DOLAR 17,2451 1.54%
EURO 17,5833 0.57%
ALTIN 962,860,02
BITCOIN 3497214,76%
Ankara
26°

AÇIK

Artık kara çarşaflılara CHP rozeti bile taksanız inandırıcı olamazsınız

Artık kara çarşaflılara CHP rozeti bile taksanız inandırıcı olamazsınız

Enes olayına hiç girmeyecektim. Onun beynindeki fırtınalar, kıvrımlarda oluşan sırçaların karmakarışık bir hâl alarak şakır şakır kırılıp dökülmeleri üzerinden ahkam kesmek bana etik gelmedi ama sonraki gelişmeleri gördükçe bir iki kelâm etmek ihtiyacım oluştu. AKP’nin de teşvikiyle, adeta bir linç havası oluştu. Muhalefet, önemli bir koz ele geçirdiğini düşünerek atağa kalktı. Olay münferitlikten genele doğru yöneldi... Gerçekleri görerek, çözülmeye başlayan, dindar ve muhafazakâr kesim tedirgin oldu. Bu tedirginlik "Yahu iyi değiller ama biz AKP’den ayrılmakla iyi etmiyoruz herhalde" noktasına gelmek üzere... “Hepsi kapatılsın”, “Laiklik” vs. gibi yaygaralar koparılacağına sadece olaya haber olarak bire bir yaklaşılsaydı, yorumlardan uzak kalınsaydı, oluşmakta olan sistem ters yüz olacaktı... Artık, bir zamanlar olduğu gibi, kara çarşaflılara CHP rozeti de taksanız inandırıcı olamazsınız... Her kesim de olduğu gibi, siyasette de ahmaklığa yer yoktur... Sizi HDP’li, terörist resimli vekil üzerinden köşeye sıkıştırmaya çalışan AKP’ye bayram ettirdiniz... Haaa bunu, kripto sistemlerden dolayı teşvik ediyorsanız da yakamızdan düşün ve tez elden defolup gidin. Ca-Ce en azından safını belli etti. Siz de belli edin. Nokta.

ABONE OL
16 Ocak 2022 13:20
Artık kara çarşaflılara CHP rozeti bile taksanız inandırıcı olamazsınız
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Su kaynatmadan Ocak rampasının tepesine de ulaştık. Çok zorlu bir zaman dilimi geçti ama deldi de geçti… Hayatın bütün beklentileri sıfırlandı… Sadece karnımızın doyup doyamayacağı gündemimizin tepesine oturdu… Bundan sonrası rampa aşağı. Yakıt zamlarını da dikkate alırsak vitesi boşa alarak Şubat’a ulaşabiliriz… Hepinize merhabalar olsun…

İlkokulda öğretmenlerimiz küfrü bırakın kötü laflar bile söylememize kızarlar ve nasihatler ederdi. Bizde bu minval üzere belli alışkanlıklar edindik… Kimseye “Anırma” diye hitap etmedik en fazla “Kes sesini” dedik… “Doğruyu söyle” dedik “Yalancı” diye bir laf kullanmadık…”sahtekâr” yerine “Dürüst ol” dedik… Kendi cibilliyetimizin de pazar olabileceği düşüncesiyle kimsenin cibilliyetine saldırmadık. Böylece o değerli Öğretmenlerimizin kemiklerini sızlatmadık… Kimseye “Seni okutanları…” diye cümle kurdurmadık… Bizim nesil böyleydi , ufak tefek istisnalar olmuyor mu , tabi ki oluyor… O hocalarımız da mutlaka terbiyesiz talebeleri yüzünden yerlerinde rahat yatamıyorlardır, Allah yardımcıları olsun… Merhabalar, değerli dostlarım Merhabalar olsun hepinize…

Ahlak ve din bilgisi dersini geçip konularımıza dönelim mi? Peki siz hazırsanız ben de hazırım…

