DOLAR 13,4732-0.03%
EURO 15,2391-0.27%
STERLIN 18,2003-0.34%
ALTIN 794,100,08
BIST %
BITCOIN 452232-6,31%
Ankara
-4°

PARÇALI BULUTLU

15 54

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Hayrettin Nuhoğlu: Kanal İstanbul, ihanet projesidir

Hayrettin Nuhoğlu: Kanal İstanbul, ihanet projesidir

ABONE OL
4 Eylül 2020 13:42
Hayrettin Nuhoğlu: Kanal İstanbul, ihanet projesidir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, YENİÇAĞ’ı ziyaret ederek gündemle ilgili konularda değerlendirmelerde bulundu. Kanal İstanbul’un her yönüyle İstanbullulara ihanet olduğunu vurgulayan Hayrettin Nuhoğlu, “Bu projenin hiçbir tutar yanı yok. Bu nedenle Kanal İstanbul asla yapılamaz, biz Kanal İstanbul projesine karşı mücadelemizi her alanda vermeye devam edeceğiz” dedi.

Hayrettin Nuhoğlu, projenin ekonomi dışında her alanının mühendislik meselesi olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

“Kanal İstanbul dediğimizde, Küçükçekmece Sazlıdere barajından Karadeniz’e giden 45 kilometrelik hattın bir defa jeolojik yönünden incelenmesi lazım. Bu bir mühendislik meselesidir. Projenin ekonomik yönü hariç tüm yönleri mühendisliktir ve bir mühendis olarak üzülerek diyorum ki, hiçbirinde tutarlılık yoktur. Hazırlanan ÇED raporuna 10 binlerce insan itiraz etti ama görmezden gelinerek rapor kesinleştirildi. O ÇED raporu gülünçtür, çünkü orada bulunan başlıkların çoğu tutarsızdır. 1/100 binlik rapora da itiraz ettik, 1/1000’lik raporlara da ben gittim itiraz ettim. Hem Türkiye hukuk devleti diyeceksin, hem de hukuku dikkate almayacaksın. 1/100.000’lik rapor o bölgenin anayasası demektir. Orada depreme dayanıklı konutlar yapacağım diyorsun, diğer taraftan deprem korkusuyla yaşayan 16 milyon İstanbul halkını görmezden geleceksin. Hiçbir kabul edilebilir bir yanı yoktur. Orada arkeolojik bir sit alanı var, inanılmaz bir değere sahip binlerce yıllık kalıntılar var. Projeye hangi taraftan bakarsanız bakın İstanbullulara ihanet eden bir proje bu!”

hayretin-nuhoglu.jpg

İktidarın ”200 tonluk hafriyat kamyonları ile nakliyat yaparak projeyi 4 ila 6 senede tamamlayacağız” söylemine de dikkat çeken Hayrettin Nuhoğlu, “200 tonluk kamyon dünyada bu iş için kullanılmıyor. Türkiye’de bu kamyonlar 30 tonla sınırlı. Yönetmeliği değiştirir kamyonları da alırsın diyelim. 45 kilometre Karadeniz’e taşıyacaklar, 30 kilometre de sahil, hangi yoldan götüreceksin o kamyonları. Bu ne kadar bir zamanda taşınacak o bile yanlış. ‘Hangi çapsızlar bunu hazırladı” dedim meclis kürsüsünden AKP’liler ‘bize çapsız diyemezsin’ dediler. Hesapladıkları hafriyat rakamları doğru değil. Zemin çok çürük. Kireçtaşı, kiltaşı gibi bir zemin var, kaya yok gibi. Dolayısıyla kazdıkça gidecek. Onlar 1,3 milyar metreküp hafriyat çıkar diyorlar ama ben 2 milyar metreküpü geçeceğini düşünüyorum. 30 tonluk kamyonlarla günde 5 bin kamyon çalıştır diyorum -mümkün değil ama- 27 senede bitiyor hafriyat. Sen neye dayanarak bu hesabı yapıyorsun. Bu ÇED raporuyla dünyada gülünç olursun. Teklif veren olur mu varsa da onun altında başka şeyler aramak lazım. Onlar olmazsa milli kaynaklarla yaparız diyor Sayın Erdoğan. Milli kaynak varsa İstanbullunun deprem sorununu çözün” dedi.

hayrettin-nuhoglu-2.jpg

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘Ya kanal ya İstanbul’ dediği projeye kendisinin ‘Kanal İstanbul değil Deprem İstanbul’ demeliyiz” diyen İYİ Partili Hayrettin Nuhoğlu, “İstanbul’da depremle ilgili güvenli konutlar, güvenli hastaneler, güvenli altyapı tesisleri yokken, bunu haberleşmeden içme suyuna her konuda düşünebilirsiniz, hepsi deprem konusunda şüpheli iken, siz kalkıp Kanal İstanbul yapacağım ve oraya 100 milyar liranın üzerinde para harcayacağım derseniz bu doğrudan doğruya İstanbul halkına ihanettir” dedi. Bu konunun çok teknik olduğunu kendi bürosunda Kanal İstanbul ile ilgili çalışmalar yaptığını aktaran Nuhoğlu, şöyle konuştu: “Bir defa şunu sormak lazım, Kanal İstanbul niye yapılıyor? Ben sorunun cevabını ‘Kanal İstanbul’u yapacağız’ diyenlerden araştırıyorum. Cumhurbaşkanı, eski ulaştırma bakanı, şimdiki ulaştırma bakanı, çevre ve şehircilik bakanı ve konuyla ilgili daha önceki Başbakan Binali bey herkesin söylediklerini çıkardım. Son zamanlarda teknoloji bakanı da görüş beyan etmeye başladı. Ortak görüş ”İstanbul Boğazı’ndaki trafik seyir tehlikesini ortadan kaldırmaktır. Boğaz geçişini güvenli hale getireceğiz” diyorlar. Mesela, Cumhurbaşkanı diyor ki, ”Kanal İstanbul’la beraber dünyada büyük bir sükse yaratacağız” Sükse yaratmak için Kanal İstanbul’u yaparız diyor.”

