DOLAR 17,2420 1.55%
EURO 17,5470 0.42%
ALTIN 976,301,42
BITCOIN 3471564,98%
Ankara
26°

AÇIK

Haydutlar ve Anlaşmalar

Haydutlar ve Anlaşmalar

ABONE OL
31 Aralık 2020 14:53
Haydutlar ve Anlaşmalar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kurt, kuzuyu yemeye karar verdiğinde bahane aramış ve bulmuş. Senin neden gözlerin kulakların var demiş. İlk çağlardan beri batı kültürü temelini kan dökmeye- soyguna, vahşete, kuralsızlığa , sözünde durmamak gibi hasletlere oturtmuştur.

Günümüzde de durum aynıdır. Yaptığı şeyler değişmedi. Sömürü-katliam –soygun- soykırım Anlaşmaları tek taraflı uygulamak veya yok saymak. Batı kültürünün iğrenç hasletlerini detaylandırmak veya çoğaltmak mümkün.

Şimdi iddialarımızı ispatlayacak örnekleri verelim. Osmanlı devletiyle yaptıkları tüm anlaşmaları bozmuşlardır. Bozmadıkları tek anlaşma kapitülasyonlardır. Anadolu’yu hala sömürmektedirler. Balkanlarda ve Anadolu’da yaptıkları soykırım ve katliamları genel kurmay arşivlerinde detaylı olarak bulmak çok basit; bu konuda yazılmış çok sayıda kitap var.

Bu gün Libya’da yaşananlar yeterde artar bile, Irakta yaşananlar ırak ve Suriye petrollerinin başına gelenler tek başına tüm iddialarımızı ispata fazla bile gelir. Anadolu’da başlattıkları isyanlar ve son isyan girişimleri ve kan dökülmesi hala devam ediyor.

İlginç anlaşmalardan biride göçmenleri geri kabul anlaşmasıdır. Bu anlaşmayı da delmişler, sözlerini yemişlerdir. Ahlak aramayın, uluslar arası hukuk aramayın. Bosna’da BM üniformalı Hollanda askerlerinin gözetiminde yapılan soykırımı sıkça hatırlamakta yarar var.

Lozan ve Paris anlaşmalarının delinmesi ve adaların işgali , silahlandırılması hala neden gözlerimizi açmaya yetmiyor.

Artık Batı kültürünün dayandığı temeller baz alınarak davranılması zorunluluk olmuştur. Ahmakça davranmaktan derhal vazgeçilmelidir. İç cepheyi sağlam tutmanın yollarından biri de ulusumuzun doğru ve zamanında bilgilendirilmesidir.

İnsanlığın var olduğu tarihten bu yana değişmeyen tek kural ne kadar güçlü isen o kadar haklısın kuralıdır. Türkiye’ye yapılan baskılar ve ambargolar bunun ispatıdır. Wilson mektubu bunun kanıtıdır. ABD ile başlayan S400 görüşmelerinde çok dikkatli olunmalı, ABD ileriye dönük bahanelerin peşinde.

Çin’e gelince İlk çağlardan beri kesintisiz olarak savaş halinde olduğumuz kadim bir devlettir. Hasletleri tıpkı batılılar gibidir. Fazlası var eksiği yok; zeki ve kalleş bir ulustur. Bunun örneklerini çok yönlü olarak Çin ve Vatikan arşivlerinden çıkarmak kolaydır. Araştırmacılarımızın bu yönü güdük kalmıştır. Orhun abidelerine bakmak yeterlidir.

Çin; emperyalist bir ülkedir. Yakın zamanda işlediği cinayetlerin ve işkencelerin haddi hesabı yoktur. Bu işkenceler tarihte Çin işkencesi olarak anılmış dilimize de yerleşmiştir. Çin ile yapılan suçluların iadesi anlaşması tek taraflı işleyecek olan anlaşmalara tipik bir örnek teşkil edecektir.

Yurtları Çinlilerce işgal edilmiş ,devletleri Çin tarafından yıkılmış hala işkence altında yaşayan soydaşlarımızın iade sözleşmesi tarihimize ve ulusumuza utanç levhası olarak kayda geçecektir. Bu anlaşma nedeniyle siyasal İslamcılar lanetle anılacaktır.

Çin ile ABD Arasında sahte bir savaş var cambaza bak kabilinden. Gerçek savaşın yıkımlarını göremiyoruz. Atatürk’ten bu yana devletimizin ajandasında olan Adriyatik ‘ ten Çin seddine projesinin rafa kalkması anlamına geliyor. Soydaşlarımızın üzerinde çalışan ABD nin yaptıkları bizim yetersiz kalışımızdandır. ”denize düşen yılana sarılır.” Ata sözümüzün gerçekleştiği zemindir.

ABD ve Çin’le görüşmek; dikkatsiz davranılırsa silahsız ve çıplak olarak aç yırtıcılarla aynı kafese girmeye benzer. TBMM. Çin le yapılan suçluların iade anlaşmasını asla onaylamamalıdır.

Sürgündeki Doğu Türkistan hükümeti ;Türkiye’de bulunmaktadır. Şimdiye kadar, hiçbir siyasetçi ve hükümetler sürgündeki Doğu Türkistan hükümetini iade etmeyi düşünmemişti. Siyasal iktidar olarak, siz ilk olmayın. Buna aklım-vidanım ve inancım asla izin vermiyor.

Görklü Çalabımızın görkemli selamları ve koruması soydaşlarına dindaşlarına sahip çıkan onları koruyan, zulme uğramalarına sessiz kalmayan idarecilerimizin ve yiğitlerimizin üzerine olsun vesselam.

Tüm Yorumlar (1)
  • Adem Aktaş

    Sayın yazar Lütfullah Kaleli adı geçen kanun maalesef yürürlüğe girdi .Biz Çin’den hangi suçluların iadesini isteyeceğiz ki böyle bir yasa çıkıyor.Bu konuda haklısınız.Batı ile yapılan hiçbir iade anlaşmasında uyulmadığını göz göre göre bunu neremize koyacağız ?

    Yanıtla
    +0
    -0

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.