DOLAR 16,3705 -0.07%
EURO 17,5977 0.54%
ALTIN 972,83-0,18
BITCOIN 485063-0,05%
Ankara
25°

AÇIK

Prof.Dr. Ümit Özdağ’ın Koronavirüs Özel Raporu Yeniden Gündemde

Prof.Dr. Ümit Özdağ’ın Koronavirüs Özel Raporu Yeniden Gündemde

ABONE OL
25 Nisan 2021 18:42
Prof.Dr. Ümit Özdağ’ın Koronavirüs Özel Raporu Yeniden Gündemde
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Prof. Dr. Ümit Özdağ 21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü bünyesinde “KORONA SALGINI VE İKİ KUTUPLU DÜNYA KAOSU” başlıklı özel bir rapor yayınlamıştı.

Mayıs 2020 tarihli raporda, çarpıcı detaylar ortaya çıkarken koronavirüs salgının üzerinden yaklaşık 1 yıl geçmesine rağmen rapor güncelliğini korumakta ve yeniden gündeme gelmiş bulunmakta.

Raporda:  “İnsanlık tarihinin “hızlı çekim” dönemlerinden birisini yaşıyoruz. Bu tür bir hızlı çekimi en son 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılması sırasında görmüştük. Yıkılan sadece duvar değildi, 1945-1989 arasında devam eden ABD-SSCB arasındaki iki kutuplu dünya düzeninin kutuplarından birisi olan SSCB idi ve böylece sistemin kendisi de yıkılıyordu. 2020’de benzer bir yıkımın gerçekleştiğini düşünmek için güçlü nedenler var. Bu kez ABD’nin küresel hegemonyasına dayanan tek kutuplu dünya düzeni temel normları ile yıkılıyor.

1989’da gerçekleşen çift kutuplu dünya düzeninin yıkımı kontrollüydü. 2020’de gerçekleşen tek kutuplu küresel sistemin yıkımının böyle olup olmadığını zaman gösterecek. Ancak Korona salgını sonrası dünyanın öncesinden çok farklı olacağı konusunda hemen herkes mutabık görünüyor.

Bununla beraber, Korona sonrasında dünyada gerçekleşecek dönüşümlerin tamamının salgın öncesinde başladığını ve olgunlaştığını gözden kaçırmamalıyız.

Bir virüs ile yıkılan bir siyasal-ekonomik-kültürel sistemin güçlü temeller üzerinde yükseldiğini söylemek mümkün değildir. Korona salgını bu yıkım sırasında sadece yeni dünyanın sezaryen ile ebeliğini yapmaktadır.

Öte yandan siyasi karar alıcılar ve dünya kamuoyu Korona salgını karşısında büyük bir şaşkınlık yaşamış olsalar da politikacılar, konu uzmanı kurumlar ve araştırmacılar yıllardan bu yana bir salgının başlayacağı, hatta Korona virüsün yeni bir salgının nedeni olacağına dair uyarılarda bulunuyordu.

Esasen 1980’den bu yana AIDS, 2003’den sonra SARS, 2009’dan sonra H1N1, 2011 sonrasında MERS, 2014-2016 sonrasında Ebola salgınları sadece zihinsel değil, fiili hazırlıklar için de yeterince uyarıcı olmalıydı. George Bush, 1 Kasım 2005’te, dünyanın bir salgın hastalık yaşayacağını, bu hastalık ile mücadele edilmesi için gereken hazırlıklarda harcanmak üzere 7 Milyar doların ayrılmaması durumunda birçok insanın öleceğini açıklamıştı.5 Almanya’nın önde gelen araştırma kurumu Robert Koch Enstitüsü 2012’de hazırladığı bir raporda, yeni bir SARS-Koronavirüsün Güneydoğu Asya’da bir hayvan pazarından kaynaklanacağını öngörmüştü.

Dünya Sağlık Örgütü, 2019’da bütün dünyayı jeopolitik dengeleri sarsacağı görülen bir salgın konusunda uyarmış ve salgına karşı önlemlerin alınmasını talep etmiştir. Özetle, Korona salgını beklenmeyen ve gerçekleştiğinde ortaya büyük olumsuz etkiler çıkaran “siyah kuğu olayı” değildir. Aksine olması uzun zamandan beri beklenen, hatta nerede çıkacağı tahmin edilen bir gelişmedir.” Şeklinde başlıyor ve toplam 64 sayfalık bir içeriği barındırıyor.

Küresel Güç ve Düzene Vurgu

“2016’daki referandumda Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılması istikametinde karar çıkması ve Trump’ın ABD başkanlığına seçilmesi; küreselleşmenin iki ana ideolojik eksenini hayata geçiren Thatcher ile Reagan’ın ve sonrasının politikalarına İngiliz ve Amerikan halklarının verdiği tepki olarak okunabilir. Bir anlamda neoliberalizmküreselleşme ikilisi ortaya çıktığı ülkelerde ideolojik-politik anlamda çökmüştür. Bu iki gelişmeyi neoliberalizme dayanan uluslararası sistemin “popülistler tarafından tacizi” olarak okuyanlar da vardır.

Bütün bu süreçler, iki kutuplu dünya düzeninin çökmesinden sonra oluşan tek kutuplu dünya düzeninden, tekrar iki kutuplu bir dünya sistemine dönüşle paralel olarak gelişmekteydi. SSCB’nin çökmesi ve parçalanmasından sonra tek kutup haline gelen ABD’ye karşı, küreselleşmeye tek parti yönetimindeki devlet kapitalizmi ile cevap veren Çin, büyük bir hızla ikinci bir kutup olarak küresel sistemde yükselmekteydi. Korona salgını ile birlikte Çin’in küresel sistem içindeki ikinci kutup olduğu hususu tescil olmuştur.”

Prof.Dr. Ümit Özdağ’ın Koronavirüs Özel Raporu Yeniden Gündemde

Raporun tamamı: https://21yyte.org/tr/ozel-raporlar/korona-salgini-ve-i-ki-kutuplu-dunya-kaosu?fbclid=IwAR1Q8nXDYs7b3FvcRLQeExk_oXZxHxVbqYsymjLM1Nk1iCYlu4LD6oS-u4U

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.