İYİ Partili Hüseyin Örs’ten Rize Bölgesi Milletvekillerine Çağrı: Bir “Çay Kanun Teklifi” Hazırlayalım

İYİ Partili Hüseyin Örs’ten Rize Bölgesi Milletvekillerine Çağrı: Bir

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, bölge milletvekillerine çay üreticinin sorunlarını birlikte çözmek için çağrıda bulunarak çay sektörünü içinde bulunduğu darboğazdan çıkarmak için acilen “çay kanunu” çıkarılmasını önerdi.

Örs, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, bu yıl çay sezonunun koronavirüs ile mücadele edilen bir döneme denk geldiğini, çay üreticilerinin bu nedenle büyük sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs’ün açıklamaları şu şekilde:

Değerli Basın Mensupları,

Bugün burada; Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Gürcistan sınırından, Giresun’u da içine alan geniş bölgede üretimi yapılan çay ile ilgili sorunları konuşmak üzere bu basın toplantısını düzenlemiş bulunmaktayım.

Ülkemizde çay; başta Rize olmak üzere Trabzon, Artvin ve Giresun illerinde üretilmektedir. İçinde bulunduğumuz Mayıs ayı birinci sürgün yaş çay toplama ayıdır. Şuanda Doğu Karadeniz’de çay üreticilerimiz çay toplamak üzere; çaylıklarındadır.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre; Türkiye; dünyada çay tarım alanları genişliği bakımından 7. sırada; kuru çay üretiminde ise, 5. sırada yer almaktadır. Kişi başına çay tüketimini baz alırsak FAO’nun 2018 verilerine Türkiye 3.2 kg ile birinci sıradadır. ÇAYKUR’un 2019 yılı çay raporuna göre; TC kimlik numarasına göre toplam üretici sayısı 199.064 (yüz doksan dokuz bin altmış dört) kişidir. Çay üreticilerimizin illere göre dağılımında; %67.7 ile Rize birinci sırada yer alırken, Artvin % 19.2 ile ikinci sırada yer almakta ve bu illerimizi  %  11.5 ile Trabzon, % 2.08 ile Giresun ve % 0.01 ile Ordu izlemektedir.  2019 yılı verilerine göre; Rize’de 33’ü ÇAYKUR’a, 183’ü özel sektöre ait olmak üzere 216; Trabzon’da 8’i ÇAYKUR’a, 26’sı özel sektör ait olmak üzere 34; Artvin’de 4’ü ÇAYKUR’a, 7’si özel sektör ait olmak üzere 11; Giresun’da 1’ ÇAYKUR, 12’si özel sektöre ait olmak üzere 13; Ordu’da ise özel sektöre ait olmak üzere 1 çay fabrikası vardır. Tüm bölgede ise toplam 274 çay fabrikası bulunmaktadır.

Değerli Basın Mensupları…

Çayın bahçede yetiştirilmesi, gübrelenmesi, budanması ve toplanmasından başlayarak, fabrikalarda kuru çaya dönüştürülmesine ve pazarlama sürecine kadar birçok aşamadan geçtiğini ve her aşamada ciddi ekonomik değer ürettiğini biliyoruz.

Fındıkla birlikte Karadeniz Bölgesi’nin en önemli geçim kaynağı olan çay; sadece üreticisine değil, bölge esnafına, sanayicisine, çalışanlara ve yarattığı katma değer ile ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayan bir üründür.

Bugün baktığımızda; çay sektörünün, çay filizlerinin bahçeden yetiştirilip toplanmasına, oradan alım yerlerine teslimine, fabrikalarda işlenip sanayi ürününe dönüştürülmesine, pazarlanıp piyasada satılmasına kadar yaşadığı; kalite, pazarlama, finansman, istihdam gibi sorunlara ek olarak; pandemi sürecinin getirdiği ciddi sıkıntıları vardır.

