Zafer Gençliği’nden Tarihi Uyarı: Ülkemiz Artık Suskun Kalınacak Değil, Tavır Alınacak Bir Süreçtedir!
Zafer Partisi Gençlik Kolları Sözcüsü Sıla Akbaba: “Atamızın emanetini bir sorumluluk çağrısı kabul ederek; vatanın her karışında adaleti, hürriyeti ve güvenliği tesis etmek için saf tutuyoruz. Ülkemiz artık suskun kalınacak değil, tavır alınacak bir süreçtedir. Bayrak demeye utandığımız paçavralarla yapılan provokasyonlara ve milletimizin şehit haberlerine alıştırılma çabasına asla geçit vermeyeceğiz. Akbelen’den adliye koridorlarına, uyuşturucuyla mücadeleden üniversitelerdeki güvenlik sorunlarına kadar her alanda Türk gencinin hakkını savunuyoruz. Masa başında değil sahada siyaset yaparak, ‘Önce Vatan’ diyen her Türk genciyle geleceği yeniden inşa edeceğiz.”
Zafer Partisi Gençlik Kolları Sözcüsü Sıla Akbaba, Türk gençliğinin gündemine ilişkin haftalık basın toplantısında konuştu. Akbaba’nın açıklamaları şu şekilde:
“ÜLKEMİZ ARTIK SUSKUN KALINACAK DEĞİL, AÇIKÇA KONUŞULACAK VE TAVIR ALINACAK BİR SÜREÇTEN GEÇMEKTE”
“Atamızın ‘Bütün ümidim gençliktedir’ sözünü bir temenni değil, bir sorumluluk çağrısı olarak gören Zafer Partisi Gençlik Kolları olarak; milletimizin değerlerine sahip çıkan, karşı karşıya olduğumuz tehditleri açıkça teşhis eden ve çözüm üretme iradesi gösteren bir gençliği teşkilatlandırıyoruz. Bu yolda en büyük motivasyonumuz, ömrünü Türk milletinin bekasına adamış olan Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın sarsılmaz iradesidir.
Bizler, Zafer Partisi Gençlik Kolları mensupları olarak; başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden, sonra da Genel Başkanımızın vatan sevdasıyla harmanlanmış mücadelesinden aldığımız ilhamla saf tutuyoruz.
Türk milletine layık evlatlar olmak ve bu toprakların her karışında adaleti, hürriyeti ve güvenliği yeniden tesis etmek için gece gündüz demeden çalışıyoruz.
Çünkü ülkemiz artık suskun kalınacak değil; açıkça konuşulacak ve tavır alınacak bir süreçten geçmektedir.
Ülkemizin dört bir yanında birlik ve bütünlüğümüze açıkça meydan okuyan; bayrak demeye dahi utandığımız paçavraların dalgalandırıldığına şahit oluyoruz.
Liselerde, üniversitelerde, sokaklarda, metrolarda; bu milletin gözünün içine baka baka bu paçavralarla provokasyon yapılmakta, hatta bu gruplar bazı çevreler tarafından ‘kardeş’ ilan edilmektedir.
“TÜRK MİLLETİ, ART ARDA GELEN ŞEHİT HABERLERİNE ALIŞTIRILMAK İSTENİYOR”
‘Bir’, şehit ailesi için büyük sayıdır anlayışıyla bir zamanlar ülkemizde tek bir şehit verdiğimizde milletçe ayağa kalkar, meydanları doldurur, şehidimizi ve kıymetli ailelerini asla yalnız bırakmazdık.
Bugün ise Türk milleti, art arda gelen şehit haberlerine alıştırılmak isteniyor.
Bu tabloyu görmezden gelenler terörsüz Türkiye söylemiyle milletimizin karşısına çıkarken, ülkenin dört bir yanında bu işgalci sembollerin sergilenmesine sessiz kalmayanlar da vardır.
Milletimize soruyoruz: Arkasında hiçbir karanlık odağın veya çıkar grubunun desteği olmadan, sadece ve sadece Türk milletinin sinesine güvenerek varıyla yoğuyla çalışan, Genel Başkanımızdan başka bir lider var mıdır?
Gece gündüz demeden vatanın her köşesine koşan, her türlü baskıya rağmen tavizsiz bir şekilde Türk gencinin hakkını savunan Sayın Ümit Özdağ’ın bu mücadelesi, bizim de bu yoldaki en büyük dayanağımızdır.
Bizler de Zafer Gençliği olarak her zaman olduğu gibi şehitlerimizi yalnız bırakmadık. 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde;
tüm il ve ilçe teşkilatlarımızla şehitliklerimizi ve şehit ailelerimizi ziyaret ettik. Ancak vatan savunması sadece sınırlarımızda veya şehir meydanlarında değil;
toprağımızın her bir zerresinde, ormanımızın her bir ağacında devam etmektedir. Çünkü biz biliyoruz ki;
toprağı ranta kurban edilen bir memleketin istiklali de tehlikededir.
“AKBELEN MÜCADELESİ ZAFER PARTİSİ İÇİN YENİ BİR GÜNDEM DEĞİLDİR”
Özellikle vurgulamak isteriz ki; Zafer Partisi için Akbelen mücadelesi yeni bir gündem değildir.
Henüz bu konu popüler bir tartışma alanı haline gelmeden, kamuoyunun gözü buraya çevrilmeden çok önce;
2023 yılında Genel Başkanımız Sayın Ümit Özdağ bizzat Akbelen’e giderek direnişi yerinde görmüş ve Türk köylüsünün sahipsiz olmadığını ilan etmiştir.
