DOLAR 17,9489 0.1%
EURO 18,2691 0%
ALTIN 1.022,940,11
BITCOIN 430124-0,85%
Ankara
28°

AÇIK

LGBT dostu iktidar

LGBT dostu iktidar

ABONE OL
28 Mart 2021 11:34
LGBT dostu iktidar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ramazan’dan önce ki son Kandil de gitti. Kuş gibi uçtu gitti. Geri kalan hep yalan, içimde acı hicran diye dersem şarkı söylemiş olurum. Ama olay bu kadar basit değil… Bin aydan hayırlı Kadir Gecesi‘ni de içinde barındıran, Ramazan kapımıza dayandı. Kurtuluşun müjdecisi mübarek İnşallah hepimizi selamete ulaştırır… Merhabalar…

Geçtiğimiz haftaya damga vuran Merkez Bankası meselesini dün değerlendirdik. Bugün de tahmininiz gibi, İstanbul Sözleşmesi ağırlıklı konuları ele alacağız…

Çok üzülerek söylüyorum. Biz henüz millet olamamış, kabile görünümlü bir toplumuz. Ancak kabile Devletlerinde, muz cumhuriyetlerinde yapılabilecek uygulamalara maruz kalıyoruz… Bunun ispatını Soylu Bakan yaptı. “İstediğimiz sözleşmenin altına imza atarız, istediğimizden çekiliriz” diyerek de söylediklerimi ispatladı… Dünya üzerinde ki oturmuş toplumların, her konudaki politikaları bellidir. Hangi iktidar gelirse gelsin değişmez. Onları Millet yapan da budur, saygınlıkları ve itibarları da bundan kaynaklıdır… Adını bir ilimizden alan, güzel İstanbul’umuzla isimlendirilmiş bu sözleşme, alkışlarla, oy birliğiyle kabul edilmişken ne oldu da bir gece içinde apansız kaldırılıverdi? AKP’nin iktidarda kalmasını sağlayan en önemli faktörlerden biri olan “Tarikatlar” olaydan hoşnut olmadıAmiral gemisindeki bu rahatsızlık, oy tabanı bunlara dayalı siyasi kadroları yönlendirdi ve netice de ortada… Peygamber Efendi’mizden (SAV) sonraki çarpık oluşumlar, kadını ikinci plana itti. Onu erkeğin tartışmasız egemenliği altına sıkıştırdı… “Cennet anaların ayakları altındadır” düsturundan, “Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin” anlayışına devşirilen İslami (!!!) düşüncenin tezahürü şimdiki durumu oluşturdu… “Kadın bizatihi bir varlıktır. O yerlerde sürünmeye değil el üstünde tutulmaya layıktır” diyen ulu önderimizin bu yobazlarca sevilmeyişinin sebeplerinden biri de budur… Bunu tarikatlar istedi… “Biz kadını ikinci sınıf  olarak, köle olarak görüyoruz” diyen şu anın muktedirleri , eşcinsel yaklaşımlar arkasına sığınmaktalar… Kapalı olan bayan grup başkan vekilleri bile “Yirmi kere okudum, böyle bir şeye rastlamadım” demesine rağmen, ısrarlarını sürdürmekteler… Sözleşmede yer almayan sapık oluşumlardan rahatsız olanların karnesine ve seyir defterlerine baktığımız da, durum çok farklı… Daha önce ki bir yazımda uzun uzun tarihleriyle yazmıştım… LGBT (Lezbien, Gay, Biseksüel, Transseksüel)  sistemlerin meşruiyet kazanması örgütlenmesi bu iktidar dönemin de olmuşturTürkiye’de ilk olan gay evliliği de bu şaşkınlar dönemine aittirZina da suç olmaktan , gene bunların dönemin de  çıkmıştır… Bütün bunlara imkân vereceksin sonra da “Altında sapkınlıklar var” kehanetiyle, oybirliğiyle, alkışlarla kabul ettiğimiz sözleşmeden ayrılacaksınız… Bunu ancak “Perhiz ve lahana turşusu” olayı açıklar…  Bu arada bir daha kafamıza çivilendi. Millet olarak, tek adamın iki dudağı arasındayız. Hiçbirimizin yarın sabahı garanti değil… Sabah TV yayınına mesajla katılan vatandaş şaşkın “Akşam yatarken Diyarbakırlıydım, sabah uyandığımda Muşlu olmuşum” diye yazmış. Dünya toplulukları bu tür yönetimlere ve sistemlere mutlaka bir isim vermişlerdir… Benim dilimin ucunda da hatırlayamıyorum. Siz biliyor musunuz? Bu olayın altında, kadınlarımızı isyana teşvik ederek onları hedef tahtasına oturtmak olduğu kanaatindeyim. Ama biliyorum ki çağdaş Türk kadını bu tip oyunlara getirilemez. Onlar her türlü protestolarını yasal çizgiler için de yaparlar… Her türlü gösterilerinin bizzat veya kalben arkasındayım. Onlarla beraber aynı saftayım… Son uyarı aranıza karışabilecek provokatörle ve PKK yandaşlarına dikkat edin. Yoksa ilk ayrılan ben olurum…

