Zafer Partisi’nden yapılan açıklamada, “Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya sayfasında, Ukrayna Operasyonu için teşkil edilen bir Çok Uluslu Deniz Unsur Komutanlığının Anadolukavağı/Beykoz’da konuşlanacağının yayımlandığı” ifade edildi. Bu askeri gücün neden konuşlandırıldığına dair sorular sorularak tepki gösterildi.
“Rusya’ya karşı operasyon amacıyla oluşturulduğu anlaşılan bu kuvvetin, NATO komuta yapısı içinde olmadığı” kaydedilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
ÇOK ULUSLU BİR YABANCI GÜÇ KOMUTANLIĞININ BEYKOZ’DA KONUŞLANMASI HAKKINDA ZAFER PARTİSİ AÇIKLAMASIDIR.
Millî Savunma Bakanlığının sosyal medya sayfasında, Ukrayna Operasyonu için teşkil edilen bir Çok Uluslu Deniz Unsur Komutanlığının Anadolukavağı/Beykoz’da konuşlanacağı yayımlanmıştır.
Rusya’ya karşı “operasyon” amacıyla oluşturulduğu anlaşılan bu kuvvetin, NATO komuta yapısı içinde olmadığı anlaşılmaktadır. Türkiye’de MUHARİP görevli çok uluslu bir YABANCI askeri gücün (NATO veya NATO dışı) konuşlanması, şu soruların cevaplanmasını gerektirmektedir.
- Anayasamızın 92’nci maddesine gö Yabancı bir askeri gücün Türkiye’de bulunmasına İzin verme yetkisi TBMM’ndir. TBMM’de bu Çok Uluslu Yabancı Güç için bir “oylama” ve “KARAR(TEZKERE)” çıkarıldı mı?
- Türkiye 1938 Montrö Boğazlar Sözleşmesini, imzalandığı tarihten beri “özenle, tarafsız ve dirayetle” uygulamaktadı Bu durum, Karadeniz’de “barış, güvenlik ve istikrarın” sigortasını teşkil etmektedir. Şimdi bu çok uluslu gücün operasyon yapması için farklı bir uygulamaya mı geçilmektedir?
- Daha da açık soralım: Montrö Boğazlar Sözleşmesi 19’uncu Madde (Bir savaş var ve Türkiye TARAF DEĞİL) uygulamasından vazgeçiliyor mu? Yani, Yabancı askeri gemilerin Karadeniz’e geçişindeki TONAJ ve 21 GÜN sınırı uygulaması değiştiriliyor mu? Bu uygulamanın Türkiye’yi savaşta TARAF yapacağının farkında mısınız?
- Bölgemizde savaş ve çatışmalardan kaynaklanan bunca ağır güvenlik risk ve tehditleri varken, Türkiye Çok Uluslu bu Yabancı Askeri Güce destek vererek, Rusya ile niçin karşı karşıya getirilmektedir?
Gelinen aşamada; MSB’nin kararlarını anlamakta zorluk çekiyoruz:
- Ege adalarında ve Kıbrıs’ta Antlaşmalara aykırı silahlanma ve yabancı askeri üsler açılmasına karşı bir “tepki” ve “tedbir” alınmıyor!
- Suriye PKK’sı “SDG” adı altında sözde meşrulaşıyor, “PKK terör tugayları” kuruluyor ve Haseke merkezli “siyasi özerk” bir yapı oluşuyor oma yine ses yok!
- “Terörsüz Türkiye” sürecl Ulus-devlet ve üniter-devlet için açık bir tehdide dönüşüyor ama TSK sessiz.
- Bölgemizdeki savaşlar ve belirsizliklere rağmen bizim hava-deniz kuvvetinden oluşan önemli bir “özel görev kuvvetimiz” BALTIK görevine gönderiliyor!
- 6’ncı Kolordunun “NATO’ya tahsisi” için yapılan teklifin, hangi savunma ihtiyacımızdan kaynaklandığı anlaşılamamıştı Oysa bölgede kurumsallaşmaya başlayan teröre karşı 6’ncı Orduyu kurmak gerekmiyor mu?
Şimdi kritik hukuki, siyasi ve güvenlik boyutları olan bir konu, sıradan bir haber gibi servis ediliyor ve yabancı çok uluslu bir gücün Türkiye’de konuşlanacağı öğreniliyor! Ciddi güvenlik sorunları oluşturabilecek bu konulara ait bir açıklama yapılmasını bekliyoruz.