 

BU YIL ÇAY SEZONU DÜNYAYI SARSAN KORONA BELASI İLE MÜCADELE ETTİĞİMİZ BİR DÖNEME DENK GELDİ

Değerli Basın Mensupları…

Bu yıl çay sezonu dünyayı sarsan korona belası ile mücadele ettiğimiz bir döneme denk geldi. 1986 yılında yaşanan ve dünyayı sarsan Çernobil Nükleer Santrali’nin patlamasıyla ortaya çıkan felaketten en çok Doğu Karadeniz Bölgemiz etkilenmişti. Tam 34 yıl sonra bu kez koronavirüs nedeniyle özellikle çay hasadında çok büyük sorunlarla karşı karşıya karşıyayız.

11 Nisan’da TBMM’de yaptığım konuşmada sezon öncesi çay üreticilerinin işgücüne ilişkin sorunlarını dile getirmiştim. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanımıza soru önergesi vererek, “yaklaşan çay sezonu öncesi, üreticilerin, çaylarını toplayabilmesine ve işgücüne ilişkin ne gibi tedbirler aldınız?” diye sormuştum. Nihayet 1 ay sonra 11 Mayıs’ta Sayın Cumhurbaşkanı bir açıklama yaparak çay üreticileri ile ilgili alınan kararları açıkladı ve çay alım fiyatını 3 lira 27 kuruş ve destekleme ile toplam 3 lira 40 kuruş olarak ilan etti.

 

AÇIKLANAN ÇAY ALIM FİYATI ÜRETİCİLERİMİZDE HAYAL KIRIKLIĞI YARATMIŞTIR

Değerli Basın Mensupları…

Açıklanan fiyat bölgedeki üreticilerimizde hayal kırıklığı yaratmıştır. 11 Mayıs’tan önce “ben çayımı nasıl toplayacağım?” düşüncesinde olan üretici, açıklanan fiyatı duyunca “ben masrafımı nasıl karşılayacağım?” derdine düşmüştür. Verilen fiyat son yıllara baktığımızda en düşük fiyattır. Koronadan dolayı ekonomik destek paketi açıklayan hükümet; çaydaki destekleme miktarını arttırmamış, önceki yıllarda olduğu gibi 13 kuruşta tutmaya devam etmiştir. Yani; hükümet, çay üreticisine “pandemi, korona anlamam! Benden sana destek yok, başının çaresine bak!” demiştir.

Açıklanan 2020 yaş çay alım fiyatı üreticinin deyimiyle “el-ele, baş-başa fiyatı” bile değildir.  Hükümet; sanki koronavirüs Doğu Karadeniz’e uğramamış, covid-19 çay üreticisini pas geçmiş gibi davranarak 2020 yılı yaş çayı için fiyat açıklamıştır.

Oysaki önceki yıllarda çaya ikinci gelir kapısı olarak bakan; memur, işçi, berber, garson, şoför, çay ocağı işletmecisi, lokantacı, konfeksiyoncu, nalbur gibi esnaf ve birçok işini kaybeden kişi ve aile için çay; pandemi sürecinde birinci gelir kapısı haline gelmiştir. Ayrıca bu süreçte Gürcistan’dan yevmiyeli işçi gelemeyeceğinden; işgücü maliyetleri önceki yıllara göre kat be kat artmıştır. Sadece gübre ve iş gücü maliyetini göz önünde bulundursak bile; verilen yaş çay fiyatı “devede kulak” dahi olamamıştır.

 

ÇAKUR PANDEMİ SÜRECİNDE MAĞDUR ÜRETİCİNİN YANINDA OLMAYACAKSA NE ZAMAN OLACAKTIR?