Bu arada, AKP Grup Bşk. vekillerinden, ılımlı yaklaşımlarıyla dikkat çeken Özlem Hanım, kızağa alındı.Ayasofya İmamı kazandı” diye genel bir değerlendirme var… Peki bu imam kim? Boynukopa gibi bir adı vardı… Ben bu tip adamların ismini ezberleyeceğim diye, beynimde ki milyarlarca sinir hücremden birini bile feda edemem. Bu yüzden sadece “” diyeyim, sizler anlarsınız… RTE’nin, kendisinden başka herkesin konuşurken izin alması gerektiği bir ortamda bu Aİ her konuda ahkâm kesebiliyor. Niye diye aklınıza geldi mi? Zahmet etmeyin Ben söyleyeyim. Bana göre “Şeyhülislamlık Müessesesi” için alt yapı oluşturuluyorKırılmalar olabilecek, İslami-Tarikat oylarını konsolide edebilmek için, İstanbul Sözleşmesi feda edildi… Bu arada herkes uyudu. Harb Okullarına giriş için, irticai davranışlar suç olmaktan çıkarıldı… Şimdi de, Osmanlı’ da olduğu gibi Şeyhülislamlık sınırları zorlanıyor… Böylece, dağılma sinyalleri veren, kemikleşmiş oylarımız tekrar sıkışık saf düzenine geçecek…

Bu arada komik şeyler de oluyor. Bir ikisini paylaşmama ne dersiniz… Mesela Koca Bakan gene bizleri güldürdü. Allah onu da hep güldürsün… Yakın zamandaki yazılarımdan birinde yazmıştım. Aşının gelmesine gerek yok…”-ecek, -acak” sistemiyle işi çözeriz. Baktık olmadı çıtayı yükseltiriz. En son durum Mayıs’ta 100 milyon doz hazırÇoook komik adam Sağlık Bakanımız çooook… O bu kadar komik olur da Ağası yerinde durur mu? Tabi ki durmaz… Kongreyi takip ederken gözüme bütün salonu kaplayan “Efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik” yazısı takıldı… E bravo. 20 tane Sağlık Bakanı bir araya gelse bu kadar komiklik yapamaz. Güle güle öldüm. Halâ kasıklarımı tutuyorum. Karnım ağrıdı… Avrupa’da, dişleri dökük bir komedyen var ya, duysa emin olun 4-5 adet Tolk-Şow çıkarır, kırpıklardan da 2-3 Stand-Up… Yahu Bu Reyis çok komik, inanın dalga geçmiyorum… Hizmetçiye 15 uçak yetmiyor, efendi pazar artığı karıştırıyor…

Ne dersiniz. Kapatalım mı? Tamam da bizde kahvaltı yapacağız daha. Gidip bir yerlerden simit bulmam lazım… Poşetlemeden, açıkta bütün mahalleyi kat etmem gerek. Herkes ne denli varlıklı olduğumu görsün… Mevsim uygun olsa, masayı balkona kurup, sofraya hem zeytin hem de peynir koyacağım, düşmanlar çatlasın… Hepiniz Allah’a emanetsiniz. Hoşça kalın…

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.