DOLAR 13,47260.71%
EURO 15,28940.84%
STERLIN 18,27130.23%
ALTIN 792,100,29
BIST %
BITCOIN 4810160,97%
Ankara
-2°

HAFİF KAR YAĞIŞLI

15 50

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Diyanet’in Cuma Hutbeleri

Diyanet’in Cuma Hutbeleri

ABONE OL
14 Kasım 2020 00:40
Diyanet’in Cuma Hutbeleri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ön bilgi: Bu yazı bayağı uzun oldu, kısaltamadım. Zamanınız yetmez veya yorulursanız, istediğiniz yerde bırakırsınız.

Bildiğim kadarıyla Diyanet cuma hutbelerinde yıllardır; hep abdest, namaz, oruç, zekat, haç, umre, sadaka, cennet, cehennem, ahlak gibi konuları anlatıyor. Diyanet bu gibi konuları anlatmasın mı? Anlatsın. Çünkü bu konular Kuran’da yer alan, Müslümanların hayatına yön veren konulardır. Ancak burada akla şöyle bir soru geliyor:

Kuran sırf böylesi 30-40 konudan mı ibaret? Kuran’da Allah, bunlardan başka yüzlerce konudan söz eder; dünyadaki he olguya dikkatimizi çeker, inananları çok yönlü bilgilendirir. Öyleyse Diyanet bize Kuran’ı tümüyle öğretmiyor; bizi yarım, dar kafalı, dünya ile uyumsuz yetiştiriyor. Bugün Türkiye ve diğer İslam ülkeleri bilim, kültür, teknoloji, uygarlık, zenginlik gibi konularda diğer dünya uluslarından geriler. Bunun nedenlerinden biri, Diyanet ve diğer İslam ülkelerindeki din görevlilerinin Kuran’ı eksiksiz, güzel ve bütünüyle anlatamıyor olmalarıdır diye düşünüyorum.

15-16 yıl önce bir müftüyü makamında ziyaret etmiş, hep aynı konuları anlatıp duruyorsunuz. Bilgi veya bir araştırmanız var mı, Diyanet bugüne kadar hutbe ve vaazlarda Kuran ayetlerinin ne kadarını anlattı, diye sormuştum. Verdiği cevap: “Diyanet’in yaptığı bir araştırmaya göre şimdiye kadar Kuran’ın yüzde yirmi (20) kadarı vaaz ve hutbe konusu yapılmış” oldu.

15-16 yıldır vaaz ve hutbe konuları aşağı yukarı aynı. Diyanet sağlık konusunu önceki yıllarda da hutbe ve vaazlarda işlerdi ama Kovit-19 nedeniyle bir yıldır birkaç kez işledi. Şunu demek istiyorum: O müftünün söylediği doğru ise, bildiklerime dayanarak şunu iddia ediyorum: Diyanet bugüne kadar Kuran’ın 5’te birinin Diyaneti olmuş. Şöyle ki: Kuran 604 sayfa, 6.200 veya 6.600 küsur ayet. Diyanet’in hutbe ve vaazlarda anlattığı ayetleri saymaya kalksak (belki), bu sayı belki 150-200’ü geçmez. Bu 150-200 ayetin kapladığı alan da ancak 80-100 sayfa tutar.

Bir de şu var: Kuran, insanın hayatı ile ilgili konuların hepsine değinmez, girdiklerini de ayrıntılı anlatmaz. Kuran çokça genel kuralları bildirir. Mesela Kuran, meyve, ağaç, yeşillik gibi konulara değinir ama ağaç dikiminin zamanını, aşılama tekniklerini anlatmaz. Detayı biz öğrenip yapacağız, detay bizim görevimiz. Diyanet: “Bunlar beni ilgilendirmez” diyemez. Toplumun her işi herkesi ve her kamu kurumunu az çok, yerine göre ilgilendirir. Öyleyse Diyanet, bir kamu kurumu olarak, insanlarımızın daha bilgili ve daha mutlu olmaları için uğraşacak. Yani Diyanet’in bizi bilgilendirme alanı sırf dini olmayacak; Diyanet, tarladan sağlığa kadar her alanda millete öncülük edecek. Hz. Muhammed’in anlatımlarına bakarsak önümüze bu gerçek çıkar.

Hakkını yememek lazım; Diyanet hutbe ve vaazlarında sırf namaz oruç gibi ibadetleri anlatmıyor; zaman zaman sağlık, temizlik, hastalık, insanlar arası ilişkiler gibi birçok hususu konu ediniyor ama Diyanet dinin alanı dışındaki konularda doyurucu değil; verdiği bilgiler yetersiz. Nedenini açıklayayım:

Diyanet 13 Kasım 2020 günkü Cuma hutbesinde abdest-namaz ile birlikte Kovid-19 mikrobuna değindi, abdest alırken temizlendiğimizi söyledi. “Temiz olursak Kovid-19’a yakalanmayız” demek istedi. Bana göre bu hutbede ne abdest-namaz ve ne de Kovit-19 anlatıldı, ikisi de yarım kaldı. Bu ve benzeri örneklerle Diyanet’in hutbe konularını belirlemede ve bu konuları anlatımda yetersiz, kısır kaldığını söyleyebiliriz.

Şimdi size sorayım: Diyanet’in 13 Kasım 2020 günü hutbelerde, Kovit-19 ile ilgili söyledi birkaç cümle yeterli mi? Hayır! Diyanet’in Kovid-19’u KURU birkaç sözü ile geçiştirmesi sorunu çözmüyor. Sorunu esastan ele almak Kovid-19’u iyi ve detaylı anlatmak, cami cemaatini iyi bilgilendirmek gerekiyor. Konu ile ilgili yeterli bilgi ve anlatım imamlarda yok. Kimde var? Doktorlarda var. Öyle ise Diyanet’in Kovit-19’u Doktorlara anlattırması, bu hutbeyi Doktorlara okutması gerekir.