Bizler, rüzgârın estiği yöne göre değil, vatan toprağının kutsiyetine olan inancımızla bu mücadelenin tam merkezindeyiz.
Bugüne geldiğimizde de yine aynı kararlılıkla topraklarımız, ormanlarımız ve geleceğimiz rant uğruna yok edilirken;
mülkiyetini ve toprağını koruyan vatandaşlarımızın suçlu gibi görülmesini kabul etmedik.
İkizköy’de Akbelen’i savunduğu için tutuklanan Esra Işık’ın annesi Nejla Hanım’ı ve kıymetli Akbelen köylülerimizi yalnız bırakmadık; hem Muğla’da hem Ankara’da adalet mücadelesinde yanlarında olduk.
Geçtiğimiz süreçte sadece Akbelen köylülerimizin değil, milletimizin vicdanında haysiyet mücadelesine dönüşen Hakan Çakır kardeşimizin kıymetli ailesinin de yanında yer aldık.
İlk duruşmada adalet makamında pervasızca gövde gösterisi yapmaya çalışan katil yakınlarının karşısında dimdik durduk.
Katıldığımız son duruşmada katillerin tamamının müebbet hapis cezası alması, yaşanan acıyı dindirmeye yetmese de hem ailenin hem de milletimizin vicdanında bir nebze rahatlama sağlamıştır.
Zafer Partisi Gençlik Kolları olarak; nerede bir haksızlık varsa orada olmaya, hakkın ve mazlumun yanında durmaya devam edeceğiz.
Hiç kimseyi ne Akbelen’de ne Anayasa Mahkemesi’nde ne de adliye koridorlarında yalnız bırakmadık, bırakmayacağız.
Diğer bir gündemimiz ise partimizin en hayati projelerinden biri olan Tertemiz Türkiye Projesi’nin çalıştaylarının büyük bir kararlılıkla sürdürülmesidir.
Bu kapsamda düzenlenen son çalıştayımızda, Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcımız Psikolog Ece Nur Aydın, ‘Artık bağımlı profilini tanıyamıyoruz’ sözleriyle önemli bir gerçeğe dikkat çekmiştir.
Bugün karşımızda sadece karanlık sokaklarda kaybolmuş gençler yok. Marka kıyafetleri içinde, iyi eğitim alan, dışarıdan bakıldığında güven veren bir genç;
odasına kapandığında bambaşka birine dönüşebiliyor. Bu durum, toplumda derin bir çürümenin göstergesidir.
Uyuşturucu, bugün Türk gençliğinin iradesine vurulmak istenen modern bir prangadır ve bu durum bir güvenlik sorununun ötesinde milli beka meselesidir.
“ÜNİVERSİTELERDE YAŞANAN GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP ETMEYİ SÜRDÜRÜYORUZ”
Gençlerimizin bir kısmı, maruz kaldıkları ekonomik zorluklar ve gelecek kaygısı nedeniyle öfkelerini yanlış yollara yönlendirmektedir.
Ancak biz Zafer Gençliği olarak öfkemizi kendimizi yok ederek değil, mücadele ederek diri tutuyoruz.
Bu bilinçle bağımlılıkla mücadele alanında projeler üretmeye ve farkındalık çalışmaları yapmaya devam edeceğiz.
Üniversite Birimimiz aracılığıyla üniversiteli Türk gençliğine ulaşmayı, onların sesi olmayı ve üniversitelerde yaşanan gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdürüyoruz.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nin Iraklı öğrenciler için açtığı internet sitesinde sözde “Kürdistan” bayrağı kullanmasına tepki gösterdik ve kamuoyu baskısıyla gerekli düzeltmenin yapılmasını sağladık.
Ayrıca son dönemde artan kız öğrenci yurtlarındaki güvenlik sorunlarına dikkat çekerek, öğrencilerimizin yanında olduğumuzu açıkça ifade ettik.
Bu ihmallerin ve sorumluluktan kaçan yaklaşımların karşısında durmaya devam edeceğiz.
Tüm bu çalışmaların bir yansıması olarak, Genel Merkezimizde düzenlenen Fırat Yılmaz Çakıroğlu anma programında, Gençlik Kolları Genel Başkanımız Sayın Mustafa Can Küçük önemli mesajlar vermiştir.
‘Biz yeni Fıratlar olmasın, Fıratlar mezarında rahat uyusun diye buradayız’ sözleriyle duruşumuzu net bir şekilde ortaya koymuştur.
Teşkilat çalışmalarımızı da hız kesmeden sürdürüyoruz. Teşkilatlardan sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Akın Kuşdemir;
Hatay, Kayseri, Gaziantep, Burdur, Isparta, Denizli, İzmir ve Şanlıurfa teşkilatlarımızı ziyaret ederek çalışmaları yerinde değerlendirmiştir.
Bizler masa başında değil, sahada siyaset yaparak mücadelemizi sürdürüyoruz.
Son olarak, üniversite, hukuk ve bağımlılıkla mücadele birimlerimizin sosyal medya hesaplarını aktif hale getirdik.
Tüm gençlerimizi bu platformları takip etmeye, faaliyetlerimize katılmaya ve bizimle birlikte yürümeye davet ediyoruz.
Eğer sen de “Önce Vatan” diyorsan ve bu mücadelede yer almak istiyorsan; durma, bize katıl.
Bu kutlu mücadelede yer almak isteyen her Türk gencine kapımız açıktır. Gel, birlikte değiştirelim ve birlikte inşa edelim.”