Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyetine son verildi. TMSF’nin el koyduğu Can Holding bünyesinde bulunan ve 2025 yılının eylül ayından bu yana kayyım yönetiminde faaliyet gösteren üniversitenin kapatılması, yükseköğretim dünyasında geniş yankı uyandırdı.
Türkiye’nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kapatılmasının ardından gözler öğrencilerin eğitim sürecine, akademik personelin durumuna ve kampüslerin geleceğine çevrildi.
YÖK YÖNETMELİĞİ HANGİ DURUMLARDA DEVREYE GİRİYOR?
Yükseköğretim Kurulu’nun Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’ne göre, belirli koşulların oluşması halinde vakıf üniversitelerinin yönetimi garantör üniversiteye devredilebiliyor.
Bu kapsamda; eğitim-öğretim faaliyetlerinin denetiminin kasıtlı şekilde engellenmesi, kurumun mali yapısının eğitim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar zayıflaması, kuruluşta taahhüt edilen mal varlığının YÖK izni olmaksızın değiştirilmesi ya da elden çıkarılması, resmi kayıtların yok edilmesi veya gizlenmesi ile mali kontrol mekanizmalarının bilinçli şekilde zayıflatılması gibi durumlar müdahale gerekçeleri arasında yer alıyor.
GARANTÖR ÜNİVERSİTE NE ANLAMA GELİYOR?
Vakıf üniversitelerinin kuruluş aşamasında bir devlet üniversitesi “garantör” olarak belirleniyor. Bu modelde ilgili devlet üniversitesi, vakıf üniversitesinin akademik, mali ve idari yapısının mevzuata uygun şekilde sürdürülmesini güvence altına alan kurum olarak görev yapıyor.
Bir vakıf üniversitesinin faaliyetinin sona ermesi veya yönetimsel kriz yaşaması halinde eğitim sürecinin aksamaması adına bu garantör üniversite devreye giriyor.
BİLGİ ÜNİVERSİTESİ HANGİ ÜNİVERSİTEYE DEVREDİLECEK?
Üniversite rektörlüğünün daha önce yaptığı açıklamaya göre İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin garantör kurumu 2021 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olarak belirlenmişti.
Bu nedenle üniversitenin eğitim faaliyetlerinin, öğrencilerin mağduriyet yaşamaması amacıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından devralınması bekleniyor.
BENZER ÖRNEKLER DAHA ÖNCE DE YAŞANDI
Türkiye’de benzer süreçler daha önce de yaşandı.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun kurucuları arasında bulunduğu Şehir Üniversitesi, mali sorunlar gerekçe gösterilerek kapatılmış ve yönetimi Marmara Üniversitesi’ne devredilmişti.
Bir başka örnekte ise Haliç Üniversitesi’nin faaliyet izni geçici olarak askıya alınmış, üniversitenin yönetimi bir süreliğine İstanbul Üniversitesi’ne bırakılmıştı. O dönemde YÖK, kararın gerekçesini kötü yönetim olarak açıklamıştı.
ÖĞRENCİLER İÇİN YENİ SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kapatılmasının ardından en büyük soru işareti binlerce öğrencinin eğitim hayatının nasıl devam edeceği oldu.
Mevzuat gereği öğrencilerin eğitim haklarının korunması ve akademik sürecin kesintiye uğramaması için garantör üniversite modelinin işletilmesi bekleniyor. Önümüzdeki günlerde YÖK ve ilgili kurumların konuya ilişkin detaylı yol haritası açıklaması bekleniyor.