Amasyalı Parkına Sahip Çıkıyor…

Amasya’da birkaç gündür yaşananlar sadece marjinal ağaç eylemi değil… Uzunca bir zaman önceden gelen DDY’nin arsasının Akaryakıt+LPG istasyonu olarak İmar değişikliği yapılarak satılması neticesi parktaki ağaçlar kesilirken mahallelinin tepkisi üzerine gelişen bir hadise… Siyasi kaygıların ötesinde halkın parkına sahip çıkma eylemi…
 
Bu sürece nasıl gelindi;
 
DDY arsasının bu güne gelişi kısaca şöyle gerçekleşti; 2006 yılında DDY arsalarının rantabıl hale getirilmesi talimatı üzerine belediyeye yapılan müracaat neticesinde bu alan ‘Akaryakıt ve LPG İstasyonu’ olarak imar planına işlenmiştir. Daha sonra yapılan Revizyon İmar Planı ile tescil edilmiştir. Bu süreden sonra bildiğim Şubat 2010 ve Temmuz 2011’de olmak üzere iki defa satış işlemi girişimi olmuş ve Amasya Ticaret Odası Yönetiminde üye iken bizzat tarafımdan verilen değerler ile satışı engellenmiştir. Daha sonra Şubat 2014 tarihinde DDY Genel Müdürlüğü ihale ile TPAO’na satmış, o da Amasya’daki bayisine Yap-İşlet devret modeli ile ihale etmiştir. Bu firma projelerini hazırlatıp ruhsata müracaat etmiş ve Belediye Şehircilik Müdürlüğü tarafından ruhsat verilmiş. Onlar da ruhsatlı inşaatlarına başlamak için ağaçları kesmeye başladıklarında sesleri duyan mahalle sakinleri müdahale edince kulaktan kulağa ve sosyal medyada yayılarak halk eylemine dönüşmüştür.
 
Şubat ayında seçim çalışmaları esnasında tam parkın karşısındaki Pazarcılar Derneğinde MHP projeleri sunumu yaptığım sırada bugün ağaç kesimine ilk müdahale eden mahalleliler parkın akibetini sordular. Bugün yananların olacağını o gün anlattım ve MHP seçimi kazanırsa ilk mecliste burasının tekrar yeşil alan yapılması için önergeyi bizzat vereceğimi ifade ettim… Biz zamanında bu tehlikeyi anlatmıştık… Ama gerçek ancak arsanın satış yapılıp, ruhsat alınıp, ağaç kesilince fark edildi…
 
Amasya Ruhu…
 
Şu an itibarıyla mahalle sakinlerinden seçilen temsilci heyeti hem Baro avukatlarına vekâlet vererek hukuki süreci başlattı, hem de demokratik, siyasetten arındırılmış bir halk hareketi için üstün çaba gösterdiler… Başında beri sürekli alanda olmaya çalıştım. Ben alanda provokasyon ve marjinal grup görmedim. Gayet medeni seviyeli bir tavır vardı orada. Bölge halkından tanıdıkları, şehirden tanıdıkları ve bir miktarda üniversite öğrencisini ve hocalarını gördüm… Farklı görüşlerden hatta iktidar partisine yakın insanlar bile gördüm. Amasyalı tüm Türkiye’ye medeni bir eylemin örneğini sergilemektedir…  Emeği geçenlere teşekkür etmek ve takdir etmek gerekir ki onlar bu tavrın devamını sağlama gücü ve iradesine devam edebilsinler…
 
Sadece iki ağaç meselesi mi?..
 
