı Ferit Çelebi idi. 1994’te Irak Türkmen Cephesini oluşturun üç partiden birisi olan Türkmen Bağımsızlar Haraketi Başkanı Kenan Şakir Uzayir Ağalı’dır.
  • Türkmen Halk Partisi 1997 yılında Irak Türkmen Cephesi’nin ilk başkanı Dr. Turhan Ketene tarafından kurulmuş ve kısa süre sonrası etkinliğini dondurmuştur.
  • 24 Nisan 1994 tarihinde Irak Milli Türkmen Partisi, Türkmeneli Partisi, Türkmen Bağımsızlar Haraketi, Türkmen Kardeşlik Ocağı, Türkmeneli İşbirliği ve Kültür Vakfı, Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği gibi oluşumları çatısı altına almak üzere kurulan Irak Türkmen Cephesi’nin Başkanlığı 9 Nisan 2003 öncesine kadar Erbil’de idi. 1. ve 2. Türkmen Kurultayları da Erbil’de yapılmıştır. Saddam Rejimi devrildikten sonra , 12-15 Eylül 2003’te Kerkük’te gerçekleşen 3. Türkmen Kurultayı’nda ITC Başkanlığı’nın Kerkük’e taşanma kararı alınmıştır. Dr. Turhan Ketene’nin ilk başkanı olduğu Cephe’ye Vedat Aslan, Dr. Sinan Çelebi, Avukat Sanan Ahmet Ağa, Dr. Faruk Abdullah Abdurrahman, Dr. Sadettin Ergeç beyler de başkanlık yapmışlardır. En son 5. Kurultayını 13-14 Temmuz 2008’ de Kerkük’te bir sürü sorunlarla tamamlayan ITC, ondan sonra bir daha kurultaya gitmemiştir. 2011’de Başkanlığından istifa eden Dr. Sadettin Ergeç yerine bugünkü Başkan Erşet Salihi seçilmiştir.
  • 2004 yılında ilanı gerçekleşen Irak Türkmen Adalet Partisi, kurulduğundan bugüne Enver Bayraktar tarafından yönetilmektedir. Irak Türmen Cephesi Başkan Yardımcısı Milletvekili Hasan Turan da Başkan Yardımcısıdır.
  • 2005’te Dr. Faruk Abdullah Abdurrahman Liderliğinde doğan Türkmen Karar Partisi de Başkanının Londraya yerleşmesi nedeniyle bir süre rahmetli Emekli Albay Yavuz Ömer Adil tarafından yönetilmiştir. 3. kongresini Keükük’ün Şehit İbrahim İsmail salonunda düzenleyen parti Başkanlığına Kerim Zeynel Dabbağ’ı seçmiştir.
  • Çalışmalarına bir dernek olarak başlayan Türkmen Hak Partisi, Eylül 2013’te siyasi bir partiye dönüştü. Aralık 2014’te gerçekleştirdiği birinci kongresinde Dr. Turhan Müftü’yü başkan seçti.
  • Türkmen Milliyetçiler Topluluğu da uzun yıllar Türkmen davasını üstlenmiştir. Türkmen Şairi Şemsettin Türkmenoğlu topluluğun uzun yıllar başkanlığını yapmıştır.
  • Kerkük’te etkinliği yoğun olan ve Hüsam Türkmen’in Başkanı olduğu Türkmen Milliyetçi Haraketi de bu yazımıza dahil son Türkmen siyasi oluşumumuzdur. Tabii bunların yanında etkin olmayan bir kaç oluşum da olmuştur.

Bir de Bölgesel Kürt Yönetimi siyasi oluşumları hesabına çalışan kukla parti ve örgütler vardır. Onların etkinlikleri davamıza yarardan ziyade zarar vermektedir.

Devamını Oku

2003 Yılı Öncesi Türkmen Milli Mücadelesi

0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Malumdur darbeyle yönetimi ele geçiren Sosyalist Arap Baas Partisi, 17 Temmuz 1968 de Irak’ta Ahmet Hasan El Bekir’i Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturttu. 16 Temmuz 1979 da ise, Diktatör Saddam Hüseyin, El Bekir’in görevine son vererek kendi dönemini başlattı.

