Ercan Çalışkan
Ercan Çalışkan

Küskün Göl

Küskün Göl

Hani bir çocuğa sorarsınız ya “Beni ne kadar seviyorsun?” diye… “O da sizi seviyorsa, içten bir biçimde kollarını iki tarafa açıp “Bu kadar!..” der ya… İşte o ölçüyle:

SİZE O KADAR TEŞEKKÜRLER…

Bir mail aldım bugün. Küskün Göl’le ilgili…

Bugüne kadar Türk Dili ve Edebiyatı dünyasının, Türk yazılı ve görsel basınının çok önemli isimlerinden Küskün Göl’le ilgili ömrüm boyunca saklayacağım güzel övgüler, olumlu tepkiler aldım. Arkadaşlarımdan, dostlarımdan, tanıdık tanımadık onlarca okurumdan da yeni kitabı beklediklerini içeren yorumları mutlulukla okudum.

Sanırım bir yazar için yazmaya teşvik eden en etkili güç bunlardır; en azından benim için öyle…

Derken, dün bir e-posta aldım. “Sizin okurunuzum, beni tanımıyorsunuz. “ diye başlamış satırlarına. Yazma gücümü artıran övgü dolu cümleler var yer yer… Bunlardan söz etmek için yazmıyorum bu satırları. Ben sonrasından çok etkilendim. Yaşadığı bir olayı anlatmış.  O cümleleri paylaşmak istiyorum sizinle:

“… Bir okuma grubumuz var. Ayda bir iki kitap okuyor, okuduklarımızı tartışıyoruz. “Küskün Göl ile de bu şekilde tanıştım. Okurken kimi zaman ağladım, kimi zaman güldüm. Kimi zaman da geçmişime gittim, kendimi buldum. …. Günü gelince kitabı tartışmak için toplandık. Toplantıda o gün bir de konuk vardı. Kitabı incelemeye başlamadan söz aldı. “Kitap okuduğunuz, böyle bir etkinlik yaptığınız için sizi kutluyorum. Ben çok okuyan biriyim, okuyanları görünce de mutlu oluyorum. Bakıyorum bugün bir hikâye kitabı tartışacaksınız. Aslında hepimiz, bizde güzel hikâye yazılmadığını, hikâyeci yetişmediğini biliyoruz; bunu bildiğiniz halde hikâye okumanızı da takdir ettim. “ dedi. Devam edecek miydi bilmiyorum ama dayanamadım, burada araya girdim. “Hanımefendi, siz bu kitabı okudunuz mu?” Tahmin ettiğim gibi “Hayır!” dedi. “Hangi tür kitaplar okursunuz?” sorusuna da “Polisiye…” cevabını aldım. Yerli polisiye romancı sorusuna da tahmin ettiğim cevabı verdi. Ona dedim ki “Bahsettiğiniz yazarın polisiye romanlarını ben de severim. Onun bir hikâye kitabı da var. Sanırım okumuşsunuzdur. Şimdi sizden rica ediyorum. Okumadıysanız onu da okuyun, Küskün Göl’ü de… Ondan sonra “Bizde hikâyeci yetişmiyor. “diyebilirseniz deyin. Ben Ercan Çalışkan’ı tanımıyorum, bu grupta alınan karar gereğince okudum. İyi ki de okumuşum. Lütfen bizde hikâye ve hikâyeci yok diye yazanlara haksızlık etmeyelim. “

İşte beni duygulandıran satırlar bunlardı… Paylaşmak istedim.

Bu arada konu Küskün Göl’den açılmışken bir konuda da teşekkürlerimi ifade etmek isterim. Bazı dostlarım, arkadaşlarım, öğrencilerim çok sayıda kitap alarak, eşlerine dostlarına ulaştırdılar. Bu yolla Küskün Göl’ün yayılmasını sağladılar, tanıtımına katkıda bulundular. Ve onlarca dostum da kitabımla ilgili yazdıklarımı sayfalarında paylaştılar.

Hepsine, hepinize müteşekkirim.

Zafer Partisi
Zafer Partisi
Giriş Yap

Haberiniz.com.tr ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!