DOLAR 17,9736 0.13%
EURO 18,2958 0.05%
ALTIN 1.018,020,11
BITCOIN 422204-1,23%
Ankara
26°

AÇIK

ULUSAL EGEMENLİK Mİ, SÜRGÜN MÜ?

ULUSAL EGEMENLİK Mİ, SÜRGÜN MÜ?

ABONE OL
22 Nisan 2022 17:48
ULUSAL EGEMENLİK Mİ, SÜRGÜN MÜ?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ULUSAL EGEMENLİK Mİ, SÜRGÜN MÜ?

 

Bugün günlerden ne?

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı…

Milli Bayram…

Bugün için sizlere; sevgi, neşe, kahramanlık ve hamaset dolu bir yazı yazabilmeyi inanın ki çok isterdim.

Fakat emin olun, ne elim kaleme vardı ne de gönlüm razı oldu.

Bu nedenle, bugün ben size milli egemenliğimizle doğrudan ilgili, büyük bir tehlikeden bahsedeceğim.

2017 yılından bu yana Antalya Konyaaltı’nda yaşıyorum, işyerimiz de burada.

Buralarda Türk’ün yaşaması ve barınması önceden de kolay değildi, fakat son zamanlarda öyle gelişmeler yaşanıyor ki, gözlerinize inanamazsınız.

Gayri mülk fiyatları ateş pahası, milyonlar havalarda uçuşuyor. Kiraları ise hiç sormayın!

1+1’lerin kiraları 4-5 bin liradan başlıyor, 2+1’ler ve 3+1’ler 7.500-12.000 lira arası, dubleksler 15-20 bin lira, hele ki denizi görenleri ne siz sorun ne de ben söyleyeyim.

Türk Devletini 20 yıldır yöneten AKP; yabancılara mülk satışını engelleyen veya sınırlayan bütün mevzuatı yok etmiş, üstüne üstlük ülkemizden gayri mülk alanlara bir de vatandaşlık verir hale gelmiştir!

Türk’ün aidiyet bayrağı olan T.C. Vatandaşlığı, gazetelere verilen ilanlar ve televizyonlarda yayınlatılan reklamlarla, adeta bir işporta tezgâhına çıkarılmış ve haraç mezat satılmaya devam edilmektedir!

Elin oğlunda para çok, basıyor ve alıyor!

Tapu müdürlükleri tapu devirlerini yetiştiremediği için, birkaç gün sonrasına randevu veriyor!

Sanıyor musunuz ki, devredilenler yalnızca ev ve arazi? Hayır, sessiz sedasız da olsa, hülleyle de olsa işyerleri de yabancılara devrediliyor!

İnsanlık da ölmüş durumda, din ve iman da… Hepsinin yerini para almış!

İnanın şu anda, Antalya’nın sahil kesimlerinde, Türkçeden çok başka yabancı diller konuşuluyor. Müşterilerimizin % 50’den fazlası, artık Türk değil!

Ev sahipleri Türk kiracılarını çıkarma derdinde, kiracı; ya ateş pahası olan kirayı ödeyecek, ya da bu diyarı terk edip gidecek!

Ya kırk katır, ya kırk satır!

Hayat pahalılığına dayanamayan ve ev kiralarını ödeyemeyen garibim Türk ne yapsın?

Gidiyor…

Önce Mazıdağı’na doğru, sonra da çorak Anadolu içlerine…

Sizin anlayacağınız, ülkesinin sınırlarını kanıyla çizmiş olan talihsiz Türk, parası pul evlatları kul edilmekte olan Türk; SÜRGÜN ediliyor!

Öyle toplu tüfekli bir sürgün değil, paranın en büyük silah olarak kullanıldığı modern ve acımasız bir sürgün!

Peki, şimdi buralarda hiç Türk yok mu?

Olmaz mı var: Çaycı, çorbacı, camcı, çerçeveci, boyacı, badanacı, tamirci, temizlikçi ve çöpçü…

Evet, Türk var, ama hizmetçi!

Ne yazık ki bu gelişmeler yalnızca Antalya ile de sınırlı değil.

Edirne’de, Kırklareli’nde ev sahibi olup da kiracısı Türk olan birçok Yunanlı ve Bulgar var!

İstanbul Başakşehir gibi yerlerde, Türkler azınlık durumuna düşmek üzere!

Antep, Kilis, Şanlıurfa ve Hatay gibi şehirlerimizde Türk zaten azınlık durumunda. Hatay’ın Anavatan’a katılma hikâyesini biliyorsanız eğer, bu illerimizin elimizden çıkmak üzere olduğunu da iyi bilirsiniz!

