6 yıldır kayıp olan ve öldürüldüğü değerlendirilen Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku dosyasında dikkat çeken gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.
Türkiye’nin hakkında kırmızı bülten çıkarmasının ardından ABD’de gözaltına alınan firari şüpheli Umut Altaş, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek çarpıcı iddialarda bulundu.
Akşam gazetesinden Yavuz Atalay’ın haberine göre Altaş, ABD’de tutulduğu gözaltı merkezinde ikinci telefon görüşme hakkını kullanarak dikkat çeken açıklamalar yaptı.
“GÜLİSTAN’IN CESEDİ VALİLİKTE OLABİLİR” İDDİASI
Altaş’ın en çok ses getiren iddiası, Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin oldu.
Firari şüpheli, Gülistan Doku’nun cesedinin Tunceli Valiliği’nde olabileceğini öne sürdü.
Altaş, “İçerideki kişi Türkay Sonel değil. İçeriye başkasını sokmuşlar. Şu an firarda. DNA testi yapılsın” ifadelerini kullandı.
Bu iddialar kamuoyunda yeni soru işaretlerini beraberinde getirdi.
“BANA TUZAK KURULUYOR”
Umut Altaş, cinayetin kendi üzerine yıkılmaya çalışıldığını da iddia etti.
“Gerçek adaletin sağlanması için onun yakalanması lazım. Benim üzerime tuzak kuruyorlar” diyen Altaş, dikkat çeken bir suçlamada daha bulundu.
Altaş, “Türkay cinayeti benim üzerime atmak için beni arabasında yanında gezdirdi” iddiasını dile getirdi.
TÜRKAY SONEL’İ İŞARET ETTİ
Altaş’ın açıklamalarında, soruşturmada tutuklanan Türkay Sonel’e yönelik suçlamalar öne çıktı.
ABD’deki şüphelinin, Türkay Sonel’in cinayeti işlediğini ve bunu kendisine itiraf ettiğini öne sürdüğü aktarıldı.
Ancak söz konusu iddialara ilişkin resmi makamlardan doğrulama gelmedi.
SORUŞTURMADA 12 TUTUKLAMA
Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından yıllardır çözülemeyen dosyada soruşturma kısa süre önce yeniden hız kazanmıştı.
Yeniden başlatılan soruşturma kapsamında 15 şüpheli gözaltına alınmış, bunlardan 12’si tutuklanmıştı.
Son olarak ABD’de yakalanan Umut Altaş’ın Türkiye’ye iade sürecinin gündemde olduğu belirtiliyor.
DOSYADA YENİ BİR KIRILMA MI?
Altaş’ın ortaya attığı iddialar henüz bağımsız kaynaklar veya resmi makamlarca doğrulanmış değil.
Ancak soruşturmanın en kritik şüphelilerinden birinin bu denli ağır suçlamalarda bulunması, Gülistan Doku dosyasında yeni bir kırılma yaratabilecek gelişme olarak değerlendiriliyor.