Yanlış anlaşılmamak için bir açıklama yapayım; ben Doktorlar cübbe-sarık giysinler, abdest alıp namaz kılsınlar demiyorum. Doktorlarımız, işin ehli olarak Kovid-19 veya başka bir hastalığı anlatacakları için camiye gelirler, konularını güzelce anlatırlar diyorum. Camiye gelince mutlaka namaz kılacaklar diye bir kural yok; isteyen kılar, istemeyen kılmaz. İmam veya cemaatin namaz kılmayan Doktorları eleştirme hakkı olamaz. Hatta imamlar bu noktada cemaate din ve vicdan özgürlüğünü, hoşgörülü olmalarını öğütlerler. Burada esas olan, halkın ehil kişiler tarafından doğru ve detaylı bilgilendirilmesidir.

Bilmeliyiz ki, cuma günleri camilerde okunacak hutbeleri illa da imamlar okuyacak, hatip din eğitim ve öğretim almış olacak, minberlerde cübbe-sarık giyilecek diye dini bir kural yoktur. Biz hutbeleri sırf imamlara has kılarsak, cübbe ve sarığı hutbenin ve Cuma namazının olmazsa olmazı gibi anlatır ve kabul edersek, İslam’ın esasına aykırı konuşmuş İslam’da olmayan, bir Yahudi-Hıristiyan hurafesi olan ruhbaniyeti İslam’a sokarız.

İmamlardan başkasının minberlerde hutbe okuması düşüncem sırf Doktorlar için değildir. Bu düşüncem, hayatımızın diğer önemli gün ve zamanları için de geçerlidir. Örneğin 26, 30 Ağustoslarda imamlar hutbelerinde Diyanet merkezinden gelen hutbeyi okurlar. Diyanet’te o hutbeyi kim hazırlıyor? Dini tahsil yapmış birisi. O kişi askerlik ve savaş alanında yeterli bilgiye sahip mi? Hayır. Öyleyse o hutbeyi bir subayın hazırlaması, illerimizdeki subayların o hutbeyi okuması daha yararlıdır. Bir yanlış anlamaya neden olmamak için tekrar ediyorum: Niyetim subayları camiye getirmek değildir. Kendi alanları ile ilgili bir konuyu daha iyi bildikleri ve daha güzel anlatacakları için, halkın hamaset ve hurafelerden uzak bir konuşmayı/hutbeyi dinlemesidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün Balıkesir’deki bir camide, gün ve zamanının hutbe konusu yaptığını hatırlarsak, konu daha iyi anlaşılmış olur.

Diyanet, camilerde Doktorlara sağlık, Subaylara askerlik-savaş, Tarım ve Orman Mühendislerine ziraat ve ağaç, Veteriner Hekimlerine hayvancılık, … gibi konuları anlattırmayı düşünmeli, planlamalı ve uygulamaya koymalıdır. Diyanet ve halkımız bundan bir şey kaybetmez, tersine hepimiz kazançlı çıkarız. Böyle bir uygulama Diyanet’in itibar ve otoritesini düşürmez, aksine yükseltir.

Konuların ehli olan kişiler camilerde, kendi giysileriyle halka bilgi verseler (Hutbe okusalar) daha canlı, daha bilgili ve daha mutlu oluruz. Bir Psikolog veya Eğitim Uzmanı camilerde; çocuklarımıza ve eşlerimize nasıl davranacağımızı anlatsalar ailelerin mutluluğu artar. Bir Sosyolog cami cemaatine toplum içine çıktığımızda hareketlerimizin nasıl olması gerektiğini sıralasa vade ve sokaklar daha rahat olur. İmamlar her şeyi bilemez ve anlatamaz. “İşi ehline vermek/yaptırmak” aynı zamanda dini bir kuraldır.

Halkımızın bir bölümü emekli, işsiz vs. Evlerde hayatımızı ilgilendiren konuların taze ve pratik bilgilerine erişemiyorlar. TV kanalları ve okullarımız toplumun kültür ve davranış düzeyini yükseltmede yetersiz kalabiliyorlar. Bu yetersizliğin giderilmesinde camilerimizi de devreye sokmanın hiçbir sakıncası yoktur. Ev ve sokaklarımızdaki eksik bilgileri kim tamamlayacak, bunu düşünmek gerekiyor. Anlatmaya çalıştığım bu yöntemle de biraz yol alabiliriz.

Değişik meslek dallarından gelen kişiler camilerde yaptıkları halkı aydınlatma işini biraz da görsel alet ve uygulamalarla yaparlarsa, “hayırlı” bir iş yapılmış olur. Bu uygulama ile biz camileri sırf “mezar, öbür dünya, baş eğme, uyuşturma, para toplama merkezleri” olmaktan kurtarmış, oraları aynı zamanda birer “Yaygın Eğitim Merkezi” haline getirmiş oluruz.

Bir yurttaş olarak Diyanet’in bugünkü kadrosundan bunları bekliyorum. Eğer Diyanet bu düşüncelerimi normal karşılamazsa, şimdilik, hiç değilse, iman ve ibadet konularının dışındaki konuların hutbe metinlerini “Ehli olan kişilere” yazdırır, imamlarımıza okutursa, yine bir güzel iş yapmış, akıllı bir adım atmış olur.

 

Not: Bu yazıyı Diyanet İşleri Başkanlığına da gönderiyorum.

Tüm Yorumlar (1)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.