1. Haberler
  2. Siyaset
  3. DEM
  4. Öcalan’ın mesajının okunduğu salonun şifreleri! Güney Öztürk’ten çarpıcı fotoğraf analizi

Öcalan’ın mesajının okunduğu salonun şifreleri! Güney Öztürk’ten çarpıcı fotoğraf analizi

Sözcü TV Genel Müdürü Güney Öztürk, 27 Şubat'ın yıl dönümünde DEM Parti'nin PKK elebaşı Öcalan'ın mesajını okuduğu ve salonun fotoğrafını detaylı bir analizle aktardı. İşte Sözcü TV Ana Haber'de masaya yatırılan o anlar...

featured
0
Paylaş

Terör örgütü PKK’nin lideri Abdullah Öcalan’ın örgüte yaptığı silah bırakma çağrısının birinci yıldönümünde DEM Parti, Öcalan’ın yeni mesajını paylaştı. 

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile DEM Parti heyeti, bugün Ankara’da düzenlenen basın toplantısında Öcalan’ın mesajını paylaşmak için toplandı.

Okunan mesajla birlikte heyetin toplandığı salonun karesi ve Öcalan’ın mesajının siyasal iletişimdeki alt metinleri Sözcü TV Ana Haber’de masaya yatırıldı.

Sözcü TV Genel Müdür Güney Öztürk, sahnenin yüksekliği, tek merkezli ekran ve uzun, simetrik masanın, bir devlet zirvesi ya da askeri basın toplantısı gibi “hiyerarşik” ve “güç mesajı” veren bir düzen olduğunu vurguladı.

Lacivert arka plana da dikkat çeken Öztürk, dizilişin bir “zafer sonrası bildiri estetiği” taşıdığını ifade etti.

İşte Güney Öztürk’ün Sözcü TV’de aktardıklarından öne çıkanlar:

Fotoğrafa baktığımızda aslında milyonların dikkatinin sadece kelimelere değil, görüntüye odaklanması gerektiğini görüyoruz. Çünkü bilinçaltına kazınan asıl unsur sözcüklerden çok görsel kompozisyon.

Sahnenin ortasında büyük bir ekran yer alıyor. Ekranın başında hâkim bir şekilde duran bir kişi elindeki metni okuyor. Ön tarafta ise uzun ve yekpare bir masa bulunuyor. Masada eşit aralıklarla, simetrik biçimde yan yana dizilmiş kişiler oturuyor. Bu dizilim, devlet zirvelerini ya da askeri basın toplantılarını andıran bir görüntü oluşturuyor.

Arka planda Türkçe, Kürtçe ve İngilizce olarak “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı – Birinci Yıl Dönümü – 27 Şubat 2026 Ankara” ifadesi yer alıyor. İngilizce olarak da “Call for Peace and Democratic Society” yazılmış. Bu çok dilli mesaj, hem iç hem de dış kamuoyuna hitap eden bir deklarasyon niteliği taşıyor.

Yüksek sahne, merkezde büyük ekran ve simetrik masa düzeni; hiyerarşik bir etki yaratarak izleyicinin dikkatini tek bir merkeze topluyor. Bu kompozisyon güç, disiplin ve merkezi irade algısını pekiştiriyor. Yüz ifadeleri de bu disiplin havasını destekliyor. En hafif tabirle bir kriz toplantısını andırsa da, aslında bu bir deklarasyon masası estetiği taşıyor. Bilinçaltında “güçlü ve merkezi bir irade konuşuyor” algısı oluşturuluyor.

Barış vurgusu yapılmasına rağmen, görsel dil sanki bir savaştan çıkılmış ve bir barış anlaşması imzalanıyormuş hissi veriyor. Oysa Türkiye’nin verdiği mücadele teröre karşı bir güvenlik mücadelesi olarak tanımlanıyor. Ancak kurulan sahne estetiği, klasik bir zafer sonrası bildiri atmosferini çağrıştırıyor. Tarihteki büyük barış masalarında görülen düzenle benzer bir kompozisyon tercih edilmiş.

Arka planda lacivert renk kullanılmış. Siyasal iletişimde lacivert; devlet ciddiyetini, kurumsallığı, güveni ve istikrarı temsil eder. Bu renk seçimi, yapılan açıklamanın rasyonel, ciddi ve otoriter bir çerçevede sunulmasına hizmet ediyor.

İkinci fotoğrafta kadraj ve kompozisyon tercihleri daha net görülüyor. Lacivert ceket ve bordo kazak seçimi dikkat çekiyor. Siyah kadar sert olmayan lacivert, resmiyet ve devlet tonu verirken aynı zamanda iletişime açık bir lider imajı sunar. Bordo ise daha yumuşak ama yine de ciddi bir ton yaratır. Bu kombinasyon, “resmiyim ama katı değilim” mesajı taşır.

Saçların uzamış ve beyaz olması, beyaz bıyık ve genel görünüm; yaş almış, deneyimli, otorite sahibi bir figür algısı oluşturuyor. Akademisyen havası veren bir duruşla, elindeki metni okuyan bir profil sunuluyor. Bu görsel çerçeve, bilinçli bir imaj inşasına işaret ediyor.

Metnin içeriğinde barış dili kullanılsa da, üslupta irade ve güç vurgusu dikkat çekiyor. “Açmayı başardık”, “irade ve gücümüzü kanıtlamıştır”, “negatif isyan dönemini tek taraflı iradeyle açtık”, “pozitif inşa aşamasına geçmeliyiz”, “yeni bir siyaset dönemine kapı açılıyor” gibi ifadeler; özne merkezli, süreci yönlendiren ve üst konumdan konuşan bir dil içeriyor.

Mesajın önce Türkçe okunması, ardından Kürtçe okunması da sembolik bir tercih olarak değerlendiriliyor. Kürtçe metnin okunması için seçilen ismin geçmişi ve konumu da ayrıca anlam yüklü bir tercih olarak yorumlanıyor. Bu seçim, sürecin muhataplarına yönelik doğrudan bir mesaj olarak değerlendiriliyor.

Genel tabloya bakıldığında oluşturulmak istenen algı; “masada güçlü olan taraf biziz”, “barış yol haritasını biz belirliyoruz” şeklinde özetlenebilir. Görsel kompozisyon, renk seçimi, kadraj ve dil; birlikte değerlendirildiğinde güçlü, merkezi ve süreci yönlendiren bir aktör imajı oluşturma çabası olarak okunabilir.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!