Agara Madencilik’in, Şavşat ilçesindeki Dereiçi ve Çukur köyleri merkezli olmak üzere Tepebaşı ile Şenocak sınırlarına kadar genişleyen yaklaşık 19 hektarlık alanda bir maden projesini yürürlüğe koyması öngörülüyor. Ne var ki bölge sakinleri, faaliyet başladığı takdirde çevrenin ciddi biçimde zarar göreceği görüşünde.
Dereiçi Köyü sakinlerinden Taner Meydan, buradaki madencilik faaliyetinin yöre için bir felakete dönüşeceğini dile getirerek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Projelerde, maden çalışmasının açık işletme yöntemiyle ve patlatmalı olarak yapılacağı belirtiliyor. Bizim itirazımız tam da bu noktada. Çünkü kuş uçuşu yaklaşık 400 metre mesafede mahalleler var. Yakın ve uzak çevrede birçok köy bulunuyor. Açık işletme yöntemiyle yapılacak maden çalışmasının çevreye vereceği zarar, ortaya çıkacak tozun ve kimyasal etkilerin suyumuzu, toprağımızı kirleteceği açıktır. Bunu görmek için bilim insanı olmaya gerek yok, herkes bunu görebiliyor. Biz, ‘ÇED gerekli değildir’ kararına itiraz ettik. Dava süreci devam ediyor. Her ne kadar çalışma Dereiçi ve Çukur köyleri sınırlarında görünse de çevrede bulunan en az 8-10 köyün bu çalışmadan etkileneceği kesindir. Yani yaklaşık 10 köyü kapsayan geniş bir alandan söz ediyoruz. Şirket, madeni açık işletme yöntemiyle çalıştıracağını söylüyor. Ayda 15 kez, yani ortalama iki günde bir patlatma yapılacağını ifade ediyor. Bunun tarım, hayvancılık, arıcılık ve meyvecilikle geçimini sağlayan insanların havasını, suyunu ve toprağını kirleteceği, köylerimize zarar vereceği ortadadır.”
“RAHAT NEFES ALAMAYACAĞIZ”
Aynı köyden Erkin Uzun ise sözlerini şöyle sürdürdü: “Mahallemizin karşısındaki bölgede, üstelik heyelanlı bir alanda maden araması ve patlatma yapılacak. Burasının heyelanlı olduğu bilindiği için oradaki mahalle sakinlerine Şavşat yolu üzerinde daireler yapıldı. Buna rağmen aynı bölgede yeniden patlatma yapılmak isteniyor. Gurbetten memleketimize bunun için geliyoruz. Maden çalışması başladığında burada rahat nefes alabilecek miyiz? Alamayacağız. Şuradaki dut ağacının dalından koparıp yiyebilecek miyiz? Yiyemeyeceğiz. Bahçedeki salatalığı koparıp ısırabilecek miyiz? Isıramayacağız. Çünkü her yer toz olacak.”
“MADENCİLİK HAYVANCILIĞI BİTİRİR”
Yörede hayvancılığın yaygın olduğunu hatırlatan Dereiçi Köyü sakinlerinden Nizamettin Gümüş de madencilik faaliyeti başlaması durumunda bu işin sürdürülemeyeceği uyarısında bulundu.
Gümüş, “Şu anda herkes yaylada. Çünkü çok güzel meralarımız, harika bir doğamız var. Bu şartlar sayesinde hayvancılık rahatlıkla yapılabiliyor. Biz bu doğanın ve hayvancılığın burada bitmesini istemiyoruz. Biz bu hayvancılıkla büyüdük” ifadelerini kullandı.
Köy sakini Mahmut Yaşar ise şunları söyledi: “Bu yöre, kadimden beri bir kültür coğrafyasıdır. Sadece Dereiçi ve Çukur’dan ibaret değildir. Tepebaşı, Oba, Demirci, Dutlu, Çağlayan, Yağlı ve Maden köylerini de kapsayan geniş bir bölgeden söz ediyoruz. Madenciliğin genel anlamda nelere yol açtığını biliyoruz. Bu farkındalıkla bu maden işletmesine karşı tek çaremiz, tek sığınağımız ve tek güvencemiz hukuktur. Bu nedenle hukuki mücadelemizi sürdürüyoruz.”
