Eskişehir’de faaliyet gösteren Doruk Madencilik’te çalışan 110 emekçi, uzun süredir ödenmeyen maaş ve sosyal hakları için başlattıkları yürüyüşün ardından Ankara’ya ulaştı.

İşçiler biriken ücretlerinin ve tazminatlarının ödenmesini, ücretsiz izin uygulamasının kaldırılmasını ve iş güvenliği standartlarına uygun koşullarda çalışmayı talep etti.
Ayrıca sendikal faaliyetler nedeniyle işten çıkarılanların geri alınmasını ve işletmenin kamulaştırılarak kalıcı iş güvencesi sağlanmasını istedi.

AÇLIK GREVİ KARARI GELDİ
İşçiler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek isterken müdahaleyle karşılaştı. Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ve bazı işçilerin gözaltına alınmasının ardından grup açlık grevine başladı.
Yaptıkları açıklamada, “Artık konuşmuyoruz, yemiyoruz ve görünmez hale geliyoruz. Ankara halkına sesleniyoruz: bizi fark edin, sesimizi duyun ve yanımıza gelin. Desteğinize ihtiyacımız var” ifadelerine yer verdiler.

“GÖZALTILAR BİZİ DURDURMAZ”
Bağımsız Maden İş Sendikası ise sosyal medya üzerinden yaptığı duyuruda 110 madencinin gözaltına alındığını açıkladı. Açıklamada, “Biz madencileriz, baskılarla geri adım atmayız. Mücadelemize kaldığımız yerden devam ederiz. Daha önce de söylediğimiz gibi Ankara’ya kararlılıkla geldik ve buradayız” denildi.
BİR MADENCİ FENALAŞTI
Bağımsız Maden İş Sendikası, yaptığı yeni açıklamada ise, bir madencinin gözaltı işlemi sırasında fenalaştığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Madenciye zarar gelirse sorumlusu Ankara Valiliği ve Ankara Emniyetidir! Ankara soğuğunda kronik hastalar ve yaşlılar için battaniye taleplerimiz Ankara Valiliği ve Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından gece boyu reddedildi. İlaçlarımızın olduğu çanta alana sokulmadı. Hekim heyetinin dahi alana girmesine izin verilmedi.
Sabaha karşı 110 madenci ve sendika yöneticilerimiz gözaltına alındı. Gözaltı sırasında yoğun titremeye başlayan Yaşar arkadaşımız şu an hastanede. Bize yaşattıkları açlık yetmedi, işkence ediyorlar. Madenci halktan değil mi? Bu ülkenin evladı değil mi? Hakkımızı istiyoruz!”