Resmi Gazete’nin 14 Temmuz 2026 tarihli sayısında yayımlanan dikkat çekici bir Cumhurbaşkanı Kararı ile terör örgütü IŞİD ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle mal varlığı dondurulan Suriye uyruklu iş insanı Omar Alwaki hakkındaki tüm tedbirler resmen kaldırıldı.
Gazeteci Fatih Ergin’in haberine göre skandalın boyutu sadece mal varlığının iade edilmesiyle sınırlı değil. Alwaki, 2023 yılında hakkında alınan “terör finansörü” kararına ve uygulanan ağır ekonomik kısıtlamalara rağmen, Türkiye’nin sınır ötesinde büyük bütçelerle inşa ettiği Fırat Kalkanı bölgesindeki El Bab Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) kurucu başkanlığı görevini kesintisiz olarak yürütmeye devam etti. Devlet destekli bu stratejik sanayi hamlesinin en tepe yöneticisi olarak görev yapması, güvenlik protokollerindeki büyük bir açığı gözler önüne serdi.
TERÖR FİNANSMANI DÖNEMİNDE MAKAMDA KIRMIZI HALI
Türkiye’de 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında alınan mal varlığı dondurma kararları, titiz adli ve istihbari somut delillere dayanıyor. Alwaki hakkında bu kısıtlamaların getirilmesine sebep olan ana unsur, IŞİD’in bölgede en aktif olduğu dönemde kurduğu ticari ağlar ve geleneksel “havale” para transferi yöntemleriyle örgüte milyonlarca liralık kaynak akıtmasıydı.
Buna rağmen Alwaki’nin, tam da örgüte para aktarmakla suçlandığı dönemin ortasında, yani 2021 yılında Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı’nı makamında ziyaret ettiği ve burada üst düzey bir kabul gördüğü belirlendi. Üstelik bu skandal ziyaret, Gaziantep Ticaret Odası’nın resmi sosyal medya hesaplarından da gururla paylaşıldı.
“SUÇSUZ” DEMEDİLER, “SEBEPLER ORTADAN KALKTI” DEDİLER
Alwaki’nin dondurulan tüm mal varlığının kendisine iade edilmesini öngören Resmi Gazete’deki kararın hukuki detayları da yeni bir tartışma başlattı. İade metninde, şahsın terör örgütüyle hiçbir bağının bulunmadığına veya masum olduğuna dair herhangi bir akıl yürütme ya da tespit yer almadı.
Karar metninde yalnızca, söz konusu kısıtlamalara yol açan “fiillerin sebeplerinin ortadan kalktığı” yönünde muğlak bir ibare kullanıldı. Güvenlik bürokrasisi ve hukukçular, somut istihbari verilere dayanılarak alınan bu denli ağır kararların aniden sıfırlanmasının ve kısıtlamaların kaldırılmasının arkasında, sınır ötesi ticari ilişkilerin korunması çabasının yatıp yatmadığını sorgulamaya başladı.