Meclis’te AKP Grup Başkanvekili Akbaşoğlu’nun ‘Siz bunu anlayamazsınız biz bu projeyle Avrupa’nın sınırını değiştiriyoruz’ dediğini kaydeden Hayrettin Nuhoğlu, “Bakın bu cümle çok önemlidir. Malum İstanbul Boğazı Avrupa için sınırdır, açacağı Kanal İstanbul ile Avrupa’nın sınırını biraz daha batıya götürecekler, o aradaki adacağı ne yapacaklar bunun da cevabını vermek zorundalar” dedi.

hayrettin-nuhoglu-3.jpg

BOĞAZ TRAFİĞİ GİDEREK DÜŞÜYOR

Hayrettin Nuhoğlu, Kanal İstanbul’un yapılma gerekçeleri arasında gösterilen ”Boğaz trafiğini azaltmak” gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını da anlattı. Boğaz trafiğinin azaldığını söyleyen Nuhoğlu şunları anlattı:

“İstanbul Boğazı’ndaki yoğunluğun daha da artacağını söylüyorlar. Geçiş sayısı 50 bini geçti diyorlar. Ama rakamlara baktığımızda trafiğin azaldığı görülüyor. 2019 yılında 43 bine düşmüş, 2020 yılında 38 bin olacak. 2050 ve 2071’de olacağını söyledikleri rakamlar hayalidir, tam tersine düşüştedir. Düşüşte olmasından daha tabi bir şey yok. Çünkü Boğaz’dan en çok yakıt taşıyan tankerler geçiyor. Yeni boru hattı devreye girdi, bu boru hattından sonra Samsun-Ceyhan boru hattı yapılırsa biz Boğazdan geçecek tankerleri merakla seyreder duruma geliriz. Bu boru hatları Boğaz’daki trafiği düşürüyor. Ayrıca Rusya petrol ve doğalgazını Baltık denizi üzerinden nakletmeye başladı, daha karlı diye… ve hatta kuzey buz denizi üzerinden yeni ulaşım noktaları bulundu. Dolayısıyla boğaz trafiği önemini kaybedecek. Onun için güvenli geçiş meselesi değil, sükse meselesi ortaya çıkıyor.”

hayrettin-nuhoglu-3.jpg

HANGİ BİLİM İNSANLARI ÇALIŞIYOR BELLİ DEĞİL

Kanal İstanbul’la ilgili gerekli çalışmaların nerede ve kimler tarafından yürütüldüğünü de araştırdıklarını açıklayan Hayrettin Nuhoğlu, “Gerekli çalışmaların nerelerde yapıldığını da araştırdık biz, 7 üniversiteden bahsediliyor. Tamamını inceledik, bilindiği gibi bu araştırmaların yapılabileceği, en donanımlı üniversiteler, ODTÜ, İTÜ, Boğaziçi, Bilkent gibi bir sürü üniversitemiz var. 7 üniversite sayılıyor, bunlar da aralarında var ama bir tek Çankırı Üniversitesi’nde konuyla ilgili bir açıklama gördük. Bilimsel çalışmayı yürüten onlarca bilim adamının bulunduğu ODTÜ, İTÜ’den hiçbir açıklama yok ama Çankırı Üniversitesi’nde konuyla ilgili açıklama yapan rektör hukuk profesörü…Bu çok gülünç bir şeydir. “ dedi.

PANDEMİDE İKİNCİ DALGANIN NEDENİ AYASOFYA

Türkiye’de pandemi vakalarının resmi makamlarca açıklanmadığı şubat aylarında dahi partisinin bu konuda önemli uyarıları olduğunu vurgulayan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, şöyle konuştu:

“Bizler önlem alın diyorduk ancak onlar o dönemde 30 bine yakın insanı umreye gönderdiler. Türkiye’de virüsün ilk yayılma sebebi bu oldu. İkinci dalganın yayılma nedeni ise bana göre Ayasofya Camii’nin açılışı oldu. Sayın Erdoğan 350 bin kişinin oraya katılım sağladığını söyledi. Doğru düzgün hiçbir tedbir alınmamış, iç içe insanlar… Giresun mitingi desen tam bir rezalet, bu tür siyasi hamlelerin bedelini sağlık çalışanları ödüyor. Bilim Kurulu üyelerini suçlamak istemiyorum ama Bilim Kurulu üyelerinin kararlarını doğrudan müdahale eden insanları suçlamak istiyorum. Bunun sorumlusu doğrudan Külliye’dir… Sadece; bilim kurulundan bari bir tanesi çıkıp cesurca konuşabilseydi, ‘biz bir bilim adamı olarak Ayasofya Cami açılışı, Giresun mitingi gibi yüzbinlerce insanın bir araya gelmesini doğru bulmuyoruz’ diyebilirlerdi.”

 

HABER: Sümeryra Kırca /Yeniçağ)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.