9 Nisan 2003 te dikta rejimden kurtarmak amacıyla Irak’ı işgal eden ABD, Bağdat’ta Saddam rejimi devrine son vererek, yurdu Baas karşıtı dış güçlerin seçkin Iraklı elemanlarına bıraktı.

Irak’ta büyük siyasi parti ve teşkilatlara dış güçlerin desteği artıkça arttı.

Siyasi parti ve teşkilatların kurduğu askeri güç ve asayiş birimleri, devlet kurumlarından çok iş görmeye başladı. Yurdun her köşesinde gercekleşen süikast, insanları kaçırıp fidye isteme veya acımasızca katledip tenha yerlere bırakma, insanların ev ve iş yerlerini basmalar, alışveriş merkezleri, çayocakları, cadde ve sukakları canlı bomba ve bomba yüklü araçlarla patlatmaların arkasında çoğu zaman onların izi vardı.

Türkmeneli’nin kaderini de bölge kontrolünü eline geçiren Irak Kürdistan Demokrat Partisi ile Irak Kürdistan Yurtseverler Birlği çizmeye başladılar.

Sözün kızacası gitti Arap baskısı ve zulümü .. Geldi beklenmeyen Kürt baksksı ve zulümü.

Peki bu baskı ve zulümlere karşı Türkmenler hiç mi direnmedi?

Başkalarının dediği gibi Türkmenler 2003 yılından sonra mı örgütlenmeye başladılar mı?

Türkmenler Irak Devleti’nin kurulduğu günden bugüne kadar her türlü haksızlık, gözardı, göçe zorlanma, yakalanıp zındanlara atılma, darağacına asılıp veya kurşuna dizilerek katledilme eylemlerine maruz kaldılar. Bölgelerinin demoğrafisi yönetimi eline geçiren güçlerce sürekli istedikleri gibi değiştirildi. Kanayan Türkmen yarası birgün olsun hiç dinmedi.

Peki Irak’ta Türkmenler’in siyasi örgütlenmesi hangi tarihe dayanır ve 2003 ten önce Türkmen Mücadelecileri nasıl ve nerelerde biraraya gelip buluşurlardı?

2003 ten önce şehir içinde diğer milletlerin de olmadığ gibi, Türkmenler’in de izinli siyasi parti ve teşkilatları yoktu. Ancak Türkmenler her dönemde çeşitli yollarla biraraya gelip örgütlenmişlerdir.

–        1960 yılında Genel Merkezi Bağdat’ta açılmış olan Türkmen Kardeşlik Ocağı o dönemde Türkmenler’in en önemli bir siyasi örgütü idi. 1980 yılında dikta rejimin idam ettiği Ocak Başkanı Emekli Albay Abdullah Abdurrahman ve dava yoldaşlarının yönettiği Ocak, bir siyasi partiden daha büyük işler başarmaktaydı. Bu yüzden rejim o liderlerimizi tutukladı, idam etti ve Kardeşlik Ocağını da rejim yanlısı kişilere teslim etti.

–        Türkmen Kardeşlik Ocağı’nın Erbil ve Musul kolları, Türkmen Milli Takımı, Kara Altın Takımı ve Savra Spor Kulübü da aynı milli görevi görmektelerdi.

–        Şehir, kasaba ve köylerde bulunan birçok çayocağı ve gazinolarda Türkmen mücadelecilerinin toplandığı yerler arasındaydı. Bu yüzden 1959 yılında Türkmenlere yapılan Kerkük Katliamının ilk hedefi çayocağı ve gazınolarımız seçilmişti. Kerkük’te Türkmen mücadelecilerinin buluştuğu en ünlü çayocağı ve gazinolar arasında başta Aslan Yuvası, Musalla, Cirit Meydanı, Mecidiye, Ahmetağa ve Dayı Cuma çayocağı ve gazinolar gelmekteydi.

–        Mücadeleci şairler Mustafa Gökkaya ve Mehmet İzzet Hattat gibi birçok dava liderlerinin de işyerleri buluşma ve toplantı mekanlarından idi.

