ABD ile İran arasında ateşkes sürse de Hürmüz Boğazı’nda devam eden gerginlik ve müzakere sürecinde yaşanan tıkanma, küresel piyasalarda net bir yön oluşmasını engelliyor. Bu belirsizlik ortamında yatırımcılar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) açıklayacağı faiz kararına kilitlenmiş durumda.
POWELL’IN SON KARARI: TARİHİ DÖNÜM NOKTASI
Fed, Nisan ayına ilişkin faiz kararını bugün saat 21.00’de duyuracak. Bu toplantı, Fed Başkanı Jerome Powell için ayrı bir önem taşıyor. Powell’ın görev süresi 15 Mayıs 2026’da sona erecek ve bu karar, başkanlık dönemindeki son faiz hamlesi olacak. Fed’in bir sonraki toplantısı ise haziran ayında gerçekleştirilecek.

PİYASALAR FAİZDE “PAS” BEKLİYOR
Piyasadaki genel beklenti, Fed’in bu toplantıda faiz oranlarında değişikliğe gitmemesi yönünde. 3. Göz Danışmanlık Kurucusu Hikmet Baydar’a göre, kararın kendisinden çok Powell’ın yapacağı açıklamalar belirleyici olacak. Baydar, enflasyon vurgusu ve “veriye bağlı politika” mesajlarının öne çıkabileceğini, ancak geleceğe yönelik faiz sinyallerinin piyasalar üzerinde asıl etkiyi yaratacağını ifade ediyor.
ALTINDA DÜŞÜŞ SİNYALİ GÜÇLENİYOR
Altın tarafında teknik görünümün zayıfladığına dikkat çeken Baydar, gram altında düşüş beklentisinin sürdüğünü belirtiyor. Daha önce dile getirilen 6.550 TL seviyesinin hâlâ hedef olarak korunduğunu ifade eden Baydar, fiyatın şu anda 6.680 TL civarında olduğunu hatırlatıyor. Fed’den faiz indirimi ihtimalini zayıflatacak mesajlar gelmesi durumunda, altındaki geri çekilmenin hızlanabileceği değerlendiriliyor.

“ALTINDA YUKARI YÖN ŞİMDİLİK SINIRLI”
Küresel ekonomide yavaşlama beklentilerinin güçlenmesi ve büyüme tahminlerinin aşağı çekilmesi, altın fiyatlarını baskılayan unsurlar arasında yer alıyor. Ayrıca Körfez bölgesinde savaş kaynaklı gelir kayıpları da piyasalar üzerinde ek bir yük oluşturuyor. Bu tablo, kısa vadede altın fiyatlarında güçlü bir yükseliş ihtimalini zayıflatıyor.
DOLARDA SINIRLI YÜKSELİŞ SENARYOSU
Fed kararının doğrudan etkisinin sınırlı kalabileceği belirtilirken, jeopolitik risklerin ve bölgesel gerilimlerin yatırım kararlarını etkileyebileceği vurgulanıyor. Türkiye’ye yönelik risk algısındaki dalgalanmaların bazı yatırımların ertelenmesine yol açabileceği ifade edilirken, dolar kurunda aylık bazda yaklaşık yüzde 1’lik bir artış ihtimali öne çıkıyor.

KÜRESEL RİSKLER DOLARI DA ZORLAYABİLİR
Öte yandan ABD’nin karşı karşıya olduğu mali yükler ve savaşın bütçe üzerindeki etkileri, dolar açısından risk unsuru oluşturuyor. Borç çevirme sorunlarının yeniden gündeme gelmesi ve kredi notuna ilişkin olası tartışmalar, doların küresel değerini baskılayabilir. Bu süreçte özellikle Çin Yuanı’na ilişkin gelişmelerin yakından izlenmesi gerektiği ifade ediliyor.