DOLAR 13,60470.72%
EURO 15,34800.5%
STERLIN 18,36870.69%
ALTIN 798,10-0,36
BIST %
BITCOIN 5166922,41%
Ankara
-7°

PARÇALI BULUTLU

06 46

İMSAK'A KALAN SÜRE

“Fikrî İktidarımızı Kuramadık”

“Fikrî İktidarımızı Kuramadık”

ABONE OL
23 Ekim 2020 10:58
“Fikrî İktidarımızı Kuramadık”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Üç gündür bu cümlenin etrafında dolanıyorum.

Esas söyleyeceğimi kenarda tutarak birkaç hususu söyledim.

Tayyip Bey’in bahsettiği gerçekten bir fikir hareketi mi?

Bir sosyal hareket mi?

Din boyalı bir muhalif ajandanın fikir ve siyaset kılığında sunuluşu mu?

Bu ve benzeri sorulara cevaplar bulmalıyız.

Ben başka bir taraftan gireceğim, yani esasa dokunacağım.

Bu memlekette iktidar, ele geçirme gibi düşünülüyor.

Her şey benim dediğim gibi olacak, eğer gücüm yeterse benim olacak.

Fikir varsa budur.

Yaşadığımız da tam budur.

Böyle bir toptancılığın yıkımı son 18 senede en yüksek seviyeye ulaştı.

Böylesini görmedik.

Sağ sol, milliyetçi komünist kavga yıllarında bile birbirinin varlığını kabul ederdi.

Çünkü şöyle böyle bir denge vardı.

İyiydi-kötüydü ayrı, olanı söylüyorum.

İktidara gelen bunların daha ılımlıları da her şey benim olacak iddiasını uygulamaya geçirecek kuvvet ve kudrette olamadılar.

Eğer ele geçirme tek hedefse, bu memlekette tek başına büyük güç her yerde olduğundan daha tehlikelidir.

Bunu gördük.

Öteden beri bu kafayla siyaset edenler çoğunluktadır.

Hele fikirden bahsedenler mutlaka böyledir.

Onlar iktidarı böyle ele geçiremediler.

Bu dönem başkadır.

Bu genellemeye esastan bile uymayan tarafları vardır.

Bunları tartışacağız.

Yalnız basit bakmaya çalışalım ve kısa yoldan işin özünü düşünelim:

Olanlara bakarak iktidarı da fikrini de anlayabilirsiniz.

En doğru ayna budur.

Yalnız devlet fikri olanları ayırmak lazımdır.

Onlar binlerce yıllık devlet geleneğini şöyle böyle devam ettirenlerdir.

Gücü kendinde toplayan değil olması gereken gibi dağıtanlardır.

Klasik dönemlerde devlet bu gücü kanunlara(örfe, düzenlenmiş yasalara) uyarak, adaletle hareket ederek uygun şekilde kullanırdı.

Yeni dünyada da güçlerini yeni kurumlara dağıttılar.

Şimdi bozulan bu düzendir.

200 yıl önceye gidiş, yani irtica siyasettedir.

Yalnız bu, o zamanda var olan değerlerden de uzak, bir özel durumdur.

Yani ne tek parti dönemine benzer, ne de Meşrutiyet öncesine.

Demek istediğim şudur:

Bu memleket, Meşrutiyet’i ilan ederek kendi yetkilerinin bir kısmını bırakan padişahlar gördü.

Tek parti iktidarını bırakıp çok partili dönemi açan ve kendi iktidarını rekabete açanlar gördü.

İnönü, 1950’de “Seçimi saymıyorum” dese kim ne diyebilirdi?

“Yenileyeceğim” dese kim ne yapabilirdi?

Devlet fikri, zamanın ruhu ve konulan kurallara uyma anlayışı ona koltuğu terk ettirdi.

O gün için normal, bugün için asil bir davranıştı.

Çünkü utandırıcı şeyler yaşadık.

Geçen yıl olan İstanbul seçimlerinin iptali, 1946’dan bile geriye düşmemize yol açtı.

Mutlak gücün mutlak bozduğunu öyle gördük.

18 yıl tek başına, rakipsiz ve rakiplerini her alanda saf dışı eden bir hareket daha önce görülmedi.

Böyle bir imkânın kendisini dinle tarif edenlerin eline geçmesi ise her bakımdan tatsız sonuçlar doğurdu.

Her şeyden önce dindarlık yara aldı.

Dinin verdiği ölçü hiç ortalıkta görülmedi.

Bakışlarda, uygulamalarda adalet fikrinden, senin dinin sana, benimki bana anlayışından eser yoktu.

Liyakat, ehliyet zaten yoktu.

Bunları, Tayyip Bey’in fikir dediği neyse o yaptı.

Ve böyle iktidar oldu.

Peki, buradan ayrıca bir fikir iktidarı arayışı nedir?

Ona dün temas ettim, biraz açalım.

Tayyip Bey, kültür ve eğitimde başarısız olduk dedikten sonra bu sözü söylemeye gerek yoktu.

Zaten topyekûn başarısız olduk demişti.

Yine tam anlaşılmamış gibi bir açıdan bir cümleyle daha açalım:

Fikir dediğiniz de kültürle beraber düşünerek anlayacağımız bir konudur.

Bu açıklama, söyleyen, kelimeleri ve kavramları yerli yerinde kullandıysa şöyle anlaşılır:

Kültürde, sanatta, açarsak muâşerette(görgü), yaşamada, incelikte, derin ve yüksek verimler ortaya koymada, hayatı mayalamada, olumlu işler görmede başarısızlık demek.

Edebiyatta, sanatın her alanında ya yokuz, ya önde değiliz demek.

Kültürün iktidar gücüyle ele geçirilecek bir şey olduğunu zannetme gafletine özellikle dikkat etmek gerek.

Bu sözlerde yüz türlü ârıza vardır.

Bana sorarsanız bunun manası açıktır.

Tekrar olacak ama söyleyeceğim: Başarılı sandıkları alanlarda da başarı yoktur.

Topyekün başarısızlık vardır.

Çünkü fikir ve kültür olmadan başarı olmaz.

El yordamıyla yapılan iyi işleri, sayıca çok kötüler bozar.

Tek bir örnek yeter:

İstanbul’a bakın anlarsınız.

Tayyip Bey doğru söylüyor:

Hakikaten ihanet edilmiştir.

Ve bu ihanet fikirden başka bir şeydir.

Dahası ve doğrusu, fikir de kültür de değildir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.