DOLAR 13,4542-0.72%
EURO 15,2751-0.43%
STERLIN 18,3430-0.5%
ALTIN 795,550,79
BIST %
BITCOIN 560474-0,75%
Ankara
-4°

PARÇALI BULUTLU

06 49

İMSAK'A KALAN SÜRE

Zafer Partisi Lideri Özdağ: Erdoğan “darbe-i hükümet” yani “ekonomik OHAL” peşindedir
  • Haberiniz.com.tr
  • Gündem
  • Zafer Partisi Lideri Özdağ: Erdoğan “darbe-i hükümet” yani “ekonomik OHAL” peşindedir

Zafer Partisi Lideri Özdağ: Erdoğan “darbe-i hükümet” yani “ekonomik OHAL” peşindedir

ABONE OL
24 Aralık 2021 11:16
Zafer Partisi Lideri Özdağ: Erdoğan “darbe-i hükümet” yani “ekonomik OHAL” peşindedir
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, TBMM’de yaptığı basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

Sözlerine “Türkiye ekonomisi Erdoğan ve liyakatsiz yöneticilerin elinde savrulmaktadır” diyerek başlayan Özdağ şöyle devam etti:

“Artık geldiğimiz noktada bu liyakatsiz yöneticiler açık seçik kendi iktidar dönemlerinin hatalarından dolayı “ülkenin bu hale geldiğini” beyan etmektedir.

Örneğin Bakan Nebati’nin”Ekonominin sorunları 2010 yılından itibaren uygulanan yüksek faiz, düşük kur sisteminden kaynaklanıyor.” demesi bunu doğrulamaktadır.

Demek ki; 2010 yılından bu yana uygulanan ekonomik strateji, ülke ekonomisindeki krizin temel sebebidir.

Ülkedeki ekonomik krizin tek sebebi; 2010 yılından bu yana iktidarda olan  AKP hükümetleridir.

Buradan çıkan sonuç şudur;

Son 11 yıldır Erdoğan’ın dış güçler diye hitap ettiği kendi ekibiymiş!!.

“HÜKÜMET  TÜRK MİLLETİNİN VERDİĞİ VERGİLER İLE SEFA SÜRMEYE DEVAM ETMEKTEDİR”

Türkiye ekonomisini yönetmedeki basiretsiz ve ülke gerçeklerinden uzak tutum ve davranışlar, Türk Milletini fakirleştirmiştir.

Türk Devleti, Erdoğan’ın aile şirketi gibi yönetilmekte ancak oluşan ekonomik zararlar Türk Milletine fatura edilmektedir.

Artan hayat pahalılığı Türk Milletini fakirleştirirken, asgari ücrete verilen %50’lik zam, daha işçinin eline geçmeden eriyip yok olmuştur veya olmaya devam etmektedir.

Sadece işçi değil; emekli, memur, çiftçi, esnaf, işsizler, küçük işletmelerin tamamı ve geleceğimiz olan gençler,  hayatta kalma mücadelesi vermektedir.

Hükümet ise; Türkiye’de her şey mükemmelmiş gibi, saraylarında, sıcak makamlarında Türk Milletinin verdiği vergiler ile sefa sürmeye devam etmektedir.

“SİZİN ARACILIĞIZ İLE ERDOĞAN’A SESLENİYORUM; HAZİNE’NİN DE BORÇLANMA FAİZİNİ DÜŞÜR”

Erdoğan, Türk Milletinden ve ülke gerçeklerinden uzak bir haldedir ki;

“Televizyonlarda ne pahasına olursa olsun faizi düşüreceğim” diyor ama herhalde MB faizi düşürürken tüm kamu kurumlarının %23  gibi yüksek faizden borçlandığından haberi yok.

Sizin aracılığız ile Erdoğan’a sesleniyorum;

Hazine’nin de borçlanma faizini düşür.

Niye sadece MB faiziyle uğraşıyorsun.

Ayrıca Erdoğan; milyarlarca doları alıp kaçmasına izin verdiğin Hariri ailesine peşkeş çektiğin ve borç içinde yüzen TELEKOM’u, şimdi milyarlarca dolar ödeyerek geri almaya çalışman, yetimin öksüzün hakkını heba etmek değil mi?.

“DAHA 2022 MALİ YILI GİRMEDEN BÜTÇENİZİN YARISI ERİYİP YOK OLMUŞTUR”

Türkiye ekonomisinde ekonomik kriz derinleşmektedir.

Döviz kurları artmakta, üreticilerin maliyetleri artmakta ve üretimden uzaklaşmakta, hayat sabit gelirli vatandaşlar için çekilmez hale gelmiştir.

Ancak 2022 yılı bizim için istemesek te daha kötü olacağa benzemekte ve bunun sinyalleri vermektedir.

Bakın 2022 yılı Bütçe Kanunu TBMM’de onaylanarak, kanunlaştı.