Ne yazık ki Didim’de, su faturaları bile İngilizce dilinde basılmakta! Düşünün bir kere, Didim’in vergi rekortmeni bile bir İngiliz!

Marmaris ve Fethiye gibi yerleşim birimlerimizde de vaziyet aynı.

Trabzon’da bile yabancılara mülk satışlarının ciddi boyutlara ulaştığını görmemek için kör olmak lazım.

Alıyorlar…

Hem de en güzel yerlerimizi ve en cennet köşelerimizi alıyorlar!

Türk’ün mülkü de vatandaşlığı da kapış kapış gidiyor. Gidiyor ne kelime, adeta yağma ediliyor; Bulgar’ı alıyor, Almanı alıyor, İngiliz’i, Rus’u, Ukraynalısı, İranlısı, Iraklısı, Suriyelisi, Zimbabvelisi bile alıyor.

Gariban ve gafil Türk ne yapıyor?

Satıyor!

Neden?

Çünkü Türk üretmiyor, üretemiyor!

Çünkü Türk, 20 yıldır girdiği kumpastan çıkamıyor!

Çünkü Türk’ün parası pul!

Peki, bu devirde parası pul olanların evlatları ne oluyor?

Kul!

Anlayın işte, Türk kul oluyor!

Sadece 2021 yılında yabancılara satılan taşınmazların sayısı 68 bin 600 adet. Kiralayanı ise hak getire!

Ülkemizden en fazla taşınmaz satın alan ülkelerin başında Irak, İran geliyor, sonra Rusya, İngiltere, Almanya ve Afganistan var.

Tercih ettikleri yerler ise, ağırlıklı olarak İstanbul, Antalya, Ankara, Muğla, Bursa şeklinde sıralanıyor.

Hal böyle iken, Kahraman Mehmetçik sahada, yani Kuzey Irak’ta…

Ne yapıyor?

Canı ve kanı pahasına “Pençe Kilit Operasyonu” ile sınırımızda ve dahi sınırlarımızın ötesinde MİLLİ EGEMENLİĞİMİZİ GARANTİ ALTINA ALMAYA ÇALIŞIYOR.

Gayet güzel…

İyi güzel de, sınırlarımızın içi ne olacak?

Aynı birer kuluçka makinesi gibi çalışan, altı milyondan fazla Suriyeli ne olacak?

Bunlara Afganlıları, Ukraynalıları, yerleşik Rusları, mülk sahibi olmuş İngilizleri, Iraklıları, İranlıları, Suudi Arabistanlıları, Katarlıları ve Afrikalıları da katarsanız tahminen 15 milyondan fazla yabancı eder!

80 milyonluk bir ülkeye, 15 milyondan fazla yabancı!

Öyle kolayca vatandaşlık verilince Türk mü oluyorlar?

Tabi ki olmuyorlar.

Ekonomik yapımız bozuluyor!

Kültürel yapımız bozuluyor!

Siyasal yapımız bozuluyor!

Ahlak yapımız bozuluyor!

Çok eşlilik ve metres hayatı yaygınlaşıyor!

Boşanmalar çığ gibi artıyor!

Aile değerlerimiz ve Türk Töresi bozuluyor!

Çocuk işçiler ve dilencilik yaygınlaşıyor!

Etnik ve mezhepsel kutuplaşma artıyor!

Çarpık yapılaşma artıyor!

Hepsinden de önemlisi demografik yapımız bozuluyor!

Peki, bütün bunlar ne olacak?

Türk’e bağlı…

Evet, herşey sana bağlı.

Çünkü, sen ne dersen o olacak.

SÜRGÜN mü, MİLLİ EGEMENLİK mi?

Seçim senin…

Ulusal egemenliğimizi, demografik savaş bağlamında kaybetmekte olduğumuz bu günlerde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun.

 “Pazar tezgâhında satışa çıktı,

Her şeyiyle beleş Vatan toprağı!

Devr-i saltanat için dinini yıktı,

Kelepir satıldı Vatan toprağı!

 

Sünnetsiz ecnebi sahibi oldu,

Bastırdı parayı, tapusu oldu!

Dünkü yolcu bugün hancı mı oldu?

Kervana katıldı Vatan toprağı!

 

Kan döktük can verdik enayi(! ! !) gibi…

Yaram çok derindir görünmez dibi!

Kimin elinde kaldı milletin ipi?

Kementte asıldı Vatan toprağı!”

(Şiir İhsan Şahin) 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.