Ümit Özdağ: “Ülkemiz Kara Para ile Birlikte Kara Para Sahiplerini de Ağırlayan, Onlara Vatandaşlık Veren Bir Ülke Haline Geldi”
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Ülkemiz ne yazık ki kara para ile birlikte kara para sahiplerini de ağırlayan, onlara vatandaşlık veren bir ülke haline geldi. Interpol tarafından aranan mafya liderlerinin Türkiye'de vatandaşlık alıp aynı rezidansta İstanbul'da komşu olduğuna şahit oluyoruz. Akdeniz ve Ege kıyılarında turizm ve inşaat sektöründe yabancı kartellerin, mafya unsurlarının iş yapmaya, burada sermaye aklamaya başladığı görülüyor. Türkiye, bu saldırıya karşı devlet yapısını, bürokrasisini, siyasetini ama hepsinden de önemli değerli Türk gençliğini etkin önlemler alarak korumak zorundadır" dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “Ülkemiz ne yazık ki kara para ile birlikte kara para sahiplerini de ağırlayan, onlara vatandaşlık veren bir ülke haline geldi. Interpol tarafından aranan mafya liderlerinin Türkiye‘de vatandaşlık alıp aynı rezidansta İstanbul’da komşu olduğuna şahit oluyoruz. Akdeniz ve Ege kıyılarında turizm ve inşaat sektöründe yabancı kartellerin, mafya unsurlarının iş yapmaya, burada sermaye aklamaya başladığı görülüyor. Türkiye, bu saldırıya karşı devlet yapısını, bürokrasisini, siyasetini ama hepsinden de önemli değerli Türk gençliğini etkin önlemler alarak korumak zorundadır” dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin düzenlediği “Tertemiz Türkiye Projesi Çalıştayı“na açılışında konuştu. Özdağ, 26 Ağustos 2021’de gerçekleştirilen kuruluş toplantısına atıfta bulunarak, ” Zafer Partisi‘nin kuruluş toplantısında 26 Ağustos 2021’de partimizin kuruluş bildirgesini açıklarken annelere, babalara bir söz verdik” dedi. Özdağ, “Çocuklarının sokakları, caddeleri, meydanları, okulları güvenli bir Türkiye’de büyüyeceklerine, sokaklarda çetelerin değil devletin hakim olacağına söz verdik” ifadelerini kullandı. Özdağ’ın açıklamaları şu şekilde:

“TÜRK HALKI ZAFER PARTİSİ’NİN POLİTİKALARINI DESTEKLİYOR”
Zafer Partisi’nin kuruluş toplantısında 26 Ağustos 2021’de partimizin kuruluş bildirgesini açıklarken annelere, babalara bir söz verdik. Çocuklarının sokakları, caddeleri, meydanları, okulları güvenli bir Türkiye’de büyüyeceklerine, sokaklarda çetelerin değil, devletin hâkim olacağına söz verdik. Yine bu toplantımızda ülkemize yönelik organize suç, uyuşturucu ve sanal kumar tehdidinin artık bir milli güvenlik tehdidi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve alınacak ağır ve etkili önlemler neticesinde Türkiye’de devam eden organize suçun kartelleşmesi sürecinin durdurulacağını, uyuşturucuyla etkili bir mücadele yapılarak Türk gençliğinin uyuşturucunun pençesinden alınacağını ve müptela olan gençlerin anne ve babalarına sağlıklı bireyler olarak geri verileceğini söyledik. Size dedik sevgili anneler; söz veriyoruz sadece çocuklarınızı değil,
torunlarınızı da geri alacaksınız, sağlıklı bireyler olarak kucağınıza. O günden bu yana Zafer Partisi olarak ülkemize yönelik bir demografik işgal şeklinde devam eden göçlerin durdurulması ve geriye döndürülmesi konusunda Anadolu Kalesi Projesi’ni büyük bir etkinlikle gündeme getirirken, diğer taraftan Anadolu Kalesi ile arasında sağlam bir bağ olan Tertemiz Türkiye Projesi’nin de altyapısını oluşturduk ve gündeme yavaş yavaş değişik vesilelerle getirdik.
Ancak takdir edersiniz ki Zafer Partisi gibi çok boyutlu bir mücadele içerisinde olan bir siyasi partinin, sahip olduğu kaynakları belirli noktalara teksif ederek kamuoyu bilincini oluşturması gerekiyor ve biz de önceliği demografik bir işgal olan, yaşayan ülkemizin bu demografik işgalden kurtarılması için partimizin kuruluş sürecinde Anadolu Kalesi Projesi’nin Türk halkına anlatılmasına vermiştik.