Buna göre; toplam bütçe gideri 1.751 trilyon TL, toplam bütçe geliri 1.473 ve 278 milyar TL ‘lik bir bütçe açığı öngörüldü.

2022 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi kanun gereği Ekim ayında TBMM geldi.

TBMM’ye bütçe geldiğinde toplam büyüklüğü yaklaşık 200 milyar dolardı. Ancak kanunlaştığında yani şimdi 150 milyar dolara düşmüştür.

Değerli arkadaşlar, dünyada herhalde Venezuella dışında hiçbir yerde böyle bir durumu görmeniz mümkün değil.

Daha 2022 mali yılı girmeden bütçenizin yarısı eriyip yok olmuştur.

Şimdi Bütçenin yarısının yok olduğu bir ortamda öngörülen 278 milyar TL’lik bütçe açığı artık hangi seviyeye çıkacak, bekleyip göreceğiz.

Bunu da Bakan Nebati, hesaplayıp açıklasın lütfen.

Buradan Erdoğan’a ve Bakan Nebati’ye sesleniyorum.

TBMM’de kanunlaşan 2022 yılı Merkezi Yönetim Bütçesini revize edin.

Türk Milleti ile dalga geçmeyin.

Bu bütçe öngörüleriz ile, 2022 yılı harcamalarınızı karşılayamaz ve Türk Milletinin mağduriyetini artırırsınız.

Erdoğan ve hükümet üyeleri, 2022 yılı Merkezi Yönetim Bütçesinin İFLAS ettiğini bilmektedirler.

Ancak hiçbir önlem almamaktadırlar.

Geçen hafta basın toplantımda ifade ettim.

Erdoğan “darbe-i hükümet” yani “ekonomik OHAL” peşindedir.

Sayın Erdoğan, Türk Milleti adına buradan sana sesleniyorum;

Zafer Partisi olarak bunun farkındayız. Seni buradan uyarıyor ve Türk Milletine şikayet ediyoruz.

Merkezi Yönetim Bütçesini; ortaya çıkardığın bu ekonomik krize göre yeniden revize et ve öyle uygulamaya koy.

“TÜRK MİLLETİ TASARRUF EDERKEN, ERDOĞAN VE AKP HÜKÜMETİNİN YETİMİN ÖKSÜZÜN HAKKINI HEBA ETMEYE DEVAM ETTİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Erdoğan ve AKP hükümeti, Türk Milletinin ekonomik anlamda nasıl zorda olduğunun, evine en temel gıda ürünlerini bile alamadığının farkında bile değil.

Çiftçinin artan girdi maliyetlerinin farkında değil.

Esnafın siftahsız dükkan kapattığını görmüyor.

Üniversiteye hazırlanan gençlerin yükselen kitap fiyatlarından dolayı kitap alamadığının bile umursamamakta. Gençlerimizin başarılı olmasını engellemektedir.

Bunu nereden mi biliyoruz?

Merkezi Yönetim Bütçe gider kalemlerinden açıkça görmekteyiz.

Türk Milleti tasarruf ederken, Erdoğan ve AKP hükümetinin yetimin öksüzün hakkını heba etmeye devam ettiğini görüyoruz.

2022 yılına girmeden hükmünü yitirmiş olan Merkezi Yönetim Bütçesinden birkaç harcama kalemini sizler ve Türk Milleti ile paylaşmak istiyorum;

Cumhurbaşkanlığına için 4 milyar TL yani eski para ile ifade edersek 4 katrilyon Türk Lirası ayrılmış.

Erdoğan’ın, yangın yerine dönmüş ülke ekonomisine rağmen sarayın şatafat harcamalarından vazgeçmediği gösteriyor.

Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı harcamaları için 27.3 milyar TL’lik ek ödenek ayrılmıştır. Bu ek ödeneğin nereye, nasıl kullanılacağı belli değildir.

“SORMAK LAZIM ALİ ERBAŞ’A, ‘SEN ALLAH’A YAKIN OLMAK İSTEMİYOR MUSUN?’”

Bütçe harcamalarındaki bir başka harcama kalemi ise Ali Erbaş’ın başkanlığını yürüttüğü Diyanet İşleri Başkanlığıdır.

Diyanet İşleri Başkanlığının 2022 yılı toplam harcama bütçesi 16 milyar TL yani 16 katrilyon Türk Lirasıdır.

BU bütçe;

TBMM bütçesinin       7.3 katı
Cumhurbaşkanlığı bütçesinin 4.1 katı
Adalet Bakanlığı bütçesinin   1/2  yarısı
İçişleri Bakanlığı bütçesinin 1.1 katı
Dışişleri Bakanlığı bütçesinin  2.2 kattı
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı bütçesinin 3.2 katı
Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinin 2.2 katı
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bütçesinin 3.3 katı
Ticaret Bakanlığı bütçesinin 1.9 katı
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı bütçesinin 4.6 katı

 

Diyanet İşleri Başkanlığı tek başına dört beş bakanlığın veya onlarca devletin en üst kurumunun harcadığı toplam parayı tek başına harcamaktadır.