Değerli Basın Mensupları…

11 Mayıs’ta açıklanan fiyat sonrası 19 Mayıs’ta çay sezonu açılmıştır. Çay sezonu açılalı daha on gün olmamışken ÇAYKUR kontenjan uygulaması başlatmıştır. ÇAYKUR; yer yer uyguladığı günlük 15-20 kg kontenjan ile üreticiyi özel sektöre mahkûm etmiştir.  Bugün itibariyle Rize ve diğer çay bölgesinde özel sektör; açıklanan taban fiyatın çok altında 2.70 TL’den çay alımı yapmaktadır. Yani bugün çay fiyatı; 2019 da açıklanan 3.03 TL’nin de altındadır. Özel sektör üreticilere mesaj atarak 2.70 TL’den çay alımına başlandığını duyurmaktadır. Üreticinin yanında olması gereken ÇAYKUR ise her gün kontenjan miktarını düşürmektedir.

Son olarak da ÇAYKUR günlük kontenjanı yer yer 15-20 kg. düşürerek; üreticiye;  “bana gelme, özel sektöre git, özel sektör de ne verirse al, çayını teslim et.” demektedir.

Şimdi buradan soruyorum;

Bu ÇAYKUR kimin için vardır?

Bu ÇAYKUR kime hizmet etmektedir?

ÇAKUR hele hele bu pandemi sürecinde mağdur üreticinin yanında olmayacaksa ne zaman olacaktır?

 

ÇAYKUR’UN TEDBİRLERİ GENEL MÜDÜRLÜK OFİSİNDE VE WEB SAYFASINDA KALMIŞTIR

Değerli Basın Mensupları…

ÇAYKUR pandemi süreci ile ilgili 44 maddelik bir eylem planı açıklayarak pandemi sürecine ilişkin her türlü tedbiri aldığını ilan etmişti. Ama sahada görünen o ki; bu tedbirler, genel müdürlük ofisinde ve web sayfasında kalmıştır.

Üretici alımlarda yaşadıklarından şikâyetçidir.  Eksper yetersizliği alımlarda beklemelere sebep olmaktadır. Bir eksperin 2-3 alım yerine baktığı ve bu nedenle işlerin uzadığı üreticilerimiz tarafından bizlere iletilmektedir. Çay alımlarında yaşanan düzensizlikler yığılmalara sebep olmaktadır. Çay alımevinden, fabrikaya nakliyede sıkıntılar yaşanmaktadır. Birçok yerde yüklemelerin üreticilere yaptırıldığı konusunda şikâyetler vardır. Özellikle mesafe kurallarına uyulmadığı, maske takılma şartı ve hijyen kurallarının yerine getirilmediği ve bu durumun hem üretici hem de çalışanlar açısından ciddi riskler oluşturduğu üreticiler tarafından dile getirilmektedir.

ÇAYKUR’a buradan bir kez daha sesleniyorum:

Üreticinin yanında ol!

Kontenjan uygulaması ile pandeminin mağdur ettiği çay üreticisinin yarasına tuz-biber ekme!

Kontenjan uygulamasını üreticiyi mağdur etmeyecek makul seviyelerde tut!

Üreticinin bu yıl korona yasakları nedeniyle budayamadığı çaya da alım garantisi ver!

İşini ciddiyetle yap, üreticiyi özel sektöre mahkûm etme!

 

RİZE BÖLGESİ MİLLETVEKİLLERİNE ÇAĞRI: “DOĞU KARADENİZ’DEKİ HANGİ PARTİYE MENSUP OLURSA OLSUN; TÜM MİLLETVEKİLLERİ BİR ARAYA GELEREK; BİR “ÇAY KANUN TEKLİFİ” HAZIRLAYALIM”

Değerli Basın Mensupları…

Sizlerin aracılığı ile başta Rize milletvekilleri olmak üzere bölge milletvekillerine bir çağrıda bulunuyorum. Muhalefetten gelen her türlü teklifi ak parti ve ortağı reddettiği için Doğu Karadeniz’deki hangi partiye mensup olursa olsun; tüm milletvekilleri bir araya gelerek; bir “Çay Kanun Teklifi” hazırlayalım. Çayla ilgili tüm paydaşların görüşlerini, önerilerini alarak birlikte hazırlayalım, Yıllardır beklenen çay kanununu çıkaralım. Çay üreticimizin çektiği sıkıntı bitsin, yüzü gülsün…