Artık bütün Türk halkı bu konuda, yani demografik işgalin durdurulması, geri çevrilmesi ve sığınmacı ile kaçakların vatanlarına dönmesi konusunda Zafer Partisi’nin politikalarını biliyor ve bu politikaları destekliyor.
Biz bu politikayı gündeme getirdiğimiz zaman iktidarla aynı çizgide olan, Göç ve Entegrasyon Bakanlığı kurarak sığınmacılara vatandaşlık vereceğini söyleyen ana muhalefet partisi CHP bile bu pozisyonunu değiştirip Zafer Partisi’nin çizgisine gelirken, iktidar da “Ya biz de sığınmacıları yollayacağız” demek noktasına gelmişti.
Bu hiç şüphesiz Zafer Partisi’nin verdiği mücadele sayesinde oldu. Şimdi biz Zafer Partisi olarak Tertemiz Türkiye Projesi ile organize suça, uyuşturucuya ve sanal kumara karşı büyük bir mücadele, hukuki bir reform ve idari bir yeniden yapılanmayı ve keza sağlık alanında yeni bir yaklaşımı temsil ederek çalışmaya başlayınca; yine iktidar ve diğer siyasi partilerin bu konuya alaka göstermeye başladıklarını memnuniyetle görüyoruz.
Evet, Zafer Partisi şimdi Tertemiz Türkiye Projesi ile Türk halkının ama aynı zamanda siyasi partilerin -iktidar dâhil- bu konuya eğilmesini, dikkatini çekmesini, biz Tertemiz Türkiye Projesi’nin daha ilk adımlarını, güçlü adımlarını atarken başarmış görünüyor.
Bu da Zafer Partisi’nin Türk siyasetindeki güçlü etkisinin kanıtıdır.

“TÜRKİYE, ÇİN’İN AFYON SAVAŞLARIYLA BENZER OLAN BU SALDIRIYA KARŞI ETKİN ÖNLEMLER ALMAK ZORUNDADIR”
Değerli misafirler, değerli Zafer Partililer,
Organize suçta ne yazık ki Avrupa’da 1., dünyada 14. sıradayız.
Türkiye’de organize suç örgütleri Meksika’da, Venezuela’da olduğu gibi kartelleşmeye doğru gidiyorlar.
Türkiye’de yılda 200 milyar dolar bir kara para varlığından bahsediliyor.
Bu siyaseti, bürokrasiyi kirletecek ölçüde büyük bir para ve bu şekliyle bir milli güvenlik tehdidi.
Ülkemiz ne yazık ki kara parayla birlikte kara para sahiplerini de ağırlayan, onlara vatandaşlık veren bir ülke haline geldi.
İnterpol tarafından aranan mafya liderlerinin Türkiye’de vatandaşlık alıp aynı rezidansta İstanbul’da komşu olduğuna şahit oluyoruz.

Akdeniz ve Ege kıyılarında turizm ve inşaat sektöründe yabancı kartellerin mafya unsurlarının iş yapmaya, burada sermaye aklamaya başladığı görülüyor.
Özetle çok ağır bir tehditle karşı karşıyayız. Bu sürecin böyle devam etmesi mümkün değil, kabul edilemez.
Türkiye bu ağır saldırıya, bir anlamda Çin’in Afyon Savaşlarıyla yaşadığı saldırıya benzer saldırıya karşı devlet yapısını, bürokrasisini, siyasetini ama hepsinden de önemli değerli Türk gençliğini etkin önlemler alarak korumak zorundadır.
İşte bugün bu çalıştayda bunun nasıl yapılacağı, çok boyutlu olarak ortaya konulacak değerli konuşmacılar ve katılımcılar tarafından.