DOLAR 13,44970.06%
EURO 15,38270.19%
STERLIN 18,40390.2%
ALTIN 787,690,22
BIST %
BITCOIN 568152-2,29%
Ankara

HAFİF KAR YAĞIŞLI

06 50

İMSAK'A KALAN SÜRE

Delice Ağaçlarımızı satmayın!

Delice Ağaçlarımızı satmayın!

ABONE OL
7 Şubat 2021 13:58
Delice Ağaçlarımızı satmayın!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Herkesin acelesi var. Ne oluyor. Durun bir soluklanın. Hayır nereye yetişecekler anlamadım. Bari bizi sürüklemeseniz.  Tabii ki, o da olmuyor … Cüce Şubat’tan cüce olmayacak bir süre geçti gitti. “7 Rakamı” karşımızda dolunay gibi duruyor… Hepinize merhabalar olsun diyip işe koyulalım. İş dediğin de ne… Yazmak… Kardeşim, Sen görsel medyadan emekli olmuşsun, karşı tarlada ne işin var… Kimse demiyor, ben kendi kendime diyorum…

Bugün birazcık TUİK rakamları ile haşır neşir olacağız. İlk rakam önümüzde ki yılların tahminleri… O değerli bürokratımız, harikalar yaratmaya devam ediyor… Merkez Bankasıyla birlikte 2021 için %9, 2022 yılı için %5 enflasyon tahmini yaptıBunun %17 faiz olduğu bir dönemde değil kendisi, sokaktaki simitçide mümkün olmadığını biliyor. Peki, biliyor da niye bu yol takip ediliyor? Sebep hep aynı, ücret zamları… Yıl sonu toplu sözleşme soytarılığı var. Önümüzde ki iki yılın zam oranları masaya yatacak… Sarı Memur – Sen esecek gürleyecek, cüzdanlar yakılacak. Kanan kimse olmayacak ama gene de kandırmaya uğraşacaklar… Netice olarak, sadece boynu eğri olmayan, zümrüt pırlanta Bakamayan pis pis sırıtarak açıklamalarda bulunacak… “İlk yıl için %4,5+%4,5 ikinci yıl, %2,5+%2,5 zam yapılarak, çalışanlarımız enflasyona ezdirilmemiştir” diye bizle kafa bulacak… Her ayın üçünde oluşan soytarılık, bütün beklentilerin paraleline aynen oluştu… Ekonomistlerin %2.99 (3) olarak bulduğu rakam TUİK tarafından nerdeyse yarısı olarak yani 1,6 açıklandı. Yalan nadiren değil, sürekli başvurulur bir olgu halini aldı…

Gene TUİK tabanlı gidelim… Dış Ticaret açığımız, geçen yıl önceki yıla göre %69 artmışİhracatımız %6,3 azalmış. İthalatımız %4,3 artmış… Şimdi ikide bir ekranlara çıkıp, ihracat patlama müjdeleri veren, Bakanlık katibesi var ya… Ruhsar Hanım tekrar ne zaman arz- ı endam eder bilemiyorum. Ama fazla uzun sürmez, bugün yarın bekleyin… Gene ne rekorlar müjdesi verir kim bilir…  TUİK’ten devam… Son 15 yıl içinde çiftçi sayımızda %50 azalma olmuş… İlave bir bilgi, Trakya kadar tarım toprağı yok olmuş…

Bir de Eskişehir‘de Alpu Ovası olayı var. Bu ova Türkiye’nin en bereketli tarlalarına sahip yer… Bir belâyı baştan defettiler ikincisi geldi dayandı… Özellikle en bereketli alanlar için istimlâk kararı çıkarttılar. Köylü yalvarıyor. Az ilerde kıraç verimsiz yerler var, oraya gidin diye, nafile… İnsanın aklına ister istemez, “Delice Ağacı” meselesi geliyor. Mutlaka çoğunuz biliyorsunuzdur… İspanyollar, Yunan sınırına kadar olan yerdeki Delice ağaçlarına talip oluyor. Delice aşılandığında, zeytine dönüşen bir ağaçtır… Bunlar, kesilip satılarak paraları alınıyor. Şu an İspanya bir numaralı zeytinyağı üreticisi ve ihracatçısı. Anladınız mı olayı… O zamankiler çok şeyi, bilmeden yaptılar. Bu zamandakiler her şeyi biliyor. Bu yüzden de işin içinden buram buram ihanet kokuları geliyor…

Aşı işi tam bir muamma. “Sözleşmeyi gösterin” deniyor, ses yok. “Takvimi açıklayın” diyorlar seda yok… Spot piyasadan mal tedarik edilir gibi bir durum var… Bunların şiarıdır. Bir tekeden on post çıkarmak. Kısa bir otoyolun kırk kere açılışı yapıldı. Nerdeyse her 100 metreye bir açılış oldu… Tıpkı doğalgaz gibi. Dünya ajansları Karadeniz’de bulunan miktarı 900 milyar metreküp olarak açıkladı biz şimdilik 350 daha sonrada 85 cıvarım açıklamalarla iki tören yaptık… Kalana ne kadar yaparız, iktidarın sıkışmasına ve şartlara bağlı… Aşı işi de aynı her sefer de 3-5 milyon doz ile, beceriksizlik, fırsata dönüştürülmeye çalışılıyor… Her seferinde, uçak görüntüleri, taşıma görüntüleri “İşte geldi” yaygaraları. Yabancı biri seyretse, son 1,5 milyon insan kaldı aşılanmadık onlarınki de geldi diyecekler…

