Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada cinayet şüphesi kapsamında 11 kişi tutuklanmış, son olarak dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağdaş Özdemir de gözaltına alınarak tutuklanmıştı.
“Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlamasıyla tutuklanan Özdemir’in jandarmada verdiği ifade ortaya çıktı.
GÖREV ÇİFTE SORUMLULUKLA YÜRÜTÜLMÜŞ
Özdemir, ifadesinde 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi’nde başhekim olarak görev yaptığını, aynı dönemde eşinin de Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü’nde başkan yani il müdür yardımcısı pozisyonunda bulunduğunu belirtti.

Üç yıl boyunca hem hastanede başhekimlik hem de il sağlık müdürlüğü görevini yürütmesiyle ilgili soruya ise bu görevi kendi talebiyle üstlenmediğini söyledi. Dönemin valisi Tuncay Sonel ile görüşerek bu yükü taşımakta zorlandığını birkaç kez dile getirdiğini ancak pandemi koşulları nedeniyle herhangi bir değişiklik yapılmadığını ifade etti.
HASTANE KAYITLARINDA YETKİ KİMDEYDİ?
Özdemir, söz konusu dönemde hastanede Sisoft adlı yazılım firmasıyla çalışıldığını, sistem üzerinde görevli personellerin Burçin Yerlikaya ve asıl sorumlu olan Yücel Erdem olduğunu dile getirdi.
Kayıt silme, düzeltme veya ekleme işlemlerine ilişkin sorulara ise bu yetkinin yalnızca ilgili firma ve bilgi işlem personelinde bulunduğunu söyledi. Kendisi ya da diğer hastane çalışanlarının böyle bir yetkisi ve teknik bilgisi olmadığını vurguladı. Bu tür işlemlerin genellikle resmi dilekçelerle Yücel Erdem’e iletildiğini ve gerekli düzenlemelerin onun tarafından yapıldığını belirtti.

KAYIP KAYITLAR İÇİN “SİLİNMİŞ OLABİLİR” YORUMU
Gülistan Doku’yu tanımadığını ve hiç görmediğini ifade eden Özdemir’e, 31 Aralık 2019 tarihinde hastaneye giriş kaydı bulunduğuna dair POLNET verileri hatırlatıldı. Ancak yapılan incelemelerde bu kayıtlara ulaşılamaması dikkat çekti.
POLNET çıktısı kendisine gösterildiğinde, bu sistemin polislerin kullandığı bir sorgu ağı olduğunu bildiğini söyleyen Özdemir, eğer kayıtlara ulaşılamıyorsa bunların silinmiş olabileceğini düşündüğünü belirtti. Konunun teknik boyutunun bilişim uzmanları tarafından değerlendirilmesi gerektiğini de ekledi.
İMZA TARTIŞMASI: “YARDIMCILARIM ATMIŞ OLABİLİR”
Soruşturma kapsamında, 8 Ocak 2020 tarihli yazıya verilen yanıtta Özdemir’in imzasının yer almasına rağmen Gülistan Doku’ya ait bazı epikriz raporlarının eksik olduğu da gündeme geldi.

Bu durum sorulduğunda Özdemir, söz konusu imzanın kendisine ait olmayabileceğini, başhekim yardımcılarının kendisi yokken işlemlerin aksamaması adına imza atmış olabileceğini ifade etti. Evrakın hazırlandığını bildiğini ancak içeriği ve eksik belgeler hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi.
“HERHANGİ BİR TALİMAT ALMADIM” SAVUNMASI
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Akgün yazılım şirketinden gelen teknik değerlendirmede Gülistan Doku’ya ait bazı hastane kayıtlarının kasıtlı şekilde silinmiş olabileceği yönünde tespitler yer aldı.
Bu değerlendirme üzerine Özdemir’e, kayıtların silinmesi talimatını kimin verdiği ve işlemin kim tarafından yapıldığı soruldu. Özdemir ise bu konuda hiçbir bilgisi olmadığını, kimseyle böyle bir görüşme gerçekleştirmediğini ve herhangi bir talimat almadığını dile getirdi.
Ayrıca söz konusu işlemlerin bilgi işlem birimi ve yazılım firması sorumluluğunda olduğunu savunan Özdemir, kendi kullanıcı yetkilerinin bu tür işlemleri kapsamadığını ifade etti. Böyle bir eylemin meslek etiğine ve kişisel değerlerine aykırı olduğunu da sözlerine ekledi.