Yusuf Dülger
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İran’daki Savaş-Şirazlı Sadi

İran’daki Savaş-Şirazlı Sadi

featured
0
Paylaş

Sunulan köşe yazısı, İran’a yönelik saldırıları ve bu süreçte yürütülen psikolojik savaşı eleştirel bir bakış açısıyla ele almaktadır. Yazara göre, medya üzerinden yürütülen baskılar ve emperyalist müdahaleler, halkın iradesini kırmayı hedefleyen tehlikeli birer araçtır. Metinde, Türk televizyonundaki bir tartışma örneği üzerinden fikir özgürlüğüne yönelik saygısızlık ve dış güçlerin etkisi vurgulanmaktadır. Bu duruma karşı bir direnç sembolü olarak, klasik şair Şirazlı Sadi’nin öğretilerine ve onun toplumsal bilinç üzerine söylediklerine atıfta bulunulmaktadır. Sonuç olarak yazar, İran halkının tarihsel derinliği ve cesareti sayesinde bu zorlu kuşatmayı aşacağına dair inancını ifade etmektedir.

 

Siyonizm ve kuklalarının İran’a saldırıları sürüyor. İran’ın suçsuz çocuk ve insanları ölüyor.

Haksız ölümlere karşı çıkanlar destek görecekleri yerde, katillerin beslemelerince aşağılanıyor.

Bunun bir örneğini iki gün önce Türkiye’de yayın yapan Amerika’nın Sesi bir TV kanalında izledim.

Biri akademisyen, biri gazeteci, biri eski devlet bakanlarından Masum Türker, İran-İsrail-Amerika savaşını tartışırlarken; Masum Türker, savaşta Amerika ve İsrail’i eleştirince diğerleri Türker’in sözünü kesmeye, kendisini küçümseyerek gülüşmeye başladılar.

Türker: “Ben sizi dinledim, sözünüzü kesmedim, siz de beni dinleyin” dediyse de dinlemediler.

Sonunda Türker: “Siz İsrail ve Amerikancılık yaparken ben sustum. Ben size uymak zorunda değilim…” dedi.

Sonra bu olayı düşünürken aklıma İran’ın yetiştirdiği bilge insan Şirazlı Sadi (1210-1292) geldi.

Sadi’nin, öğrenci iken alıp okuduğum, çoktandır elime almadığım Bostan ve Gülistan kitabını açtım. Gülistan’ın girişindeki şu mısrasına yoğunlaştım:

“Gemisi Nuh olan kimseye deniz dalgasından ne korku var?”

Dedim ki; Sadi çok doğru söylüyor. Bu söz günlük ve dönemlik değil, her zaman için geçerli.

Çünkü İran halkı Nuh’un gemisinde.

Masum Türker’e yapılan bu muamele, halkımızın üzerine yağdırılan top-tüfek mermilerinden daha tehlikelidir.

Çünkü emperyalizm fiili savaşla yapamadığı yıkımın daha fazlasını, içimizden sağladığı psikolojik savaş elemanlarıyla yapmaya çalışıyor.

Ancak, Amerika-İsrail’in en gelişmiş teknolojiyle yüklü okyanus dalgaları İran’a hiç korku vermiyor. İran kazanacak, emperyalizm kaybedecek!

Kitaplığımda bulunan İran’la ilgili bir başka kitabı açtım. Oradan, Sadi’nin bugüne kadar hiç duymadığım şu sözünü (öğüdünü) okudum:

“Çocuklarımızı kuzu gibi büyütmeyelim ki ileride koyun gibi güdülmesinler.”

Bu öneri çok gerçekçi. İran halkı çocuklarını kuzu gibi büyütmemiş. İran halkı önemli zamanlarda koyun sürüsü gibi davranmıyor.

Bugün İranlılar bilinçli, korkusuz ve ordulaşmış bir ulus olarak hareket ediyor.

İran halkı yeni bir destan yazıyor.

Allah İran halkının yardımcısı olsun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!