–        Gençler ve öğrenciler ise liderlerinden gelen bilgi ve talimatları almak için belirli evlerde toplanırlardı.

–        1970’li yıllarda Kerkük’te açılan Türk Kültür Merkezi de Türkmen mücadeleci gençlerin buluştuğu diğer bir adresti.

–        20. Yüzyılın Yetmişli yıllarının sonlarında kurulmuş olan Türkmen Gizli Kurtuluş Ordusu, bir zamanlar Baas rejimi bireyleri ve güvenlik elamanlarının korkunç hayalleri olmuştu.

–        Tabii bunların yanında  Türkmen liderlerinin Türkiye, İran ve Suriye’de bulunan siyasi parti ve örgütleri de yok değildi. Ancak onların Türkmeneli’deki unsurlarının faaliyetleri çok kısıtlı idi.

Son olarak kimsenin Türkmenler’in siyasi geçmişleri yoktur demesine hakkının olmadığını söylemek isterim çünkü, Türkmenler’in yaşadığı bölge düm düzdür rejimlerin güvenlik elemanlarından kurtulmak isdeklerinde ne Kürtler gibi sığınacakları dağlar ve dereler vardır ve nede Araplar gibi sığınacakları göl ve bataklıklar.

Devamını Oku

Cennet annelerin ayağı altındadır

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kendisi de anne olan bir hanımefendinin, sosyal medyada annelerle ilgili bir paylaşımı çok ilginçti. Dikkatimi çektiği için paylaşmak istedim.
 
Anne babası Türkiye’de ve kendisi de uzun yıllardır Avrupa’nın gelişmiş bir ülkesinde yaşamakta olan hanımefendi, anne babasının bir günden bir güne kendisini aramadığından şikâyet ederek, onları yerden yere vurmaktadır.
 
Evet, anneler ve babalar dünyaya getirdikleri, çocuklarını yedirmek, giyindirmek, iyiyi öğretmek, kötülüklerden uzak tutmak, okutmak ve saire görevlerle mükelleftir. Ancak bu belirli bir yaşa kadar olmalıdır.
 
Yetişkinlerse kendileri, onları yemeyip yedirip, girmeyip giydirip, gece gündüz sıcak sdğuk bilmeden çalışarak okutup ayakları üstünde durduran anne ve babaları sormalı ve onlara bakmalıdır.
 
Kim bilir hanım efendinin de anne babası benimkiler gibi telefon tuşlarına basıp numarayı bile çeviremezler. Çünkü onlar o öpülecek temiz parmaklarını bizim mutluluğumuz içn mum ettiler.
 
Bizleri dokuz ay karnında taşıyarak her türlü acıya direnen annelerden şikayetçi olup onlara sosyal medyada laf söylemek ve söyletmek kimin haddine.
 
Allah-u Teâlâ’nın rızası, ana-babanın rızasında, gazabı da, ana-babanın gazabındadır.
 
Allah-u Teâla Kuran-i Kerim’inde bile: “Biz insana, anne babasına en güzel bir biçimde davranmasını emrettik…” derken bu cesaretin kaynağı ne?
 
Ebu Bekr(R.A.)’nun rivayetine göre Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
 
“Allah Teâlâ bütün günahlarda dilediklerinin cezasını ahiret gününe erteler. Yalnız anne ve babaya karşı gelmenin cezası hariç. Allah Teâlâ anne ve babasına isyan edenin cezasını ölmeden önce de dünyada verir.”
 
Diğer bir soru cevabında ise sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuş: “Anne ve babalar sizin cennet ve cehenneminizdir.”
 
Yüce Mevla’nın cennetini ayakları altına serdiği anneleri üzmek ve kalplerini kırmanın vebalı büyüktür ve bu vebalın bedeli de büyük olacaktır.
 
Anne ve babalara küfür etmekse büyük suçlardan sayılmaktadır.
 
Allah’ım biz anne babalarımızdan razıyız.. En iyi şekilde bizleri yetiştirdiler.
 
Vatana ve topluma yararlı olmamıza çalıştılar.
 
Ne olur rahmetini esirgeme onlardan.
 
Amin.

Devamını Oku