Öncelikle ifade etmem gerekir ki şehirleşirken mutlaka ağaçların kesilmesi gereken durumlar olacaktır ve oluyor. Ama Amasya’daki problem şu ki şehirleşirken siz yeşil alanlar oluşturuyor musunuz veya var olanı geliştiriyor musunuz?.. Bu alana Akaryakıt istasyonu yapmak parkı yok edecek kadar zorunlu mudur? (1 km ötede benzer istasyon varken) Madem kamunun malını sattınız, kendi malınız olsa idi o fiyata satar mıydınız?… gibi çok meşru ve haklı soru var…
 
Tekrar ifade etmek isterim ki bu mesele iki ağaç meselesi değil bir yaklaşım meselesidir. Şehirleşirken mecburen ağaç kesilir ama bu eylem bir bütün içinde geleceği tehdit eden bir uygulamanın düzeltilmesi için vesile olmalıdır…
 
Marjinal gruplar ve provokasyon iddiaları;
 
Fısıltı gazetesinin yaydığına göre güya Terör Örgütü yandaşı bir grup provokasyon yapacakmış,(üç gün içinde olmadı ama) o nedenle halk orada olmamalıymış… Eğer doğruysa o kadar güvenlik altında provokasyona yetkililer engel olmalıdırlar… Çünkü orada bulunanlar bu tip davranışlara karşı gerekli tedbirleri alıyor ve tepkiyi gösteriyorlar. Ama bu söylem birileri tarafından kasıtlı olarak yayılarak;  yapılan halk eylemini değersizleştirmeye, katılımın zayıf kalmasını sağlamaya yönelik bir algı operasyonu da olabilir… Biz bu ülkede hiçbir provokasyona gelmeyeceğimiz gibi Sayın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Beyin ifade ettiği gibi Ülkücü hiçbir sokak kavgasında olmayacaktır ve olmamalıdır. Ancak bu meşru, haklı halk eyleminde olmamamızı kimse bizden beklemesin çünkü bu vatanın altındaki ve üstündeki her şeye sahip çıkmak hem insani hem de milli ödevimizdir…
 
Sorumlu kim?…
 
Olay Ulasal basında yer alınca Belediye’den “DDY satış yapmış, Amasyalı bir firma yapımı üstlenmiş bizde rahatsızız. Bölge İdare mahkemesine iptali için dava açacağız” diye açıklama yapıldı…
 
Belediye olarak siz o alana imar planında akaryakıt istasyonu koyarsanız biri de gelir ruhsat talep eder…
 
Faturayı ruhsat talep edene havale ederek kamuoyunu yönlendirirsiniz sadece…
 
Bölge idare mahkemesi bu planı kim yaptı diye sorduğunda muhtar ve azaları mı diyeceksiniz?
 
Buradaki doğru tavır yanlış yapmışız özür dileriz düzelteceğiz demektir…
 
Bu arada borsa ilköğretim kurtboğan arası ve kurtboğan istasyon camii arasını da unutmayın…
 
Düzeltin biz de sizi hatanızdan döndüğünüz için tebrik edelim…
 
Ağaç üzerinden hükümeti yıkma mevzuunda ise;
 
Ben bir Türk ülkücüsüyüm…
 
Benim fikrim o kadar güçlü ki iktidarı yıkmak için tali hiçbir şeye ihtiyacım yok!..
Ben Türk Milliyetçiliğinin gereklerini yaparak bu milleti bu iktidardan kurtaracağım…
 
Bizler büyük gücüz ve inanıyoruz, o halde üstünüz…
 
O nedenle yönetenler meşru ve haklı halk eylemini bu tür sözlerle değersizleştirmeye yeltenmesin, gereğini yapıp yanlıştan dönmenin yolunu arasınlar…
 
Neticede,
 
Amasyalı şu ana kadar gayet medeni bir eylem gerçekleştirmiş ve hiçbir suiistimale izin vermeden meşru hakların nasıl savunulacağını Tüm Türkiye’ye göstermiştir. Bu eylem göstermiştir ki hak aramak terörizm değildir, meşru sınırlar içinde kalınarak hiçbir çatışmaya mahal vermeden hak aranılabiliyor… Bu şekilde hukuki sonuçta alınarak Amasya ve Amasyalı ile birlikte Türkiye de bu mücadeleden kazançlı çıkacaktır…

Zafer Partisi
Zafer Partisi
Giriş Yap

Haberiniz.com.tr ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!