Milyonlarca çay üreticisinin derdine çare bulmak için, yaş çay fiyatının taban fiyatın altına düşmemesi için, ödemelerin denetlenmesi için, kaçak çayın önüne geçilmesi için, kuru çayda kalitenin arttırılması için, çayda ekim alanları, budama, gübreleme ile ilgili düzenlemelerin yapılması için, dünya çay fiyatlarındaki gelişmeler, iç piyasa fiyatları, arz-talep dengesi, spekülatif etkiler ve diğer hususlar dikkate alarak çay ticaretinde gerekli düzenlemesinin yapılabilmesi için, kaliteli çay üretimini ve özellikle de ihracatını teşvik etmek amacıyla yaş çay üreticilerine, kuru çay üreticilerine, akredite alıcı ve ihracatçılara ödenmek üzere kaynak oluşturulabilmesi için, özetle; çay sektörümüzü içinde bulunduğu darboğazdan çıkarmak için acilen “çay kanunu” çıkarılmalıdır.

Bu konuda İYİ Parti olarak her türlü katkıyı vermeye hazırız.

 

KAMİLET VADİSİ’NDE ÜRETİME GEÇEN ORTA HES PROJESİYLE, ÇED RAPORUNDA HİÇ BULUNMAYAN İMALATLAR YAPILARAK, ÇEVRE KANUNU VE ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ YÖNETMELİĞİ İHLAL EDİLMİŞTİR

Değerli Basın Mensupları…

Artvin ilimizin Arhavi ilçesinde bulunan Kamilet Vadisi’nde yaşanan ve bölgedeki vatandaşlarımızın bana iletmiş olduğu büyük bir çevre sorununa değinmek istiyorum.

Kamilet Vadisi’nde özel bir şirket tarafından yapılacak olan hidroelektrik santrali (HES) için bölgede yol inşaatları yapılmış, bölge halkı ve çevre derneklerinin yaptıkları yasal başvurular sonucunda yol yapımı imar planı olmadığı için zamanında durdurulmuş ve ardından şirket tekrardan yol yapımı için imar planını çıkartmıştır.

Ancak Kamilet Vadisi HES için açılan yollarla harap edilmiş, yol çalışması ve regülatör için yapılan kazılar sonucu oluşan hafriyat heyelanla dereye dökülmüş ve dereler çamur akmaya başlamıştır.

Arhavi ilçesinde Kamilet Vadisi’nde üretime geçen orta HES projesi nedeniyle derenin sürekli bulanık hatta çamur gibi akması sonrasında vadide yapılan incelemeler sonucunda, proje ile ilgili olarak hazırlanan ve hakkında ÇED olumlu kararı verilen nihai çevresel etki değerlendirmesi raporundaki taahhütlere aykırı üretimler ile ÇED raporunda hiç bulunmayan imalatlar yapıldığı ve bu şekilde çevre kanununun ve çevresel etki değerlendirmesi yönetmeliğinin ihlal edildiği yönünde ciddi iddialar vardır. Bölge halkı bu durumdan şikayetçidir. Sivil toplum örgütleri konu ile ilgili açıklamalarda bulunmuştur ve durum sadece bölgenin değil Türkiye’nin gündeminde yer almış ulusal basına da yansımış bulunmaktadır.

Ben de konu ile ilgili olarak Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanımız tarafından cevaplanmak üzere bir soru önergesi hazırladım ve TBMM başkanlığına sunacağım. Konunun takipçisi olacağım.

Zafer Partisi
Zafer Partisi
Giriş Yap

Haberiniz.com.tr ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!