Kafamı karıştıran başka bir konu ile devam edelim… RTE’yi hatırlayın. Çok da zaman geçmedi… Arttırmayı bırakın, yavaş yavaş da düşürüyordu bile… Merkez Bankası’nın söz dinlemeyen başkanından bahsediyorum… Kulağından tutulup atıldı. Söz dinleyeni de aynı akibete uğradıRTE sık sık çeşitli platformlarda çıkıp konuşuyor… “Ben yüksek faize karşıyım. Arkadaşlar yapıyor” diye de sızlanıyor… Tek Adam diyenler bir daha düşünsün… Bu kadar karşı olduğu konuda son MB Başkan’ı çıkıp, posta koyar gibi konuştu… “Yakın zaman da faizleri düşürme niyetimiz yok” dedi… O gece bekledim kesin gece yarısı kararnamesiyle şutlanır diye… Kovulmayı bırakın, neredeyse, Naci Ağbal restini çekti… Acaba perde arkasında ki kimse o mu… İnşAllah olmaz ama yarın bir gün, “Son Dakika, flaş flaş, Naci Ağbal Cumhurbaşkanı’nı görevinden aldı” diye bir haber duyarsanız hiç şaşırmayın. Burası RTE’nin Türkiyesi, her şey olabilir

Öyle bazı dostlar vardır ki, düşmana ihtiyaç kalmaz. Evet, CHP Atatürk çizgisinden uzaklaştıMustafa Kemal’in askeri olmadığını söyleyen, Atatürk demekten korkan İl Başkanları tarafından yönetiliyor. Dersimli Kemal tarafından da el üstünde tutuluyor. Hepsi doğru ama her şeyin de bir sırası vardır. Ayrıyeten, aynı durumlar mevcutken, niye milletvekili oldunuz, niye müracaat ettiniz… Eyyy şaklabanlar ordusu, dansözler topluluğu, yüzkarası havuzcular… Dediklerinizin hepsi RTE içinde geçerlidir, unutmayın… AKP’den istifa eden milletvekili, parti yöneticileri bir yana, Başbakan ve Başbakan Yardımcısı da istifa etti. Hem de parti kurdu hem de iktidar nimetlerini teperek… Bir oraya bakın, bir de bu tarafa bakın… Gafil üçler kaçarken, Ümit Özdağ zorla yuvasında ki yerini aldıÇok değerli dostum ve ağabeyim, rahmetli Muzaffer Özdağ, Dünya Azerbaycanlılar Konfederasyonu Onursal Başkanı iken birlikte çok program yaptık… Sık sık, telefonla görüşüp, ilminden istifade ederdim. Nur içinde yatsınOğlu ile yayın münasebetiyle pek hoş olmayan ilişkimiz oldu… Ben, Parti, kendisi vs. herkesin beyaz bir sayfa açmasında fayda var. Her insanın hata yapma hakkı vardır, devama direnmediği sürece

Ca – Ce yi tebrik ediyorum… Hayır, başıma taş , falan düşmedi… Şuşa’da okul yaptırma harika bir olay. Bu hizmetlerin devamını diliyoruzMesela Urumçi’ye Üniversite açmak gibi… Zorlukla karşılaşırsa, yeni ortağı (Cenin iktidar) Perinçek’ten yardım alabilir…

Fehmi kardeşime cevap sayılabilir: Konuşma dille yapılır ama kaynağı beyindir… Beyin yakıtından mahrum konuşmalara da “Boş Konuşma” denir…Ulaşım otomobille yapılır ama yakıtı benzindir. Benzinden mahrum olan araç isterse milyarlar değerinde de olsa boş çuval hükmündedir. Allah bizi boş ve lüzumsuz konuşan idarecilerden korusun. Âmin…

Son olarak gene Ca – Ce’den bahsederek bitireceğim… Hatırlayın… Bir zamanlar Ağası buna ne demişti… “Çoluk yok çocuk yok. Buna her şey kolay“. Hatırladınız mı? Nadir olarak aynı noktaya geldik… Ömründe bir kadının elinden tutmamış, ona güzel bir kaç laf dememiş, çocuk sevgisi bilmemiş, evladının dizi yaralandığında içi paramparça olmamış bir Adam (Lafın gelişi) el alemin çocuklarının başının ezilmesine nasıl karar verebilirBu milletin nurlu geleceği Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin başının ezilmesi belki bu ağzı köpüklüyü rahatlatır ama aynı iş kendisine uygulanırsa, millet rahatlarBu Adam (Lafın gelişi) sosyal medya unsurlarının tepkilerine emanet edilmeden derhal müşahede ve inceleme altına alınmalı. Tam sağlık raporu alana kadar da bütün hesapları kapatılmalıdır

Hepiniz Allah’ a emanet olunuz. Hoşça kalın…

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.