RTE geçtiğimiz günlerde “Fahiş zam yapanların gözünün yaşına bakmayacağız” dedi. Ben bu lafı zihnimde bir yere oturtamadım… Bir insan kendi gözünün yaşına nasıl bakmayabilir? Yılbaşından beri elektriğe %125 doğalgaza %25 zam gelmiş. Sırf dolar düştükten sonra bile akaryakıta dört zam yapılmış vs vs. Bunları dikkate aldığımızda, bana göre gözünün yaşına bakılmaması gereken tek bir kişi var… Geçenlerde Akit TV’de bir röp.ü dinledim… Zekâ özürlü, her şeyden anlayan vatandaş ders veriyor. İnsanlar ayağına sıkıyor. “Hükümet gereğini yaptı doları yere serdi şimdi zamları geri almak yarı yarıya düşürmek lazım” diyor… A benim zavallı insanım… Tarım girdileri %300 artmış. Çiftçiler gübresiz ekim yaptılar. ÜFE %80 artmış (TUİK rakamı %50 ilave edin ) süt dahil her türlü gıda %50 zamlanmış ama girdi fiyatlarına bakınca oda yetersiz kalıyor… İnsanlar , dolar 18 TL iken hammaddelerini temin etti,  üretimini yaptı. Elindeki stok tükenmeden nasıl indirim yapabilir? Yapmaya teşebbüs etse bile devletin katlayan zamları karşısına dikilir… Ey, aklı kiralığım… O marketleri inceleyen kofti müfettiş görüntülerine aldanma, onlar büyük resmin puslu kalması için gerekli kamuflaj görüntüleri… Ayrıyeten dolar emin adımlarla eski yerine doğru gidiyor. Ucuzluk yerine hali muhafazaya razı olmamız gerekecek… Şimdi olayın aldatmaca değil, ilmi konusuna dönelim… TÜFE ile ÜFE arasında nerdeyse %50’lik bir fark var… Makasın bu kadar açık olması, fiyatların düşmeyeceğini bilakis artacağını gösterir… Bu ekonominin en temel kuralıdır. Bunu bile bile yapılanlar, artistlikten öte bir şey ifade etmez…

Kısa bir “Demiştik” yapalım mı?  Bundan önce konutlara yapılmayan 3-4 doğalgaz zammı için ne demiştik? Bu zamlar bize elektrik zammı olarak yansıyacak… Hatırladınız mı? hatırlamasanız bile %125 zam alnınıza yapıştı bile

Son günlerde “Köpük alma” işi “Müsilajı temizlemeye” evrildi. Hazret, “Şimdi sıra enflasyonun musilajını temizlemekte” diyor. Bunlar herhalde başka dünyalarda yaşıyor. Dünya şartlarına uygun olduğu düşünülen Jüpiterin uydusu Europa’dan mı geldiler ne, anlayamadım… Temel maddelere yapılan fahiş zamlara rağmen enflasyonu düşürebilmek , bu sefer TUİK’in bile harcı olamaz… Eropa vatandaşı MB,orta vade enflasyon hedefini %5 olarak açıkladı. Ben sadece ayarlanacak Ocak enflasyonunun bile bu rakamın üstüne çıkacağını düşünüyorum… JP Morgan bile Mayıs’a kadar %55 tahmininde bulunuyor… Bana bir kişi bile olsa söyleyiversin lütfen. Şu ana kadar tutmuş bir enflasyon ve dolar tahmini var mı? Bu tahminleri Zafer Havaalanı’nın , Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün vs. yolcu sayılarını tahmin eden, hesaplayan kişiler mi yapıyor? Yahu, nazarlık olarak bir tane de doğru tahmin edin de dişimizi kırın

Gelelim faiz meselesine. Faiz mevzubahis olunca “Nas”tan gerisi teferruattır… Sadece bankaların işine yarayan, politika faizini düşüren “Kitapçı” mutfaklarımıza ve ceplerimize köz attı… En son tahvil faizini bilen var mı? İki puan daha artarak %26,84’e geldi… Rahip Bronson olayın da olduğu gibi gene “Bu can bu bedende olduğu süre…” diye faiz politikasını yürüten harika ekonomistimiz, faizleri füze sınıfına taşıdı… Hem Nas hem bu nasıl oluyor diyenlere de cevabı kendisi versin, sizler de her şeyi benden beklemeyin…

