A. Yağmur Tunalı
  • 321 Yazı
  • 0 Yorum

A. Yağmur Tunalı - Tüm Yazıları

Bu çekirgeyi çok sıçrattık

Dini, yüzünden anlayan veya kendi dinlerini kuranların elindeyiz. Dinin özüyle ilgileri kalmadığı gün gibi açıktır. Görünüşe, gösterişe bakmayınız. Bildiğimiz üç beş din ritüelini öne çıkarmaları avcının tuzağıdır. Din ve değer taşımaz. Biraz güçlenince dört asır geride kalmış kilise engizisyonunu aratmayan...

Devamını Oku

Bu yeni bir din

Kalabalıklar günlük yaşar. Davranışları büyük ölçüde yeme-içme-barınma ve güvenliğe bağlı şekillenir. İnanış alanına da böyle 'pratik' bakarlar. Kolay cennetler peşindedirler. Din simsarı bunları bilir. Kendince anladığını din sayar ve kendini tanrı yerine koymaktan çekinmez. "Hüküm Allah'ındır" derken ona ben karar...

Devamını Oku

”Hey Koca Türk!”

Kim beş duygunun içgüdü hudutlarını aştıysa dünya körlüğünün hücumuna uğradı. Canlılığı aşarak insan olabilenin, yani anlamaya başlayanın, yani anlayanın kaderi taşlanmaktır. Galile'ye engizisyon düştü, Hallac'a deri yüzülmesi. Dünya bu taşlananların omuzlarında devam sırlarını yakaladı. Buna rağmen onları yerden yere vurmakta tereddüt yaşamadı, merhamet göstermedi....

Devamını Oku

Onlar Arap biz Müslüman

Din ve medeniyet değiştirmekle geçmiş silinmez. İnsan yine o insan, toplum yine o toplumdur. Sihirli bir değnekle başka bir şekle dönüşme ancak masallarda olur. Ayrıca, yüzyılların, bin yılların getirdikleri, var oluş ve devam kanunları değişmez. Tabii olan budur.  Yatağı değişen...

Devamını Oku

Düşündüklerimizi konuşmanın zamanıdır

Bu memleket sürprizlidir. Bu sözü son zamanlarda sık tekrarlıyorum. Evet, kimse içinde bulunduğumuz dağınıklığa, sahte din hipnozunun canımıza okur görüntüsüne bakıp aldanmasın! Parça bölük görünüşümüze de aldanmasın! Tepedekilerin cephe siyasetine, bölücü hinliklerinin tutar gibi olmasına da aldanmasın! Bizi böyle alt...

Devamını Oku

Türk’ün Ocağı

Türk Ocakları Genel Merkezi, bir gece yarısı kararıyla İstanbul Türk Ocağı yönetimini görevden aldığını duyurdu. Şüphesiz münasebetsiz bir işti. "Münasebetsiz" derken, sadece "Gece yarısı" ve "Sabaha karşı" operasyonlarıyla anılacak bir devrin alışkanlıklarıyla birleşmesini kastetmiyorum. Dokuz madde yazsanız dokuzunda da münasebetsiz, eski tabirle "icapsız" bir...

Devamını Oku

CÜNEYT ARKIN DA GİTTİ

Türk Sinemasının büyük ismiydi. Birinci özelliği bu olmakla beraber, aynı zamanda doktordu, senarist ve yönetmendi. Ulaştığı seviye, şöhretine yakın seyreden nadir isimlerdendi. İyi yetişmişti. Renkli kişiliğini besleyen birikimiyle de öne çıktı. Derecesi tartışılır fakat şüphesiz entellektüel bir sanatkârdı. Onu herkes...

Devamını Oku

Nereye bu yol?

Bugün, 2. Abdülhamid devrinin şair ve yazarlarını istibdâd'a karşı çıkışlarından önce sanatlarıyla hatırlıyoruz. Fikir kavgaları, doğruları-yanlışları eserlerine bakışımızı pek az etkiliyor. Abdülhak Hâmid'in ruhunun fırtınalarını sevdiğimiz gibi, Tevfik Fikret'in şiirlerinde aykırı fikirler söyleyişini de seviyoruz. Süleyman Nazif'in daima gök kubbeye yakın bir kürsüden seslenen heyecanı kadar, Cenap Şehabeddin'in içten...

Devamını Oku

Kör kılıcın kestiği

Vurgulayacağımız iki husus var: Birincisi, edebiyatsız, kültür de, fikir de olmaz. İkinci husus doğrudan doğruya ahlak meselesidir. Ben buna en basit haliyle yazılanlarda ve söylenenlerde duyacağımız samimiyet diyorum. Okuyucu bilecek ki yazan kişi öyle düşünmekte ve öyle inanmaktadır. Gelin görün ki her...

Devamını Oku

Cehaletin “kör kazma” şehveti

Şüpheye zerre kadar yer bırakmayacak kadar açık bir gerçeği yaşıyoruz: Her değeri aşındıran değersizlik, din üzerinden yürüyenlerin işi. Nasıl oluyor da din böyle bir kötülüğe yol açmak için kullanılıyor dediğinizi duyar gibiyim. Cevabını arayacağımız soru budur. Artık hiçbir ölçü ölçü...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!