Türkiye, imzaladığı uluslararası anlaşmalar gereğince hayata geçirmeyi taahhüt ettiği rüşvet karşıtı adımlarda bir kez daha sınıfta kaldı. OECD’nin yayımladığı resmi verilere göre, Türkiye’ye rüşvetle mücadele kapsamında sunulan toplam 71 kritik tavsiyenin sadece 10 tanesi tam anlamıyla uygulamaya konuldu. Kalan maddelerden 12’si yalnızca kısmen hayata geçirilebilirken, tam 49 hayati tavsiye ise hiçbir şekilde uygulanmadı ve görmezden gelindi.
ULUSLARARASI RAPORDA ŞOK SIFAT: “BERBAT SİCİL”
OECD bünyesinde faaliyet gösteren Rüşvetle Mücadele Çalışma Grubu, Türkiye’nin bu kronikleşen eylemsizliği karşısında derin bir hayal kırıklığı yaşadığını açıkça beyan etti. Raporda, Türkiye’nin uluslararası arenadaki rüşvet iddiaları ve bu iddiaların üzerine gidilmesi konusundaki pratik performansı ve uygulama sicili tanımlanırken doğrudan İngilizce “abysmal” (berbat/dehşet verici) ifadesine yer verildi. Yapılan değerlendirmelerde, ülkenin yasal yükümlülüklerine uyum sağlama konusunda adeta direnç gösterdiğine işaret edildi.
DENETİM VE CEZASIZLIK EN BÜYÜK SORUN
Çiğdem Toker’in aktardığı verilere göre, Türkiye’de dış ticarette rüşvete karşı yasal çerçeve ve yaptırım sisteminin son derece zayıf olması en büyük açmazlardan biri olarak öne çıkıyor. Soruşturmaların yetersiz kalması, istatistiklerin güncel ve şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmaması ve yargısal süreçlerin işletilmesindeki aksaklıklar, Türkiye’nin uluslararası ticaret güvenliği ve temiz sermaye çekme potansiyeline doğrudan darbe vurmaya devam ediyor.