Bu kurumun başında olan Ali Erbaş, zırhlı araca binmekte, lüks otellerde davetler düzenlemekte ve ondan sonra çıkıp “Fakirlik, Allah’a yakın olmaktır.” açıklaması ile Türk Milleti ile dalga geçmektedir. Sormak lazım Ali Erbaş’a, “sen ALLAH’a yakın olmak istemiyor musun?”. Aslında senin Allah’a değil Vatikan’a yakın olduğunu düşünüyorum.

“2012 YILINDAN BU YANA TÜRK MİLLETİ ELİNDE AVUCUNDA OLANI VERDİ”

2022 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi içerisindeki bir başka harcama kalemini de Türk Milletinin takdirlerine sunmak istiyorum.

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne 4.5 milyar TL’lik bütçe ayrılmıştır.

Durumun ne kadar vahim olduğunu anlaşılması için bir karşılaştırma yapayım sizlere;

KURUMLAR            Katı kadar
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 2,0
CUMHURBAŞKANLIĞI 1,2
ANAYASA MAHKEMESİ 41,8
YARGITAY 9,3
DANIŞTAY 13,9
HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU 33,0
SAYIŞTAY 8,7
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI                    0,3           %30
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI                     0,6            %60
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI                    0,8            %80
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI                    0,6            %60
SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI                     0,3            %30
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI                    0,9          %90
TİCARET BAKANLIĞI                    0,5          %50
MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI BAŞKANLIĞI 1,3
SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI 2,3
AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI 1,9

 

Türk Milletinin hayat pahalılığı altında ezildiği bir dönemde hala Suriyeli ve diğer kaçak yabancılara bu kadar bütçe ayrılması İnancımızın neresindedir.

2012 yılından bu yana Türk Milleti elinde avucunda olanı verdi.

Türk Cumhuriyeti Devleti, kamu kurumlarını satarak bu insanların ihtiyacını karşıladı.

Özetle elimizde ve evimizde olan son hurmaları paylaştık.

Şimdi ise misafirlere ikram etmek için faizle borç para alıyoruz.

Erdoğan’a sesleniyorum buradan;

Türk Milletinin sırtına faiz yükünü yükleme.

Türk Milletini harama bulaştırma.

“ERDOĞAN’A TAVSİYEMİZ; YURTDIŞINDAKİ İNSANLAR VEYA SURİYELİLER İLE DEĞİL, VATANDAŞLARIMIZIN SORUNLARI İLE İLGİLENMESİDİR”

AKP hükümetinin iktidarda dönem boyunca onbinlerce vatandaşımız intihar ederek yaşamına son vermiştir.

TÜİK verilerine göre 2002-2018 yılları arasında yani 17 yılda 53.425 kişi ve 2019 yılında ise 3.406 kişi intihar ederek yaşamına son vermiştir.

İntiharların sebeplerine bakıldığında 11.621’i hastalık, 2.502’si aşk ve istediği kişiyle evlenememe iken geriye kalanlar ise; aile içi sorun, geçim sıkıntısı, ticari başarısızlık ve diğer nedenlerden oluşmaktadır.

Günde ortalama 8.6 Türk İnsanı intihar ederek yaşamına son vermektedir.

İntihar nedenleri arasında ekonomik nedenlerin payı oldukça yüksektir.

Devletimizin milyarlarca Türk Lirası harcayarak yetiştirdiği insanlar yaşamalarına son vererek; işgücü kaybı, parçalanmış aile, geride bıraktığı ailede yarattığı psikolojik ve sosyolojik travmalar ile devletin bu ailelere sağlamak zorunda kaldığı sosyal yardım ve imkanlar ile ciddi bir  “İntihar Bütçesi” nin oluşmasına neden olunmuştur.

Erdoğan’a tavsiyemiz; Yurtdışındaki insanlar veya Suriyeliler ile değil, Vatandaşlarımızın sorunları ile ilgilenmesidir.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a tavsiyemiz ise; zırhlı makam aracı ile siyasetçiler ile takılmayı ve de lüks otellerde ziyafet vermeyi bırakmasını, toplumun bu sorunu ile ilgili gerekli faaliyetleri yürütmesidir.

2022 yılı Merkezi Yönetim Bütçesinde bir görev dağılımı yapılmıştır.

Erdoğan ve ahalisine; Saray ve makamlarda şatafat yapmaya devam etmek düşmüştür.

Türk Milletine ise;

tasarruf yapmak,

verilen İBAN’lara para göndermek,

hayat pahalılığı altında ezilmek düşmüştür.

Ayrıca Türk Milletine 2022 yılı bütçesinde verilecek muazzam bütçe açığı ile Suriyelilere yapılan harcamaların faizlerini de ödemek düşecektir.

Zafer Partisi olarak Türk Milletine söz veriyoruz.

Türk Devletini, Türk Milletine tekrar geri vereceğiz.

 

 

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.