Gelelim yerli aşı komedyasına… Mesela bana Edip Ören denildiğinde yerli (Türk) olduğum anlaşılır… Ama, bazı soysuzlar gibi yapıp Edip Brown olsam, gene de yerli diyebilir misiniz? Bir şeyin yerli-milli olmasının ilk şartı adıdır. Aşı, yerli bir isimle anılana kadar benden şu anki adını duyamayacaksınız… Sizlere de tavsiye ediyorum. Sağlık Bakanlığına ve Saray’a e-posta gönderebilirsiniz…

Unuttuğumu zannetmeyin ama ben az daha unutuyordum. Urfa’ca “Tamam sen bizi eşek yerine koydıy” köşesini geçte olsa satırlarımıza taşıyalım… Kahramanımız,  bu etabın ve de tüm zamanların açık ara birincisi… Hiç mevzu edilmiyor ama şu an itibariyle G-20’den düştük. 21. sıradayız… Hemen , bunun eşekliğimizle ne alakası var demeyin… Esas Oğlanımız “Türkiye ilk 10’a girmeye her zamankinden daha yakın” diyerek işlemi bitirdi…

Enes olayına hiç girmeyecektim. Onun beynindeki fırtınalar, kıvrımlarda oluşan sırçaların karmakarışık bir hâl alarak şakır şakır kırılıp dökülmeleri üzerinden ahkam kesmek bana etik gelmedi ama sonraki gelişmeleri gördükçe bir iki kelâm etmek ihtiyacım oluştu. AKP’nin de teşvikiyle, adeta bir linç havası oluştu. Muhalefet, önemli bir koz ele geçirdiğini düşünerek atağa kalktı. Olay münferitlikten genele doğru yöneldiGerçekleri görerek, çözülmeye başlayan, dindar ve muhafazakâr kesim tedirgin oldu. Bu tedirginlik “Yahu iyi değiller ama biz AKP’den ayrılmakla iyi etmiyoruz herhalde” noktasına gelmek üzere… “Hepsi kapatılsın”, “Laiklik” vs. gibi yaygaralar koparılacağına sadece olaya haber olarak bire bir yaklaşılsaydı, yorumlardan uzak kalınsaydı, oluşmakta olan sistem ters yüz olacaktı… Artık, bir zamanlar olduğu gibi, kara çarşaflılara CHP rozeti de taksanız inandırıcı olamazsınızHer kesim de olduğu gibi, siyasette de ahmaklığa yer yoktur… Sizi HDP’li, terörist resimli vekil üzerinden köşeye sıkıştırmaya çalışan AKP’ye bayram ettirdinizHaaa bunu, kripto sistemlerden dolayı teşvik ediyorsanız da yakamızdan düşün ve tez elden defolup gidin. Ca-Ce en azından safını belli etti. Siz de belli edin. Nokta.

Geldik finale , aynı zamanda demiştik kısmını da ilgilendiren durumlar var. Sezon başında Emre Belözoğlu gönderilip yerine ikinci kere Pereira getirilince yazmıştım. İsteyen arşivden bulup okuyabilir. Her şey tahminimiz üzere gerçekleşti. Portekizli tatilini yaptı, paraları çuvala doldurdu, 3. kere çağrılacağı zamanı beklemek için de köşesine çekildiAli Koç’a yaptığım çağrıyı da hatırlayınız. Dikkate alınmadığı taktirde olacakları da yazmıştım. Şimdi sıra onda,  ramak kaldı… Şimdi aklıma geldi.  Son “Demiştik” ile kapatıyorum… %50 asgari zammından sonra devlet ve piyasa zamlarını yiyince, yeter ki geri alın, eski paramıza razıyız diyeceğinizi yazmıştık… Daha sonra gelen yılbaşı zamları da tüy dikti… 31 Ocak’ta işten atılmadan kurtaranlar ilk maaşlarını alacaklar ve de yeni zamlarla tanışacaklar. Bu yüzden dediğimi yeniliyorum… Bir Şubat’ta “Biz 2850 değil, 2000’e de razıyız, yeter ki zamlar geri alın” diyeceksiniz… Pardon demeyeceksiniz, halay çekeceksiniz… Bu sefer birkaç yerde değil , her köşede bekliyorum…

Hafta mutlaka gelecekte, İnşallah bizlerle birlikte gelir. Hepiniz Allah’a emanetsiniz. Hoşça kalınız…

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.