A. Yağmur Tunalı
  • 321 Yazı
  • 0 Yorum

A. Yağmur Tunalı - Tüm Yazıları

Uydurma tarih ve din birleşirse

Abdülhamid dizisinde kızı Naime Sultan’a hayal edilen başlığı geçirmek bu yanlışın sonucudur. Öyle bir Abdülhamid de, Naime Sultan da yok. Sinema ve dizi gerçeğe uymayabilir fakat yaşadığımız dönemin hassasiyetleriyle bakınca öyle bir fantezi değildir. Tarihi tahrif oyunu demek yanlış olmaz....

Devamını Oku

Eski derdin yeni düzeni

Derdi dünya olanın doyacağı yoktur. Ne fikir, ne söz, ne hayat mazbut. Bu kâğıttan heykellerin bir rüzgârda uçup gideceğini söylemek niçin yanlış olsun! Tarih bin bir örnekle dolu. “Hayla gelen huyla gider!” Gider de bize olan olur. Oldu, oluyor. Hayatımız sahteliklerle doldu....

Devamını Oku

Tarihle oynama oyunları

Cumhurbaşkanımız her yıl Malazgirt’e gidiyor, gitsin, gitmelidir. Fakat bunu 30 Ağustos’u değersizleştirme düşüncesiyle yaptığı algısı yaratılıyorsa bunun akıl işi olmadığı açıktır. Çünkü tarihe karşı gelmek gibi garip bir işe girişilmiş olur. İyi bir psikolojiyi göstermemesi bir yana böyle bir karartmanın...

Devamını Oku

Kuşatmanın sivri uçları

Bu iki ucun bozgununu, bu ifrat-tefriti aşamadık. Siyaset bu aşırılıklara girebilir. Yanılabilir, yanıltabilirler. Bilerek aldatma yolunu seçenleri de çıkar. Memleketin okumuşları bu oyunu bozarlar, aşırılıkları törpülerler. İşte bizde bu eksik. Bu hassasiyetimiz diriydi. Nasıl olduysa uyutuldu ve fikir namusu hâkim...

Devamını Oku

Dönülecek yollar

Hıyanet’i boşuna kullanmadım. Bir daha söyleyeyim: Bir zamanların Başbakan'ı “İstanbul'a ihanet ettik“ demişti. İhanet kolay kullanılır bir söz değildir. Bedeli vardır ve ağırdır. Yalnız, nasıl oluyorsa onun bedeli de ihanet edenlere değil halka ödetildi. Dedim ya, bu memlekette ölçü kalmadı. İşte ölçüsü bu ölçüsüzlüktür....

Devamını Oku

Dönülecek yollar

17 Ağustos 1999'u hatırlıyoruz. Nasıl bir hatırlamaysa, 24 yılda ne yapıp yapmadığımızı konuşmuyoruz. 21 yılda, varlığımızın çoğunu betona yatırdığımız halde, bu hasarlı yapıları onarmayı düşünmediğimizi konuşmuyoruz. 6 Şubat depremi geldi. 17 Ağustos'tan geride olduğumuzu gördük. Üzerimizde ölü toprağı var, niye...

Devamını Oku

Dibe batarken

Dine, Kur’an’a farklı bakışlar ve yorumlar olabilir. Fakat bizde hâkim olan bu bakışlar ve yorumlar değil. Ya kurgulanmış cehalet, ya da cehaleti de kutsallaştıran dinin ideolojileşmesi. Cami adamının inananları namaz üzerinden ele geçirmesi ve din diyerek istediği yere götürmeye çalışması....

Devamını Oku

Halimizi halleşelim

İçe kapanma refleksi dehşettir. Dışardaki şartların içimizi hallaç pamuğu gibi savurduğu bir çağdayız. Yalnız ve korunaksızız. İnsanlığın ferdin bencilliğine bağlı bir hayata bu derece batışı olmuş mudur bilmiyorum. Şunu az çok biliyorum: Eskinin insanı, diğerlerine ve zorlu yaşama şartlarına karşı...

Devamını Oku

Bu gidiş Nereye?

Ortada dinin sadece adı var. Mehmed Âkif de bunu diyor: “Müslümanlık bilmem ammâ galiba göklerdedir”. Şimdi durum daha fena. Çünkü yüzyıl önce devlet din bezirgânlığına karşı uyanıktı ve mesafeliydi. Osmanlı’nın en hassas olduğu konulardan biri din üzerinden yürütülen aldanma ve aldatmaydı. Tekrar olacak ama...

Devamını Oku

Korkulacak korkular

Endişe insan halidir. Olmazsa olmazlarımızdandır. Fakat “fobi” denenler başka. Onlar da çeşit çeşit. Kurulmuş-kurgulanmış korkularla yaşar hale geldiğimiz bir dönemden geçerken, türlüsünü tanıdık. Biri var ki din üzerinden korkulardan korku doğuruyor. Din dediğim kendi dinleri. Yarattıkları fobi ruhları karartıyor. “Kendi dinleri” diyorum,...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!